• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 3 °C
  • Berlin : -4 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : -5 °C
  • Zürih : -7 °C
  • Moskova : 0 °C
  • Lefkoşa : 2 °C

Bayramın Mübarek Olsun; Sebastian!...

05.07.2016 00:17
Hasan  Yitgin

Hasan Yitgin

Mübarek Ramazan Ayı’nı uğurlarken yaşadığımız  Münih’te 35 derece ile 15 derece arasında bazen yağmur, bazen soğuk rüzgarlı  ve bazen de  kavurucu sıcak havalar arasında gittik geldik..Havaya bakıyoruz bir gün açık ve sıcak, bir gün yağmurlu ve soğuk. Şükür diyelim şükredelim havanın bir öyle bir böyle olmasına. ..Maazallah;  ya insanlar hava gibi olsaydı halimiz ne olurdu değil mi?

Sizler de bilirsiniz, insanlar alemi oldukça tuhaftır. Gökkuşağı gibi renkten renge girenler de yanardöner meyve tabağı gibi hem yanan hem dönen, adamına göre şekil alanlar da mevcuttur. Bir de fikirlerinin kölesi olanlar vardır. Bir fikre körü körüne bağlananlar. Takım tutar gibi fikrini savunup doğruyu bulamayanlar... Sağıma bakıyorum yanardöner meyve tabakları soluma bakıyorum düşüncesine köle olmuş burnu büyükler… Düşüncesine köle olan burnu büyüklerden bahsetmek istiyorum sizlere.

Onlar hür değillerdir. Zincirlerle eski düşüncelerine kendilerini bağlamışlardır. Ama ne kendi zincirlerini kırmak için ne de bir adım ileri gitmek için uğraş verirler. Lafa gelince rüzgâr gibi eserler icraata gelince pamuk şeker oluverirler. Yattıkları yerden atarlar tutarlar, kaybettiklerine ağlarlar, olur olmadık yerlerde olumsuz eleştirinin hakarete varan boyutlarını yaparlar. Tüm bunlara rağmen kendi kendilerini alkışlarlar hem de sözümona milletçe alkışlarlar. Ama istekleri için asla savaşmazlar. Eğer istekleriniz için savaşmıyorsanız, kaybettikleriniz için hem ağlamayacaksınız hem kendi kendinizi alkışlamayacaksınız canlarım. Çünkü yattığınız yerden kurduğunuz hayallerle beyaz atlı prens sizin olmuyor.

Can Yücel’in dediği gibi “Hayallerin için önce ayağa kalkacaksın!” Eleştirdiğin, hoşuna gitmeyen, seni rahatsız eden bir şey varsa yerine ve ortamına göre uygun bir üslupla dile getireceksin. Aynı zamanda çalışacaksın, çabalayacaksın. Yolda laf atmak değil, adım atmak gerekir. Yürümedikten sonra lafın hiçbir manası kalmaz. Bir de her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir. Boş konuşmayı, kişilerle uğraşmayı bırakın. Kıskançlık ve hasetlik iyi değildir. Kendinize dönün, kişiyle değil işinizle uğraşın ancak öyle hazmedersiniz.

KALİTELİ İNSAN İŞİYLE;  BOŞ İNSAN KİŞİYLE UĞRAŞIRMIŞ!

Haa bu arada  ‘’Mineralwasser (Soda)  getir;  Sebastian hazmedemeyenler var’’… diyerek ;

Bayramınız Mübarek Olsun Sevgili Dostlar!...

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim