• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 2 °C
  • Berlin : 2 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 9 °C

Arakan'da Müslüman Katliamı

04.08.2012 17:24
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

 

Bu yazımda size sadece bir resim veriyorum. Siz resme bakarak yaşanan facianın

boyutlarını tahmin edebilirsiniz.

Burası Myanmar… Diğer adıyla Arakan… Hindistan’ın batısında ve deniz kenarında bir ülke. Nüfusu 7 milyon. Bunların 6 milyonu Budist (puta tapar) ve 1 milyonu da Müslüman. Ülke yönetimi Budistlerin elinde… Resimde gördüğünüz insanların hepsi de genç, erkek, silahsız ve Müslüman…

Bu haber 22 Temmuz 2012 Pazar günü sabah saatlerinde ajanslarca servis edildi. Habere göre Arakan (Rakhine) eyaletindeki Rohingya Müslümanlarını hedef alan şiddet olaylarında son bir ay içerisinde 1000'den fazla Müslüman katledildi. Resimde gördükleriniz katliamın sadece bir parçası.

CAMİLERE SALDIRIYORLAR

Bölgeden kaçan halkla göç yollarında görüştüklerini anlatan İHH yetkilisi Demir’in Milli Gazete muhabirine verdiği bilgilere göre,

"Son bir ay içerisinde 1000'den fazla Müslüman katledilince, Arakanlı Müslümanlar Bangladeş'e sığınmak istedi. Fakat Bangladeş hükümeti, siyasi şartların ve maddi imkânlarının yetersiz olması sebebi ile bunu kabul etmiyor. Bangladeş'e girmeyi başaran yaralılar da kaçak olarak gelebiliyor. Tedavi olmakta bile zorlanıyorlar.

Camileri yakıyorlar. Camilerin etrafını kuşatarak Cuma Namazı'na gidilmesini bile engelliyorlar. Saldırılar tamamen Müslümanlığa karşı" diye konuştu.

Bir yerde Budizm’in “hak anlayışı” bu şekildeymiş, diyoruz. Onlar kendileri dışında başka din ve özellikle de Müslümanların varlığına tahammül edemiyor ve onları katlederek, kendilerine göre dikensiz bir gül bahçesi oluşturmaya çalışıyorlar.

YA İSLAM PEYGAMBERİ

Ama “Mağripte (Garp – Batı) bir Müslüman’ın ayağına batan dikenin acısını, Maşrıkta (Şark – Doğu) ki bir Müslüman duyar” diyen İslam Peygamberi, bu sözünü (hâşâ) laf olsun diye mi söylemiş?

Bir başka Hadis-i Şeriflerinde; “Mü’minin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir” buyuran Hazret-i Peygamber, nefsinden başka kimseyi düşünmeyen ve adları Müslüman olan insanların kulağını şakacıktan mı çekmiş?

Şu Mübarek ramazan ayında ibadetleri yapmaya azami dikkat edenler, haccına ve hele Umresine aralık vermeden devam edenler, Hicaz’da huzuruna vardığınız Peygamber size, “Benim Hadis-i Şeriflerime kulaklarınızı tıkadınız da şimdi benim huzuruma hangi yüzle geliyorsunuz?” derse ne cevap verecekler?

Büyük gazeteler, reytingi yüksek televizyonlar… Falanca artistin kocasını aldatması olayı, size Arakanlı Müslümanlardan daha mı önemli geliyor?

Tuttuğu futbol takımına verdiği önemi, dinine veremeyen sporcu kardeşim… Bu hayatın sonunda hepimize ölüm var, kabir var, hesap var,  mahşer var, mizan var, sırat var, cehennem var, azap var, gerçeğini ne zaman hayatının bir parçası yapacaksın?

Futbol topunun hareketi seni yerinden oynatırken, Arakan’da binlerce Müslüman’ın katledilmesi tüyünü bile kıpırdatmana yetmiyorsa, bu eksiklik nereden kaynaklanıyor dersin?

Buzullar arasına sıkışmış bir balinayı oradan kurtarmak için ayağa kalkan Avrupa, binlerce Müslüman katledilmesi sen de en küçük reaksiyon doğurmuyor ve bu ve benzeri olaylara için için seviniyorsan bu senin, işte bu kadar medeni ve bu kadar kadar çağdaş olduğunu göstermiyor mu?

Avrupalıların gözünü kaşını ve onların verecekleri işaretleri bir keramet olarak gören ve D -8 Bakanlığı kuracaklarına “Avrupa Birliği Bakanlığı” kuran idarecilerimiz, sizler bu tutumlarınızla nereye kadar gidebileceksiniz? Bush yönetimin eski ABD’li Dış işleri Bakanı Bayan Gondalize Rice’ın ikiz binaların bir komployla yıkılmasından sonra verdiği beyanatlarında, “Ortadoğu’da 22 ülkesin sınırları değişecek” derken, siz kendinizin bu tasnifin dışında mı tutulacağınızı zannediyorsunuz?

Irak ve Suriye’den sonra sırada İran’ın olduğunu, ondan sonra da parçalanma sıranın Türkiye’ye geleceğini niçin idrak etmiyorsunuz?

Hoca efendiye, Hacı efendiye, Aydınımıza, Sporcularımıza, Esnafımıza, Memurumuza, çiftçimize, Köylümüze, Medyamıza, Yöneticilerimize Allah’ın hidayet vermesini diliyoruz. Yoksa Müslüman olarak bizleri de aynı akıbetin kuşatması, kaçınılmazdır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim