• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -4 °C
  • Paris : -4 °C
  • Amsterdam : -4 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 11 °C

EN ÇOK OKUDUĞUMUZ SURE

13.07.2013 12:46
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

            Nevzat Laleli     HAY-DER Gen Başk

            Ayet ve hadisler ışığında yazı serisi (1)                          

            Hepimizin dilinde en çok okuduğumuz bir sure var. Bunu her gün en az 40 kere okuruz. Biraz daha işe gönül verenler sureyi her gün 60 kere okurlar, 100 kere okurlar...

            Bu surenin bu kadar çok okunmasının elbette birçok sebebi vardır. Bu sebeplerin başında bu ayetin Kur’an-ı Kerimin hemen başında yer alması gelir.

Daha sonra bu surenin Kur’an-ın Kerim’in bir özeti olması manasını taşır.

Bu ayete “şifa suresi” de denmektedir ki hastalığı veren Allah’a iltica ederek (O’na sığınarak) ondan şifa vermesini istemekte kullanılır.

Kur’an-ın ilk suresi olan “Fatiha suresi” dir ve “açış yapan” manasınadır.

Günde beş vakit namazı kılan bir Müslüman her rekâtın başında Fatiha’yı Şerifi okumaktadır. Fatiha okunmadan kılınan namaz geçerli olmaz. Bu da 40 rekât yapar ki bunlarda birer Fatiha okunduğunda 40 Fatiha okunmuş olur.

Ramazan ayında ülkemizde teravih namazı 20 rekât kılındığına göre o ayda bir günde okunan Fatiha sayısı 60’a çıkmaktadır. Bir Ramazan ayı boyunca 1800 defa Fatiha suresini okumaktayız.

İşrak namazı, kuşluk namazı, duha namazı, evvabin namazı, teheccüt namazı, şükür namazı, kusuf (güneş ve ay tutulması) namazı, istihare namazı gibi nafile (kılınma zorunluluğu olmayan) namazları 2 veya 4’er rekâta tamamlanır. Her kur’an okunduğunda sonunda okunan Fatiha sureleri ile ne kadar çok Fatiha okuduğumuzu varın siz hesaplayın.

Bir önemli hatırlatma yapmak durumundayım. Bir insan bir şeyi iki kere okusa bıkkınlık gelir. Ama Fatiha suresi her okunduğunda sanki ilk defa okunuyormuş gibidir.

 

ŞİFA AYETİ FATİHA

Peygamberimiz döneminde sefere çıkan bir “Seriye (müfreze)” bir köye gelir. Ama bu askerlerin ne yiyecekleri kalmıştır, ne de içecekleri suyu… Köyden yiyecek ve içecek isterler. Ama köylüler askerlere bu ihtiyaçlarını vermezler.

Köyün dışına çıkar askerler, ne yapacakları düşünürlerken o esnada köyden bir feryat (çığlık) yükselir. Biraz sonra da bir köylü koşarak askerlerin yanına gelir. Onlara;

-          İçinizde hekim (doktor) var mıdır? Bizim reisimizi yılan (veya akrep) soktu. Ona

bir bakması mümkün müdür? diye sorar.

Askerler, ne diyeceklerin düşünürken, askerlerden biri atılır;

-          Ben bir bakayım. Ancak bize yiyecek ve içecek verirseniz bakarım, der.

Köylü bu şartı kabul eder.

Asker, köyün reisini kendi bildiği usullerle (yöntemle) tedavi eder ve hastaya bir

şeyler okur. Bir müddet sonra hastanın iyileştiği görülür.

            Köylüler askere teşekkür sadedinde birçok yiyecek ve içecek su verirler.

            Seriye Medine’ye döner ve “Yiyecekleri ayet okuma karşılığı aldık. Bu hareketimiz “Kur’an-ı az bir baha (ücret) karşılığında satmayın”  emrine muhalefet mi ettik acaba diye endişe ederler. Bunu Peygamberimize sorarlar. O da;

-          “Yediğinizden yanınızda kaldıysa bana da getirin, ben de yiyeyim” buyurur.

Seriye de ki askerler, köye giden arkadaşlarına sorarlar.

-          Ne yaptın da hasta iyileşti? derler. O da,

-          Hastaya “Fatiha suresini okudur” der.

Okuyan sağlam ve okunan ayette de sağlam olunca “Fatiha suresi” maddi bir hastalığa

bile şifa olur.

            TATİHANIN TAHLİLİ

            Fatiha suresi Kur’anın özeti gibidir.

Fatihanın ilk bölümünde “Rabbımızı şükürler eder, onu yüceltiriz ”  Bu bölüm;

Elhamdüllilahi Rabbil âlemin, Errahmanirrahim, Maliki Yevmiddin…” dir.

İkinci bölüm, kul olarak Rabbımıza göre durumumuzu ele alır ve onun karşısında acizliğimizin idraki içerisinde oluruz.

Ona; “İyyake nağ büdü ve iyyake nesteiyn…” deriz.

Üçüncü bölümde ise “Rabbımıza dua ederek” ondan olmamız gereken yerin tarafımıza verilmesini isteriz.

“İhdinassıratel müstegiym. Sıratallezine en amte aleyhim gayril mag’du bi aleyhim velleddalin” bölümüdür.

Ve sonunda “Amin… (duamızı kabul buyur Ya Rabbi) deriz.

           

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim