• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -3 °C
  • Paris : 0 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -3 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 14 °C

"BAŞARILI“ ŞAH FIRAT-GİT BIRAK OPERASYONU

24.02.2015 01:33
Ahmet İncel

Ahmet İncel

PKK-YPG’nin açtığı güvenlik kordonundan geçerek 39 tank, 57 zırhlı araç, 100 araç ve 572 personelle giderek sekiz aydır rehin kalan 48 askerimizi kurtarma, Süleyman Şah türbesini kendi ellerimizle yıkma ve son Osmanlı toprağını terk etme operasyonu nedeniyle öfkeme hakim olamayacağım ve kalemimle kan kusacağım endişesiyle, bu utanıp sıkılmadan halkımıza „başarılı“ bir operasyon olarak servis edilen utandırıcı „Şah Fırat-Git bırak“ operasyonla ilgili bu hafta bir şey yazmamamın daha iyi olacağını düşünüyorum.

 

Bu nedenle size daha önce yazdığım ve Avrupa’da kaybettiğimiz son Osmanlı adası ile ilgili yazımı sunuyorum:

 

 

Tuna’ya gömülen Türk adası: Adakale

 

 

Yıl 1923. Türk tarafının Lozan temsilcisi İsmet İnönü bir yanda İngiliz baskısı diğer yanda TBMM’nin baskısıyla görüşmelerde oldukça bunalmıştı. Ankara’dan gelen gizli telgraf onu rahatlatmış ve görüşmelerin tıkanmasına neden olan  Adakule Romenlere bırakılmıştı. Neydi bu kadar önemli Adakule sorunu...

 

Adakule, 16. yüzyıldan beri aralıklarla Osmanlı’nın yönetiminde bulunan , bugünkü Romanya topraklarında yer alan ve o zamanlar  Tuna nehri üzerinde  Romanya ile o zamanlardaki Yugoslavya arasında, yaklaşık 600 Türk nüfusun yaşadığı 1500 metre uzunluğunda 400 metre genişliğinde, küçücük bir adaydı. Bu adanın eski adı Caroline Adası, Romence adı Yeni Orşova idi. Osmanlı Devleti’nin  kaybettiği 93 harbi sonrası Balkanlardaki sınırlarımızın belirlendiği 1878 Berlin Kongresi görüşmelerinde bu küçücük ada resmen unutulur ve böylece Adakale'nin Lozan'a kadarki benzersiz serüveni başlamış olur.

 

Çevresi boşaltıldığı halde Osmanlı sınırları dahilinde kalmaya devam eden Adakale'ye İstanbul'dan nahiye müdürü ve kadı tayinine devam edilir. Hatta II. Meşrutiyet parlamento seçimlerinde, bugünkü hükumetlerin yıllardır başaramadığını başaran o zamanki hükümlet adaya  "ikinci seçmenleri"ni (müntehib-i sâni) göndermeyi dahi ihmal etmemiş ve adanın Osmanlı sistemi içinde olduğunu bir kere daha göstermiştir. Ada, 12 Mayıs 1913'te Avusturya-Macaristan tarafından işgal edildi ve Macaristan kısmına bağlandı ancak ne Osmanlı Devleti ne de Türkiye Cumhuriyeti bu ilhakı kabul etmedi.  1923 Lozan’a kadar bu ada üzerindeki hak iddiamızı sürdürdük ve sonunda pes ettik.

 

1960 sonuna kadar yaklaşık bin Türkün yaşadığı adada,  bir cami, küçük bir kale, Pazar yeri ve de açık ateşte pişirilen dibek kahvelerini tadıyla meşhur kahvehaneler vardı. Adakale’nin lokumu da çok meşhurdu.  Adada yaşayan Türkler, tütün ekimi, balıkçılık ve de kayıkçılıkla geçiniyorlardı. Adakale’de Miskin Dede, Eren Dede, Tezveren Dede türbeleri vardı.

 

Unutulan bu Türk adasının farkında 1967’de yeniden vardık, çünkü Romanya, Yugoslavya ile ortaklaşa olarak yapacağı Demirkapı (Iron Gates) barajının yapımı için ada boşaltılmıştı. 

 

Baraj yapımıyla yok edilen Türk topraklarından biri de Suriye’deki  Caber Kalesi'nin bulunduğu bölgeydi. 1973 yılında yapılan El-Esad Barajı'nın yüzünden bölge sulara altında kalırken, Ankara'yla Şam arasında varılan bir antlaşmayla Türk Mezarı eski mekanına benzeyen bir başka yere taşındı. Süleyman Şah için orada yeni bir türbe yapıldı ve bir müfreze asker bulundurup bayrak çekme hakkı bu yeni türbede devam etti.

 

Gelelim yine Adakale’ye... Ada boşaltılırken, yaşayan Türklerin bir bölümü Romanya’nın  Köstence (Costanze) kentine yerleştirilirken, bir bölümü de 13 Eylül 1967’de Romanya’yı ziyaret eden devrin başbakanı Süleyman Demirel’in girişimleriyle Türkiye’ye yerleştirildi.   

 

1965 yılından sulara gömüldüğü 1972’ye kadar UNESCO desteği ile Adakale’deki bazı kültürel objeler Tuna’daki Şimian Adası’na taşınmıştır.

 

Artık Tuna’daki son Osmanlı adası sular altındaydı...

 

Şimian adasında bir Adakale müzesi kurulmuştur. Günümüzde bir Türk firması, Romanya hükumetinin de yardımlarıyla Şimian adasında Adakale’yi yeniden inşa etmek için çalışmalar yapmaktadır.  Eugenia Popescu - Judetz'in Adakale halk kültürü üzerine araştırmaları 2006 yılında Türkçe'ye çevrilerek Adakale adıyla yayınlanmıştır. Yönetmenliğini ve senaristliğini İsmet Arsan'ın yaptığı "Kayıp Yurdun Ağrısı, Adakale" adlı belgesel film 2008 yılında çekilmiştir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim