• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : 1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -1 °C
  • Lefkoşa : 13 °C

ALMANYA ESKI ALMANYA DEĞİL

27.06.2010 21:44
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Son günlerde aksayan bir şey olduğunda hep “Almanya eski Almanya değil” sözünü duyar olduk. Başta sigorta sistemi olmak üzere bir çok sistem çöktü çökecek. Artık hiç bir şey eskisi gibi değil. Çeşitli kuruluşlarda daha önceleri duymadığımız rüşvet skandalları eksik olmaz oldu, ekonomik kriz tüm sektörleri yavaş yavaş bir ahtapot gibi sarıyor. Bu olumsuz gelişmelerden en çok etkilenenler tabii ki bizimkiler oluyor.
 
Bu çöküş ne zaman başladı diye düşünürsek karşımıza iki Almanya’nın resmi birleşme tarihi 1990 çıkıyor. Doğu Almanya’nın yeniden inşası için 1991 Temmuz`unda „Dayanışma vergisi” alınmaya başladığında o zamanki başbakan Helmut Kohl “geçici” demişti, ama bugün hala bu vergi alınmaktadır. Hesaplara göre o tarihten beri 118 Milyar Euro dayanışma vergisi toplandı. Özellikle biz Türklere karşı pek sempati beslemeyen Doğu Almanlara bizimde paramızın aktarılması insanda pek iyi duygular hissettirmiyor. Bir enstitünün hesabına göre doğuya bu verginin haricinde aktarılan para miktarı 1250 Milyar Euro’yu buldu. Bu paranın sadece 250 Milyar Euro’su alt yapıya giderken (yeni otobanlar, alışveriş merkezleri, sosyal tesisler, yüzme havuzları  vs.) yaklaşık 800 Milyar Euro’su işsizlik parası, emeklilik ödemeleri gibi sosyal giderlere gitti. Doğuda yaşayıp, Batı Almanya’da hiç emeklilik primi ödemeyenler otomatikman emekli olup, aylık almaya başladı.
 
Doğal olarak bu kadar yük Alman ekonomisini sarstı, buna bir de Dünya genelindeki ekonomik kriz eklenince sistem tamamen çökmeye yüz tuttu. Fakirler daha fakir, zenginler daha zengin olmaya başladı. O efsanevi Alman orta sınıf sistemi çökmüştür. 2000 yılında ülke nüfusunun % 18’, düşük gelirli iken, 2009’da bu oran % 22’ye çıkmıştır. Buna karşılık aynı dönemde ortalama gelirin % 150’sine sahip olanların oranı % 16’dan % 19’a çıkmıştır. Yapılan araştırmaya göre 2020 yılına kadar 10 Milyon Alman orta sınıftan alt sınıfa geçecektir.
 
Tüm bu olumsuz gelişmeler yabancı düşmanlığının artışını da beraberinde getirmektedir. Yeterli meslek eğitimi olmadığından genelde vasıfsız işçi olan yabancılar, sadece iş yerlerini kaybetmekte kalmayıp, günlük sosyal yaşamda da daha fazla zorluklarla karşılaşmaya başlamışlardır.  Eskiden çalışkanlıkları ve dürüstlükleri ile Alman işverenin göz bebeği olan Türkler bugün istenmeyen azınlık haline getirildi. AB’nin yeni üyelerinden gelen ucuz iş gücü iş veren için daha cazip hale geldi. Bugün Türkler arasındaki işsizlik oranı % 31’e kadar çıkmıştır.
 
İşte bu olumsuzluklar bize “Almanya eski Almanya değil” sözünü kullandırmaktadır. Özetle söylersek, yeteri, kadar mal mülk yaptım ve burada mutlu değilim diyenlerin artık bavullarını toplama zamanı gelmektedir. Yok, ben artık burada yaşayacağım diyenlerin de emeklilik haricinde ileriye dönük yatırımlara önem vermesi gerekmektedir, çünkü artık sadece emekli aylıklarıyla yaşamak ta olanaksız hale geldi. Ayrıca buradaki sosyal yaşam düzeylerini yükseltmek için Türkiye’deki ölü yatırımları da buraya aktarmaları gerekmektedir. Artık akrabalara yedirmekten vazgeçilip, kendileri için yaşamaya başlamalıdırlar. Gençlerin eğitime ağırlık verip, vasıfsız işçi değil, vazgeçilmez işgücü olmaya çalışmaları gerekmektedir.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim