• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -7 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : -4 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 12 °C

Can ellerinden gelmişem!

12.04.2016 17:28
Adnan Tokuç

Adnan Tokuç

Zihnimizde o kadar çok şartlanmışlıklar var ki...
 
Bu şartlanmışlıklar bizim 'Öz' ile aramızdaki en büyük, en kalın, en aşılmaz duvarları oluşturmakta...
 
İşin garip tarafı da; bu duvarları büyük bir iştiyakla, şehvetle, coşkuyla bizler inşa etmekteyiz...
 
Bakımını yapmaktayız...
 
Gözümüz gibi korumaktayız...
 
Zihnimizdeki bu şartlanmışlıklar; küçük bir görüş olarak başlamakta, sonradan da tapılan devasa bir put haline gelmekte...
 
Topluma bakıyorum da; daha tam manasıyla kendisi olmadan, özünü tanımadan, dışarıdan empoze edilen görüş veya yapay fikirleri ölümüne savunabilen insanlarla dolu...
 
Hatta kendisine ait olduğunu zannettiği ideolojiler için (Bu ideolojiler çeşitli formlarda olabilir) ölmeye ve öldürmeye hazır bir sürü fanatik mevcut...
 
Dünün tozlu raflarında kalmış ve bakıp sadece ders alınması gereken hadiseleri, şimdiki hayatına monte edip de, o hadiseleri hayatının tek gerçeği olduğunu sanan insanın 'bugün' ve 'şimdi' de olması ve mutlu bir anı yaşaması mümkün müdür?
 
'Dün'ün o günün şartlarında oluşmuş olan olaylarını baz alarak, hayatının bugününe öfke olarak enjekte etmek ve bundan kavga üreterek bir ömür geçirmek sağlıklı bir zihnin yapacağı iş midir?
 
Bu günü ve yaşanması gereken 'Anı' bir kenara bırakıp da; geçmişten, mazideki olan hadiselerden küçük bir kesit alıp hayatının ana gayesi yapmak ve bu uğurda koca bir ömrü tüketmeye 'İdealizm' denildiği için midir bu koca yanılgı?
 
Aslında insan; kendini, özünü aramak için vardır...
 
En büyük ve en kutsal dava; insanın kendisine yapacağı olan içsel yolculuktur...
 
Bu yolculuğa; 'Aydınlanma Yolculuğu' denir...
 
Varış 'Öz'e doğrudur...
 
'Şimdi' de ve 'An' da olmak oldukça zordur, ama bunu becerebilenler, menzile biraz daha yaklaşmaktadırlar...
 
'Şimdi'yi ve 'Anı' bırakıp geçmişin küflü labirentlerinde gezinenlerin, bu ana ve şimdiye dair söyleyecekleri bir şey olabilir mi?
 
Hayır olamaz!..
 
'Can Elleri'ne gitmeye talip olanların; 'An'ı daha fazla yaşamaları gerekmektedir...
 
Geçmiş bitmiş ve mazide kalmış olaylar ile özdeşleşmek; onu kendi gerçeği gibi görmek, insanlar için en büyük yanılgıların başında gelmektedir...
 
Gerçeğe, 'Öz'e ulaşmak isteyen bir kişi için, ne geçmiş vardır; ne de gelecek...
 
Onun için tek gerçek vardır; o da 'Şimdi'dir...
 
Ne demiş Mevlana;
 
Dün dünde kaldı cancağızım,
Bugün yeni bir şeyler söylemek lazım!
 
Peki Koca Yunus ne demiş?
 
Can ellerinden gelmişem...
Fani mekanı neylerem...
Ol mülke meylim salmışam...
Ben bu cihanı neylerem!..
 
'Neylerem' deyip elinizin tersi ile itmediğiniz her şey, bu dünyada putunuz olmaya devam edecektir...
 
'Can ellerine' gitmek isteyen yolcular; unutmayın bütün yolculuklar ilk adımla başlar!
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim