• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul : 9 °C
  • Berlin : -7 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : -5 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 9 °C

1 SENE DAHA KOPTU, ÖMÜR TAKVİMİNDEN!

22.12.2011 13:01
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

 

Ülkemiz ve tüm dünyada iyi dilekler ve temennilerle karşılanmıştı 2011 yılı! İnsanlar daha umutlu ve gelecek ícin daha iyi beklentilerle doluydu…

Başta İslam ülkelerinde yaşanan kanlı savaşlar olmak üzere insan hak ve hürriyetlerine yönelik ihlallerin bitmesi, daha müreffeh ve yaşanabilir bir dünya temennisindeydik hep beraber. Son günlerini yaşadığımız 2011 yılının panaromasında bu satırlara sığmayacak o kadar çok şey oldu ki!

40 yıllık Kaddafi diktatörlüğünün bitmesi ve öldürülmesinden tutunda, bugün adeta bir fırtınaya dönüşen Arap baharının sert esen rüzgarlarına, Türkiyemizde şike operasyonlarından bazı siyasetcilerin kaset skandallarına, 2011 Genel Seçimlerindeki Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Partisinin yüzde 50 gibi ezici bir çoğunlukla seçimleri kazanmasına, İsrail Türkiye restleşmesinden hepimizi dilhun eden Van depremine, Tatlıses’in silahlı saldıraya uğramasına kadar bir çok olayı ardımızda bırakıyoruz…

Şimdi miladi 2012 yeni yıl öncesi aynen 2011 öncesinde olduğumuz gibi umut ve beklentilerle doluyuz.

Bu umutla bizlerde elbetteki tüm iyi dileklerimizi göğe kaldırdığımız avuçlarımıza dudaklarımızdan dökülen terennümlerimizide eşlik ederek bu yeni yılın hayırlar ve bereketler getirmesi niyazındayız.

Kalplerimizden iyi dileklerin geçmesi gibi, tavır ve davranışlarımızlada bu iyi niyetleri celbetmek gerektiğini unutmamak gerek!

Unutmayalım ki yeryüzünde ve ülkemizde mağdur, mazlum, mahsun onbinler var. Ocağı tütmeyen, aşı pişmeyen kardeşlerimiz, anasız babasız kalmış yetimlerimiz var.


Yeni yıl çılgınlığı altında başta Avrupa ülkeleri olmak üzere halkı Müslüman olan ülkelerde içki su gibi akacak, patlatılan havai fişeklerin ekonomik karşılığında belki de Afrika’da ki açlık son bulabilecek. Hep düşünmüşümdür, bu Noel baba ne menem bir zattır ki dünyayı gezer dolaşır da hep Hristiyan mahallelerinde gezer de neden savaşların, katliamların, insanlık dışı işkencelerin her gün yaşandığı Irak’a, Afganistan’a, Doğu Türkistan’a, depremde ebeveynlerini yitirmiş Van’lı çocukların kapısına, bacasına uğramaz?!


Noel için kapılar, camlar, vitrinler ışıl ışıl yapılacak ve evlerin en değerli köşelerine yerleştirilecek fidan fidan çamlar! Herkes birbirine iyi niyet tebrikleri sunacak, dinî bir atmosfer içinde geçen noel bayramı akabinde ise yeni yıla giriş büyük bir çılgınlıkla, lüks ve israfla olacak! Hıristiyan ülkelerdeki din anlayaşının bozulmasından kaynaklanan bu tür eğlenceler ise 31 Aralık akşamı rezalet ve sefalette zirve yapacak, en yüksek seviyeye ulaşacak aşırılıklar. İnsanlar adeta çılgınlaşarak kendilerinden geçecek, o gecede kumar, içki ve çılgın partilerin girdabına kapılacak insanlar. Ve halkı Müslüman ülkelerin halklarından büyük bir çoğunluğuda bu girdabın içine düşecek maalesef!


Kökeni itibarı ile dinsel bir tören olan noel ile İsa Peygamberin doğum günü kutlanacaksa bu günü kutlamak en çok biz Müslümanlara yakışır. Keşke tam emin olabilsekte o 26 Aralık’ın Hz İsa’nın (as) doğum günü olduğunu bilsek ve hayırlarla, salavatlarla, Kur’an lar okuyarak o günü yadetsek!

Halbuki, bu günde yapılan içkili, kumarlı eğlencelerin gerçek hıristiyanlıkla hiçbir alakası yoktur. Beşeriyetin ıslahı için ALLAH Teâlâ tarafından gönderilmiş ilahi bir din, tebliğcisi olan Peygamberin doğum yıl dönümünün bu şekilde kutlanmasına müsaade eder mi? İçkili, kumarlı ve insanı küçük düşüren zevklerin terennüm edildiği kutlama törenleri, İlahi bir dinin esaslarıyla bağdaşabilir mi?

Amr b. Şuayb (R.A.)nun, dedesinden rivayetine göre Peygamberimiz (S.A.V): "Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere ve hıristiyanlara benzemeyiniz…" buyurmuşlardır.

Yine Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‘’Kim (kendi isteğiyle) bir topluluğa (millete) benzerse, onlardan olur’’ Ebu Davud; 4031,


Bir Peygamberin doğum gününde o peygamberin getirdiği sisteme ve ilahi vahye isyan edercesine yapılacak kutlamaları dün reddettik bugün de reddediyoruz!

Hz. İsa Peygamber (as) hepimizin peygamberidir!

O mübarek bugün gelse, bu rezaleti ve isyanı görse kahrolmaz mı?

Peygamberi bile rant aracı haline getiren bir düzende kimin hangi inanca yada çıkarlara hizmet ettiğine varın siz karar verin!

Yeni bir yıla girerken gelin nefsi muhasebe yapalım, bize emanet olan mal, can, makam ve mevkileri insanlığınmı yoksa nefsimizinmi menfaati için kullandık ona bakalım.

Allah’ın bize lütfu olan evlatlarımıza, onları ve bizi yaratanı ve kainatın sahibini tanıtabildik mi, onlara ahlaki ve manevi neler verebildik gelin bir muhasebesini yapalım!

Bulunduğumuz beldede kaç tane aç, yetim, kimsesiz var bundan ne kadar haberdarız? Söz konusu fakirler, kimsesizler, yetimler olduğunda eski elbise ve kullanmadığımız eşyaları gözden çıkarıyoruz da bize ne oluyor ki yılbaşı gecesi olduğunda kredi kartımızın limitlerini isyan ve günah için zorluyoruz!

Allah Resülüne kulak verelim: ‘’Bir kimse, akrabasından veya başkasından olan bir yetimi, yetim kendisini kurtarana kadar uhdesine alsa, o kimseye Cennet vacip olur.’’ Yine bir başka Hadis-i Şerifte ‘’Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şöyle yan yana bulunacağız'' dedi.

Çok sevdiğimiz bedenimizin bir gün 2 metre toprak altında kalacağını hiç düşündük mü? Edemeyiz çünkü nefis fırsat vermez! 2011 yılına girerken aranızda olan akraba ve aile fertlerinizi düşünün! Gecen sene yılbaşında birlikte olduğunuz ama bu seneye ömürleri yetmeyenleri hatırlayın lütfen! Şimdi onlar şu soğuk kış gününde torağın altına terk ettiniz, hem de elbisesiz ve yorgansız!!! …

Evet, yepyeni bir yıla giriyoruz!

Umut doluyuz!

En az sizler ve bizler kadar; fakirler, yetimler, kimsesizlerde umut dolumu acaba?

Acaba içimizde yeşerttiğimiz iyi dileklerimizden hangi yetim ve öksüze umut olabiliriz?

Acaba, bu yeni yılda aşırılıklarımızı, enaniyetimizi, bencilliğimizi ve tafralarımızı bir kenara bırakıp bir nefis muhasebesiyle silbaştan hayatımıza bir yenilik katabilecekmiyiz?

Ne dersiniz?

2012 bunun için iyi bir fırsat olabilir mi?

Yeni yılınız, yeniliklere gebe olsun!

Kutlu doğumlara kapı aralasın!

Mazlum ve mağdurların tebessüm ettiği günleri getirsin!

Hindilerin yılbaşı sofralarında rakıya meze olmadığı bir yılbaşı olsun! Ve bir de unutmayalım ki, 1 sene daha kopuyor ömrümüzün takviminden!


En iyi dileklerimle…


Fikret Özdemir


Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim