• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 2 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : 0 °C
  • Lefkoşa : 14 °C

Evet, Almanya’da korkuyoruz

04.12.2011 21:55
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 

Cuma günü Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun son olaylarla ilgili olarak Münih’te yaptığı toplantısı öncesi Bavyera Radyosu benimle de bir röportaj yaptı. Yanıt verdiğim değişik soruların yanında “son neonazi cinayetleri nedeniyle Almanya’da bir Türk olarak korkuyor musunuz?” sorusuna verdiğim yanıtı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Evet korkuyorum... Bir Türk olarak korkuyorum... 32 yıl önce Almanya’ya yerleşmiş ve burayı ikinci vatan bilmiş biri olarak korkuyorum... Bu ülkede üçüncü aşırı korkuşum.


29 Mayıs 1993’da Solingen’de Neonazilerin beş insanımızı yakması ilk korkum oldu. Bu olay sonrası artık anavatana dönmemiz gerekecek, yavaş yavaş bavulları toplamalıyız diyerek, ilk iş olarak Alman eşime de Türk pasaportu aldım. Tabii zaman geçti bu korkumuzu da unutup gittik.


Ta ki 29 Eylül 2010 tarihine kadar... Bu tarihte Sarrazin Münih’te Reithalle’de Türkleri aşağılayan, bence hakaret yağdıran kitabını tanıtma gecesinde. Salonu dolduran yaklaşık sekiz yüz entelektüel geçinen Alman, sapık yazarın aleyhimize söylediği her cümleyi dakikalarca ayakta alkışlaması içimi ürpertti. O an bu topluluğa birisi “haydi gidelim Türkleri yakalım” dese, sanırım hepsi bir saniye düşünmeden harekete geçecekler. “Biz bunlara ne yaptık? Bu kadar da kötü müyüz?” diye kahır oldum ve bu benim ikinci ciddi korkum oldu.


Son korkum da geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan Neonazilerin seri cinayetleri... Bu insanlardan sekiz Türkü kötü oldukları, katillerine veya Almanya’ya kötülük yaptıkları için değil, sadece ve sadece Türk oldukları için öldürülmüştü, hatta bir Yunanlı da Türk sanıldığı için öldürülmüştü. Bir insanın sadece etnik kökeninden dolayı öldürülmesi ne kadar dehşet verici bir olay... Bu durum bana Nazi Almanya’sında altı milyon Yahudi’nin “sadece Yahudi oldukları için” yok edilmelerini anımsattı. Bu son olayda bizi daha da ürperten Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı” elemanlarının da bu Nazi terör örgütüne destek verdikleri iddiası... İçimizde, “Acaba devlet geri dönüş primleriyle gönderemediği Türkleri, geri göndermek için yeni metotlar mı deniyor? şüphesi uyandırdı.


Alman hükümetinin burada yaşayan Türklerin son günlerde artan endişelerini yatıştırmak için, son olayları hiçbir şüpheye gerek kalmayacak bir şekilde aydınlatması gerekmektedir. Vatan seçtiğimiz bu ülkede bizi vatandaş olarak kazanmak istiyorsa bunu yapmak zorundadır. Gerçi, Türk işgücünün gelişinin ellinci yıl kutlamalarının yapıldığı bu yıla kadar bize hala tam bir vatandaşlık duygusu vermeyi başaramadılar ya...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim