• BIST 82.130
  • Altın 147,965
  • Dolar 3,7924
  • Euro 4,0583
  • İstanbul : 9 °C
  • Berlin : 0 °C
  • Paris : 0 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -4 °C
  • Lefkoşa : 15 °C

Aile Kurumuna Saygı Lütfen!

04.07.2013 23:15
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Bizler İslam dinine mensup Müslüman insanlar olarak; dinimizde 'Evliliğin' önemini ve hayatiyetini kavramak zorundayız. Hatta bu zorunluluk, hayati öneme haiz ve son derece sosyal bir konu olarak hep ön plana çıkmaktadır. Böyle önemli bir konuyu teferruatlıca bilmek ve bu konunun derinliklerine nüfuz etmek her müslümanın olmazsa olmaz görevidir.

Zira; toplumu ayakta tutan, sağlıklı bir aile yapısıdır. Bu olgu insanlık tarihi kadar eski bir realitedir. Aile olgusu, bir devlet ve bir milletin bekası için en önemli bir yapı taşıdır.

Aileyi ortadan kaldırdığınızda; karşınıza öyle bir kaos olgusu çıkar ki; hiç bir sosyalbilimci, hiç bir devlet, hiç bir oluşum bu kaosun altından kalkamaz. Aile her din için kutsal olduğu gibi dinimizce de oldukça önemli bir yere sahiptir.

Ne yazık ki; 'kadını özgürleştireceğiz', kadını erkeğin tasallutundan kurtaracağız' diye ortaya çıkan bir çok şarlatan ve düzenbaz yüzünden, nice aile kurumu yıkılmakta ve eşler birbirine düşman edilmektedir. Ne hazindir ki; bu konuda ateşe benzinle giden bir çok da sözümona aileden sorumlu sosyal yapılar mevcuttur.

Bunlar 'Özgürlük' safsatası altında bir çok ailenin parçalanmasına adeta çanak tutmakta ve o parçalanan ailelerin çocukları ile alakalı en ufak bir çalışma yapmamaktadırlar.

Bırakın yardımcı olmayı hatta; bu boşanmaları teşvik dahi etmekteler. Tabii burada avukatlara da büyük bir görev düşmesine rağmen, eşlerin ikna edilip tekrardan birleşmelerini denemek yerine, tek celsede boşanmalarını adeta teşvik etmekteler. Bu kadar mı her şeyi ayaklar altına aldık biz? Her değer artık parayla mı ölçülür oldu?..

Peki; hiç düşündünüz mü, bu yıkılan ailelerin çocukları ne olacak diye? Hiç düşündünüz mü; bu parçalanan ailenin tüm bireylerinin ruh hali nasıl olacak diye...

Tamam şayet, hiç kurtuluş yoksa ve taraflar gerçek manada artık birbirlerinden nefret eder hale gelmişlerse, burada zaten yapacak fazla bir şey yok. Lakin el insaf; öyle vakalarla karşılaşıyoruz ki; sadece kızgınlık anında söylenen küçük bir laf dahi, ailelerin ayrılması için yeterli neden olarak sayılabiliyor.

Burada 'Çağdaş'lık adı altında ailelerin parçalanmasına seyirci kalan Batı, en nihayetinde yok olmak tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Sağlıklı nesillerin yatişmesi için son derece önemli bir yere sahip olan 'Aİle kurumunu' elinizin tersiyle iterseniz, işte önünüze böyle bir fatura koyarlar...

Yazıktır yahu! Bir ailenin kurulması, bu toplum yapısı için son derece önemli bir mevzuudur. Ama bu da mı öyle bir proje? Aile yapısını ortadan kaldır, ne mana kalsın ne de ruh terbiyesi... Hedeflenen böyle bir toplum yapısı mı?

Burada eşlere de büyük bir görev düşmektedir. Neticede kurulan bir yuvanın sürdürülmesidir söz konusu olan... Aranızda karşılıklı saygı ve sevgiyi çoğaltmanın ve muhabbet ortamını hakim kılmanın peşinde olursanız; en küçük olumsuzlukları da görmemezlikten gelmeyi de başarabilirsiniz...

Öyle her küçük mevzuuda boşanmayı ima dahi etmek aslında hiç de hoş olan bir davranış biçimi değildir. Bu hem erkek hem de kadın için geçerlidir.

Tabii bu olaya bir de mensubu olduğumuz İslam dini zaviyesinden bakmak durumundayız. Dinimiz İslam bu konuda çok güzel ev anlamlı ölçüler koymuştur...

Dinimiz de herkesin bir eşi olduğu söylenmektedir ve yaratılan hiçbir kul dünyada yalnız başına değildir diye söylenmektedir. Bu yüzden İslam dininde evlilik son derece önemli bir yerdedir.

İslam dininde sadece evlilik değil evlilik içerisinde kadına karşı saygıda bir o kadar önemlidir. Hayatımız boyunca evleneceğimiz insan ile olan ilişkilerimize dikkat edip karşımızdakinin kalbini kırmamalıyız. Şüphesiz ki dinimiz kadına karşı yapılan zulmü yasaklamaktadır.

“Boşanma” konusu sadece bir kişiyi değil, tüm toplumu ilgilendiren sosyal bir mesele olmasına rağmen doğru anlaşılmamış, asırlardır (İslami zannedilen) yanlış anlayış ve uygulamalarla, birbirine zıt örfi fetvalarla içinden çıkılamayan bir hal almış ve sosyal facialara yol açmıştır.

Resûl-i Ekrem (as), şu sözleriyle boşanmanın ne kadar çirkin bir şey olduğunu anlatmaktadır. O (as), şöyle buyurur; "Allah sık sık kadın değiştiren çeşnici erkeklerle, sık sık koca değiştiren çeşnici kadınları sevmez."23 "Herhangi bir kadın, gereksiz yere, kocasından boşanmayı isterse, Cennetin kokusu ona haram olur."24 "Hul' yapan (kocasından mal karşılığı boşanmasını isteyen) kadınlar münafıktırlar."25 "Evleniniz, fakat (kurduğunuz aile yuvalarını) talâk ile yıkmayınız.

Zira ondan arş-ı ilâhî titrer."26 Başka bir hadîste ise, şunu görmekteyiz; "İblis arşını suyun üzerine kurar. Sonra da çetelerini gönderir. Bunlardan rütbece en yakın olan (itibarca en büyük olanı), fitnece en büyük olanıdır. Biri gelip, 'şunu şunu yaptım' der. İblis 'hiçbir şey yapmamışsın' sözüyle karşılık verir.

Sonra bir başkası daha gelir ve yaptıklarını anlatır; 'karısıyla aralarını ayırıncaya kadar peşlerini bırakmadım'. Bunun üzerine iblis, onu kendine yaklaştırır ve 'aferin sana (sen ne iyisin)' diyerek, iltifat eder."27

 

23 el-Muttaki, Kenzü'l-Ummal, Beyrut, 1985, 9:662
24 Ebu Davud, Talâk, 18; Ahmet b. Hanbel, 5:277
25 el-Muttaki, 9:661 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim