• BIST 75.868
  • Altın 130,296
  • Dolar 3,4549
  • Euro 3,6672
  • İstanbul : 8 °C
  • Berlin : 7 °C
  • Paris : 3 °C
  • Amsterdam : 9 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : -10 °C
  • Lefkoşa : 12 °C

Geç iyileşen yaralar, diyabet habercisi olabilir

12.11.2016 15:08
Geç iyileşen yaralar, diyabet habercisi olabilir
Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şenel Bolat, geç iyileşen yaraların diyabet habercisi olabileceğini belirterek, diyabet hastalığı ile ilgili uyarılarda bulundu.Dr. Şenel Bolat, halk di...

Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şenel Bolat, geç iyileşen yaraların diyabet habercisi olabileceğini belirterek, diyabet hastalığı ile ilgili uyarılarda bulundu.

Dr. Şenel Bolat, halk dilinde şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, vücuttaki pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalık olduğunu belirtti. Diyabetin ortaya aniden çıkabileceğini ya da yıllar içerisinde yavaş yavaş gelişebileceğini anlatan Dr. Bolat, geç iyileşen yaraların hastalık habercisi olabileceğini ifade etti.

Hastalığın belirtileri hakkında da bilgi veren De. Bolat, "Çok fazla su içme ve içme isteği, ağız kuruluğu, iştahın açılması ve fazla yemek yeme, yaraların geç iyileşmesi, çok sık idrara çıkmak ve geceleri bunun için sık sık uyanmak, bacaklarda kramplar, uyuklama hali, kilo kaybı, ciltte kuruma, bazen bulanık görmek gibi durumları belirtileri arasında sıralayabiliriz" dedi.

Diyabetin yol açtığı sağlık problemleri

Dr. Bolat, diyabetin başka sağlık problemlerine de yol açabileceğini hatırlatarak, "Kan şekerinin sürekli yüksek olmasına bağlı olarak ileri dönemde önemli sağlık sorunları gelişebilir. Bunları ise kalp-damar hastalıkları, böbrek sorunları, göz sorunları, körlük, felç, ayak yaraları, duyu kayıpları, sık enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde gecikme, cinsel sorunlar şeklinde sıralayabiliriz" ifadesini kullandı.

Diyabet görülme riski daha fazla olanlar

Bolat, ailesinde şeker hastası olanların diyabet hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu belirtirken, diyabetin risk grubunda yer alanları ise şöyle anlattı:

"Fazla kilolu insanlar da risk altındadır. Bunu beden kitle indeksi (BKİ) ile anlayabiliriz. BKİ’si 25’in üzerinde olanlar risk altındadır. Ayrıca hızlı yemek yiyenler, çabuk acıkanlar, yüksek tansiyonu olanlar, kandaki yağ miktarı fazla olanlar, hareketsiz bir yaşam tarzı sürenler, stresli kişilik yapısı olanlarda hastalığın görülme riski yüksektir. Ayrıca yaş ilerledikçe bu hastalık riski de artar."

Diyabetin tedavisi

Dr. Bolat, şeker hastalığının tedavisinin hastalığın tipine göre değiştiğini söyledi. Hastalığın tipi ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi veren Dr. Bolat, "Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamaktır. İyi bir diyabet kontrolü için Tip 1 Diyabet (şeker) hastalarının vücutlarında yeterli insülin bulunmadığı için ömür boyu insülin kullanmaları önemlidir. Tip 2 Diyabet (şeker) hastalığı tedavisi daha geniş seçenekler içermektedir. İlaç tedavisi ağızdan alınan haplardan başlayarak ilerleyen dönemlerde insülin kullanımına kadar değişmektedir. Tip 2 Şeker hastaları ilk dönemlerde yaşam tarzı değişikliği ve hap tedavileri ile şekerlerini kontrol altına alabiliyorlarken ilerleyen dönemlerde insülin ihtiyaçları ortaya çıkabilmektedir" dedi.

Sağlıklı beslenmenin önemi

De. Bolat, sağlıklı beslenmenin de hastalıkta önemli olduğunu söyleyerek, "Yenilen besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin vücudun ihtiyacından fazla tüketilmesi kan şekeri seviyelerini yükseltir. Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir" ifadelerine yer verdi.

Egzersizin önemi

Şeker hastalarının egzersiz yapmalarının da sağlıkları ve şeker seviyesini dengelemeleri açısından önem taşıdığını ifade eden Dr. Bolat, "Hem sağlıklı yaşamı korumak hem şekerin vücuda verdiği zararları azaltmak hem de şeker seviyelerini düşürmek için egzersiz ve sporun çok büyük önemi vardır. Düzenli egzersiz kandaki şekerin hücreler tarafından alınıp kullanılmasını arttırarak kan şekeri seviyelerinin düşmesine yardımcı olur" diye konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim