

Ama sevgilim bizim bir farkımız olmalı
Tamam, tutkuyla birbirimizi hırpalayıp, aşk ile sevelim ama sevgilim canımı alma. Büyüklerimiz “can olmazsa canan olmaz” demişler. Yani, ben olmazsam sen olamazsın bir tanem.
Bugün, “ kadına şiddet rekoru kıran” ülkeler arasında İslam ülkeleri, Batı dünyası ile yarışmakta hatta onları geçmektedirler.
İstatistiki verilere göre Türkiye’de ‘kadın cinayetleri’ 7 yılda yüzde 1400 artmış. (Maşallah elinizden kaçan kurtulmamış.)
Kadınların yüzde 41,9’u fiziksel ve cinsel şiddete uğruyor.
Eşinden şiddet gören 100 kadından 52'si, 'dünyaya yeniden gelsem, kadın olmak istemem' diyor.
2002’den 2009’a kadar öldürülen kadınların sayısı 953. 2010 ve 2011 rakamları bu sayıya dâhil değil. Yine istatistiklere göre Türkiye’de her 10 kadından dördü şiddet görüyor.
Hâl, görülen tablo böyle iken ‘kadına şiddet’ konusunda istatistiklere bakan seküler, ateist ya da dindar bir Hıristiyan, Batılı, kadın ya da erkek, sizce İslam toplumlarına bakıp, İslam dini hakkında ne düşünecektir?
Tabii ki “İslam eşittir şiddettir” diye düşünecektir. Zaten dünyada şiddet ve terör olayları ile özdeşleştirilip antipropagandası yapılan, kötülenen bir “İslam” dini vardır.
Hâlbuki “İslam” kelimesi, kök olarak ‘silm’ den gelmekte yani ‘selam’, ‘selamet’, ‘barış’, ‘güvenlik’ ve ‘esenlik’ demektir. Hepimiz, ‘peygamber (s.a.v) efendimiz’ dediğimiz zaman hayalimize “merhametin ve sevginin yüzü” gelmektedir. Kur’an’da Allah, ilk olarak şiddetin yani zulümlerin hesabını sorar. Nitekim “oku” ayetinden sonra gelen ayet, kız çocuklarını diri diri toprağa gömen zihniyetin, onlara yapılan zulmün hesabının sorulacağıyla alakalıdır.
O zaman hakikaten İslam’ı ve dindarlığımızı önemsiyorsak, dünyada İslam’ın kötü propagandalarından nefret ediyorsak bu konuda biraz daha fazla çaba göstermeliyiz değil mi?
Karşınızdaki kadın ne kadar şirret de olsa peygamberimizi hayal edip içinizdeki şiddeti olumlu yönlere kanalize edin. Bunu beceremiyorsanız elinize bir tuval alıp üzerine şiddetinizi çizin, boyayın. Sanat şiddete iyi gelir. Hiç olmazsa bir şey üretmiş olursunuz. Ya da elinize bir darbuka alın, vurarak ritm tutun. Bu da ‘ata-ilkel’liğinize iyi gelmezse gidin bir ormana ve avazınız çıktığı kadar tıpkı Tarzan gibi yumruklarınızı göğsünüze vurarak bağırın, haykırın, höykürün. Şayet içinizdeki şiddete Kur’an okuyarak hâkim olabileceğinizi düşünüyorsanız O’nu okuyun, dindarlığınıza bu daha iyi gelir.
Şimdi sevgilim, hâlâ diğerlerinden (Müslüman olmayan toplumlardan) bir farkımız olduğunu düşünüyorsan kendini savunma dışında, elini şiddete özellikle kadına olan şiddete bulaştırma. Vallahi ahiret var yanarsın.
Hacer Aydın - Haber7
aceraydin@hotmail.com






















