• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 5 °C
  • Berlin : 1 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : 1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 8 °C

“DÜNYA LİDERİ” ERDOĞAN VE BİZİM CEM ÖZDEMİR

24.05.2015 12:36
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 
Kendi kendime “Bana Alman hükümetinin bakanlarını say?” diye bir soru yönelttim. Mesleğim gereği hergün Alman basınını yakından takip eden biri olarak sayabildiğim bakan sayısı beşi geçmedi. Bu soruyu yakın çevremdeki Türklere sordum. Hemen hemen hepsi Başbakan Merkel’den başka isim sayamazken, sadece bir kaç kişi Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve İçişleri Bakanı Thomas de Maizière’i sayabildi. Merkel, diyenlerin çoğu da onun ön adının Angela olduğunu bilemedi. 
 
Bu kez çevremdeki Almanlara “Lütfen bana Türk hükümetinin bakanlarını sayar mısınız?” diye sordum. Hepsi Türk politikacı olarak Erdoğan’dan başkasını tanımıyorlardı. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu veya Demirtaş’ı hiç tanımıyorlardı. Zaten, Alman basını da Halkların Demokratik Partisi (HDP)‘den bahsederken, hep “Kürt partisi” ifadesini kullanıyor. 
 
Şu an bazılarının „Tabii Erdoğan Dünya lideri, onun için tanıyorlar“ dediklerini duyar gibiyim. Maalesef değil, öyle olsaydı belki biz de gurur duyardık, ama sorduğum Almanların hepsi ona çok olumsuz olarak bakıyorlar. Sokaktaki Alman, onun sıra dışı ve demokrasi karşıtı çıkışlarını hayretle izlerken, onun sayesinde ve  özellikle gezi olayları sonrası Türk iç politikasını çok yakından takip ediyor.   
 
Gelelim bizim Cem Özdemir’e...  Eşbaşkan olduğu Alman Birlik 90/Yeşiller Partisi 7 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) destek verdiklerini açıklarken, partinin internet sayfasında Almanca, Türkçe ve Kürtçe yayınladığı birer basın bülteniyle Türkiye’deki genel seçimler öncesinde seçmenlere sandığa gitme ve tercihlerini HDP yönünde yapmaları çağrısında bulundu. Özdemir de bu açıklamayı kendi Twitter hesabında tekrar yayınladı. 
 
Benim Çerkez-Alman hemşehrim Cem, ne kadar inkar etsen de sana da biraz Erdoğan’lık bulaşmış. Yoksa, bir Avrupalı politikacı, başka bir ülkenin iç politikasına doğrudan karışmanın demokratik ve diplomatik ahlaka ters düşeceğini çok iyi bilir. Almanya, bugün belki de yarısına yakın bir bölümü Alman asıllı olan ABD’deki başkanlık seçimlerinde bu güne kadar oradaki soydaşlarına hiç bir zaman doğrudan etkilemeye kalkmadı. Nasıl Erdoğan’nın Mısır’ın, Suriye’nin  veya İsrail’in iç işlerine karışma hakkı yoksa, senin de Türkiye’nin iç politikasına karışma ve partini karıştırmaya hakkın yok. 
 
Türkiye, Almanya’nın sömürgesi bir muz cumhuriyeti değil. İlle de Alman Dışişleri Bakanı olacağım diyorsan, bunun yolu Türkleri karşına almaktan geçmez, unutma Almanya’da bir milyona yakın Türk kökenli Alman seçmen var…
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim