• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : 1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -1 °C
  • Lefkoşa : 13 °C

Batık holdinglerden paramızı nasıl geri alırız?

23.03.2010 19:53
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Ahmet İNCEL / MÜNİH
 
Türk çocuklarının eğitimi konusunda çırpınan bir avuç eğitim gönüllüsü dernek ve kuruluşlara bir önerim var. Eğer toplantılarınıza Türklerin ilgi göstermesini istiyorsanız toplantının başlığını “Batık holdinglerden paramızı nasıl geri alırız?”, “Nasıl erken emekli olabiliriz?” veya “Daha az nasıl vergi öderiz?” şeklinde duyurun. Göreceksiniz toplantı salonu dolup taşacak... Böylece, çocukların eğitimi konusundaki toplantılarda dernek yöneticileri haricinde sadece birkaç kişinin olması ayıbı da biter... Darılmaca yok gerçek bu...
 
Bu kara mizahla başladığım yazımda birazcık eğitim konusuna değinmek istiyorum.  Ama lütfen işin içinde para yokmuş diyip yazımı okumayı yarıda kesmeyin! Bazı yetkililerimizin sürekli dediği gibi “artık binaya değil, çocuğunuza yatırım yapın” falan demeyeceğim. Burada hala kavrayamadığımız bir şey var, Türkiye’deki gençlerin hayali Avrupa’da okuyabilmek, Avrupa’nın göbeğindekiler ise ellerine geçen fırsatı tepiyorlar. Her türlü olanak sağlanmış, bizim gibi çalışarak okumak zorunda değilsiniz. Türkiye’de çalışan anne babadan annenin maaşı sadece çocuğun eğitimine gidiyor, ama burada 2 Euro kira ödeniyor diye çocuğunu Türkçe derslere göndermiyorlar. Türkçe ders açacak okullarda yeteri kadar veli başvuruda bulunmadığı için devletin buralara kadar getirttiği, maaşını ödediği öğretmenlerden yararlanılamıyor. Bu nasıl yaklaşım?  Bu ne duyarsızlık? Türkçe, çocukların derslerine zarar vermediği gibi iş yaşamında büyük avantajlar sağlamaktadır. Bir kere şunu kafamıza sokalım: Almanlar bizim çocuklarımıza  Türkçe öğretmek zorunda değil, biz ilgilenmezsek onlar hiç ilgilenmez, hatta çocuklarımızın ana dillerini bilmemeleri asimilasyonu hızlandıracağından işlerine gelir.
 
Maalesef devlet olarak da yurt dışındaki çocuklarımızın okul dışı  eğitimlerine gereken ağırlığı vermiyoruz. Çocuklarımızın okul dışı eğitimi nedense belli bir dini harekete ihale edilmiş. Bugün artık her semte bu dini akımın Almanca  isimli   “uyum ve eğitim” kisvesi altında derslere yardım kursları var. Ücretsiz diye anne babalar çocuklarını bu akımların dershanelerine gönderirken, maalesef devletimiz de seyrediyor. Dünya’nın her yerinde olduğu gibi Almanya’da da cami yerine bu tür dershaneler açan bu hareket, adeta devletin eğitim konusunda yapması gereken görevi üstlenmiş. Hiç kimse gocunmasın, eğitim konusunda duyarsız kalıp eğitimi onlara bırakmışsak, hiç yakınmaya hakkımız yok. Bunların getirini götürünü gelecek nesillerde göreceğiz.   
 
Ben bugün gururla sunulan eğitim gören çocuklarımızla ilgili rakamları burada sıralamak ve pembe bir tablo çizmek istemiyorum. Verilen rakamlar,  Almanya’da yaklaşık elli yıllık bir mazisi olan Türk varlığının ana gücünü yansıtmamaktadır. Eğitimsizlikten dolayı en yüksek işsizlik oranı bizde...  Beni üzen taraf da zamanında anne babalarının kendilerini hemen para kazanmaları için okul yerine işe gönderenlerin çocukları da bugün başarılı değiller. Eğitim mağduru olan insanlarımız kendi çocuklarının da mağdur duruma düşmelerine göz yumuyorlar, çaba sarf etmiyorlar.
 
Ben şunu yapın bunu yapın diye çok bilmişlik  yapmak istemiyorum, sadece şu anki durumun acıklılığını dile getirmek istedim. Eğitim konusunda kafamızı iki elimizin arasına alıp uzun uzun düşünmenin zamanı geldi de geçiyor bile...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim