• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : 0 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 4 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : 0 °C
  • Lefkoşa : 14 °C

DP’liler ve kayıp Türk toprakları

04.06.2011 16:07
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Demokrat Parti milletvekili adayları Ümit Yalım ve Bünyamin Altunelli Ege'de bulunan Bulamaç ve Eşek Adalarının Yunanlılar tarafından 2004 yılından itibaren işgal edildiğini iddia ederek hükümeti eleştirdiler. Peki, sayın Yalım ve Altunelli kendi ağzınızla 2004’de işgal edildi diyorsun ama, şimdi 2011’de seçim öncesi bu konuyu dile getiriyorsun. Bu konuyu anlamanız için 7 yıl mı gerekti? Son gelişmelere sessiz kalan hükümetin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Bulamaç ve Eşek Adası hakkında 2009 Haziran’ında dönemin ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’e “Bu kayalıkların Kardak gibi aidiyeti şüphelidir” dediğini de sadece Wikileaks arşivlerinde öğreniyoruz. Yani konu iki yıl önce büyük ağabeye şikayet edilmiş...

Bu adalardan Bulamaç adasını görmek için geçenlerde Didim’de idim. Gerçekten de ada Didim’e yaklaşık 5 mil ötede ve çıplak gözle rahatça görünüyor, yani burnumuzun dibinde... Dünya literatüründe Farmakonisi,  Pharmakonisi veya Farmako diye adlandırılan bu ada 4 kilometre uzunluğunda, 1 kilometre genişliğinde ve 3,866 kilometrekare. 1981 yılından beri kimsenin oturmadığı bu ada yönetim Leros adasına bağlı. Türk ordusu ilk kez 1996 yılında Kardak krizine bağlı olarak bu adanın da Türkiye’ye ait olduğunu iddia etmiş. Bu adalar,  1932 yılında İtalya ile yapılan Ankara protokolünün ve 1950 yılında Yunanistan ile yapılan hava sahası anlaşmalarının farklı yorumlarına bağlı olarak kime ait olduğu saptanamamış ve konu sürüncemede bırakılmış. Üçüncü ülkeler bu krizde tarafsız kalmayı yeğlerken, Yunanistan 2004 yılında AB’nin dış sınırlarını saptayan Frontex (Frontières extérieures), uygulamasına statüsü tartışmalı bu adaları AB’nın dış sınırları olarak, Yunanistan toprağı olarak aldırmış. Bu tarihteki siyasilerimiz Frontex’in bizden neler alıp almadığını merak edip bakmışlar mı bilemiyorum. Ama DP’lilerin dediği 2004 yılı bu uygulamanın başlangıcıdır.   

Türk sahillerine yaklaşık 9 mil uzaklıktaki Yunanca adı “Safların, çabuk inananların adası” anlamına gelen Agothinisi olan Eşek adası da aynı durumda. Sadece 152 kişinin oturduğu 14,5 kilometrekarelik bu ada 1922’de İtalyanlar tarafından işgal edilmiş ve İkinci Dünya Savaşı sonrası Yunanlılara geçmiş. Son yıllarda da kaçak göçmenlerin uğrak yeri olmuş. Yunanlılar bu adayı kesinlikle statüsü tartışılır ada olarak görmüyor. O milletvekillerinin adada gördükleri kilise de 1921 yılında yapılmış olan Ai Giorgis kilisesidir. Yani doksan yıl sonra kiliseyi fark etmişler, bravo...

Yunan kapacağını doksan yıl önce kapmış, bizimkiler de son günlerde bu adalar üzerinde Fantom uçurarak bir şey elde edeceğini sanarak, sadece seçim öncesi halkı yatıştırmak için şov yapıyorlar.

Lozan ve Paris anlaşmalarına göre bu iki ada vatan toprağı yani Misak-ı Millinin içinde... Kendimiz deyip kendimiz dinliyoruz.

Musul ve  Kerkük de Misak-i Milli’de, ama ne yapıyoruz? Kerkük’deki soydaşlarımız bugün büyük bir Kürt baskısı altında, bizden çıt çıkmıyor...

PKK ile mücadelede büyük yarar sağlayacak olan Güneydoğu Anadolu-Irak sınırını dağdan düze indirme konusunda bile bir adım atamadık...   

Büyük Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası olan toprakları öyle hoyratça harcadık ki hesabını bile tutamaz olduk... Size Allah nasip ederse, gelecek yazımda Avrupa’nın göbeğindeki kayıp toprağımız “Adakule” yi anlatmak istiyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim