• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • İstanbul : 5 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : 1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -2 °C
  • Lefkoşa : 7 °C

Almanya’daki NSU davasına gölgemi düştü?

30.03.2013 18:24
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com


Almanya'da 8 Türk, 1 Yunanlı ve 1 Alman Polis memurunun cinayete kurban gitmesi ile ilgili sorumlu tutulan aşırı sağcıların yargılanacağı davada Türk basın mensuplarına yer ayrılmaması, devam eden süreçte Almanya' nın tutumuna karşı Almanya'da ve Avrupa'da yaşayan Türkler ile sağduyu sahibi Alman dostlarımızın güvensizliği hergeçen gün artıyor.

Bu cinayetleri bir dönemler Türkiye bağlantılı mafya olayları şeklinde lanse edip farklı bir kamuoyu yaratmaya çalışan Alman Hükümeti'nin derin devletinin adeta “Susurluk”u olduğunu biliyoruz.

Bu konu ile ilgili katıldığımız TV programında ve yazılarımızda olaylarla ilgili belgelerin yok edileceğini ısrarla belirttmiştik. Maalesef geçen süre içinde yanılmadık. İlgili merciler, evakların kayıp olduğunu ve imha edildiğini açıklamakta gecikmediler.


Almanya'da 2000 – 2007 yılları arasında işlenen bu vahşi cinayetlerin arkasında Alman derin devletinin varlığı ayan beyan ortada olması hülasasıyla olsa gerek, Türk basın mensuplarına yer ayrılmaması şüpheleri artık doğrular nitelik taşımaktadır..
8 Türk'ün cinayete kurban gittiği davada Türk Medyası'na yer verilmemesi ve salona alınmamasının ardından yapılan açıklamalarda salonun yetersizliğine karşın daha büyük bir salona alınması teklifi ve video konsferans uygulaması yapılması teklifleri bile Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi Başkanı'nın kararını değiştiremiyor.
Bu mahkemenin başkanı ve üyeleri ; Türk medyasından, Türkiye'nin Büyükelçisinden, İnsan Hakları Komisyonu Başkanından niye çekiniyorlar? Eğer yargılama konusunda objektiflerse Türk tarafı bu mahkemede bulunmak zorundadır? Demek ki, sübjektif bir yaklaşımları var ki korkuyorlar ..
Avrupalı Türkler olarak soruyoruz? “ Bu aşamada bu davaya ne kadar güveneceğiz. Mahkemenin tarafsızlığına sezsiz çoğunluk ne kadar inanacak.”
Alman Parlamentosu'nun Hukuk Komisyonu Başkanı Siegfried Kauder 'de mahkemenin kararını ne yazık ki savunuyor. Sayın Siegfried 'e sormak istiyorum; “Aşagıda anlatacağım Marco olayında neden Türk mahkemesine saygı duymadılar. Hatta bugün sessizliğini koruyan Sayın Merkel bile ogün Türk hukukuna mudahale edercesine açıklamalar yapıp olayın siyasi krize dönüşeceğini ima etmişti.”

 13 yaşındaki bir İngiliz kızına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle Türkiye'de yargılanan 17 yaşındaki Alman genci Marco W.nın son duruşmada da serbest bırakılmamasına Almanya'da büyük tepkileri yaşadık ve gördük.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Marco davasına bakan Antalya'daki mahkemeyi yakın takibe almıştı ve özel bir Alman televizyon kanalına yaptığı açıklamalarda "Marco için, ellerinden geleni yapacaklarını" söylemişti. Deutsche Welle'ye göre, Alman genciyle ilgili kamuoyunda yapılan tartışmalara karşı olduğunu kaydeden Merkel, "Alman gencinin iyiliği için bu olayın büyük siyasi tartışmalarla bağlantılı hale getirilmemesi gerektiğini" şeklinde ifadelerde bulunmuştu.Marco'nun serbest bırakılması için bizzat Türkiye'ye çağrıda bulunan Merkel, o dönemlerde dava sürecine etkide bulunan açıklamalar yapmamış mıydı?
Türkiye'de cezaevinde kaldığında Marco sorunu, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) gündemine taşınmamış mıydı?. Parlamentoda grubu bulunan parti temsilcileri, Komisyon'un genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn "Adil bir yargılama süreci için" Ankara'ya baskı yapmamış mıydı?
O dönemler Alman basını, Antalya'ya akın edip mahkemeyi izlememişler miydi?Canlı yayın araçları ile Antalya'da kamp kurmamışlar mıydı? Bütün bunlar nasıl çabuk unutuluyor?

 Şimdi Alman Başbakanına, Alman İçişleri ve Adalet bakanlarına ve Alman medyasına soruyorum ? “Bu 8 Türk 'ün değeri bir Marko kadar yok mu? O gün neden taraftınız neden Türk yargısına mudahaleye kalktınız? AB dediğiniz demokrasi dediğiniz insan hakları dediğiniz bu mu? 50 yıldır ülkenize hizmet eden ve sizlere vergisini ödeyen bu insanlara karşı sorumluluğunuz bu mu.Bu durumun tam tersi Türkiye'de olsaydı sizler demokrasi çığırtkanlığı yapmayacak mıydınız?Sizlerin insan hakları, özgür medya, demokrasi anlayışınız sadece sizler söz konusu olunca mı geçerli?

 Tüm bu olaylar gözlerimizin önünde cereyan ederken çok önemli bir gerçeği de vurgulamak isterim. Hepimizi ilgilendiren bu ortak konuda Almanya'da ne kadar sivil toplum örgütü varsa tek yürek olup sesimizi Alman makamlarına ortak bir ses ile duyurmalıyız..Zaman, ayrılık zamanı değil, aksine birlikte hareket etme zamanıdır.

Fikret Özdemir - Münih

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim