• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -3 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -3 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 10 °C

Deniz Feneri panpişleri

11.07.2011 23:57
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 

Seçim sonrası yaz sezonuna girildiği halde Türkiye gündemi hiç de sakinleşmiyor. Önce aday olmalarına göz yumulup, sonra tutuklu oldukları için meclise gelemeyen milletvekillerine destek için yapılan yemin protestosu, Almanya’daki Deniz Feneri e.V davasıyla bağlantılı olarak aralarında eski RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da olduğu 5 kişinin göz altına alınması ve ardından futboldaki şike skandallarına bağlı tutuklamalar...

Ama ülkemizde tüm bunlardan çok daha önemli bir şey oldu... Önce Twitter'da sonra tüm ülkede herkes Hilal Cebeci'yi konuştu. "Yatağa girmeden önceki fotom size armağan biraz kötü çıktım ama idare edin panpişlerim:))" diyerek iç çamaşırlı fotoğrafını tivit atan Cebeci, Trending Topics'de zirveye çıktı. Türk diline “Panpiş”   deyimini kazandıran “değerli sanatçımız” a şükran borçluyuz, tüm delikanlı Türk erkekleri olarak onun “Panpiş”’i olabilmek için canla başla çalışmalıyız... Türkiye’deki bu eğilim bana nedense “Fatmagül’ün günahı ne” dizisinin tecavüz sahnesine sanal alemde gösterilen ilgiyi anımsattı... “Türkiye dindarlaşıyor” diye paniğe kapılanlar hiç merak etmeyin aksine ahlaki çöküntü günden güne artıyor...

Aslında sanal yaratılan gündemlerle yine geri plana atılmak istenen Deniz Feneri skandalı çok boyutludur. Seçim etkilenmesin diye Zahid Akman davasının da seçim sonrasına bırakıldığı anlaşılıyor... Geçenlerde Münih’te bir toplantıda konuşan rahmetli Erbakan’ın kankalarından ve eski Adalet Bakanlarından İsmail Müftüoğlu şunları söyledi:“daha düne kadar ayakkabı paralarını bile verdiklerimiz, bugün çocuklarına gemicik alabiliyorlar. 2001’de parti kurma çalışmaları esnasında karısıyla bana gelen Erdoğan, parti kurmak için 150-200 milyar gerekli dediğimizde “hiç mühim değil, biz onun fetvasını aldık” demişti”.

Almanya'daki Deniz Feneri soruşturması sırasında bu ülkede toplam 41 milyon euro bağış toplandığı, bu paranın 17 milyon Euro’luk kısmının Türkiye'ye gönderildiği belirlenmişti. Türkiye'ye gönderildiği tespit edilen bu paradan 8 milyon Euro’nun Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'ne aktarıldığı saptanmış ancak kalan 9 milyon Euro’luk kısmının akıbeti tespit edilememişti. Akman ve yandaşları da bu dokuz milyon için yargıç önüne çıkıyormuş. Gerçi gazeteci Ahmet Hakan "Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik ve Zahid Akman kursaklarından bir kuruş haram para geçirecek adamlar değillerdir” diyor, ama Türkiye’de yardıma muhtaçlara dağıtıldığı açıklanan bu paraların nerelere gittiğine bir göz atalım.

Yardıma muhtaçlar hangi kriterlere göre saptanmıştı? Yardım alanlar seçimlerde hangi partiye oy vermeye yönlendirilmişti? Savcılık araştırmasına göre Deniz Feneri aracılığıyla bazı kaymakamlıklar ile AKP’li belediyelerin “yardım listeleri” ile listedeki vatandaşların kimlik fotokopileri ve ikametgâh belgelerini Deniz Feneri e.V. ile paylaştığı, derneğin de bu bilgileri kullanarak yardım verilmiş gibi makbuz düzenlediği öne sürüldü.  Alman kaynaklarına göre İslami amaçlı olduğunu öne sürerek, Almanya’daki işçilerden bağış altında para toplayan, sonra ne olduğu anlaşılan dernek ve firmalar Almanya’da işçilerden son on yılda 900 milyon Euro toplamış.

Kamuoyunun gözünü Hilal Cebeci’nin panpişlerinden, Deniz Feneri panpişlerine yöneltmelerini öneririm, çünkü bu olayın ucu en yüksek yerlere kadar uzanıyor...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim