• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -4 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -4 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 6 °C

GETİRİN ŞU BAŞKANLIK SİSTEMİNİ

04.05.2016 17:45
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Mesleğim gereği normalde günlük haberleri mümkün oranda anında, Türk ve yabancı basını karşılaştırıp İnternet üzerinden takip ederim. Akşamları hem 1 veya 1,5 saat televizyon karşısında haber izleyecek vaktim yoktur, hem de akşama kalan haberler benim için adeta bayatlamıştır. Dün akşam bir istisna yaptım ve elimdeki kitabı bırakıp, bir Türk kanallarında haberleri izledim.
Haberleri izlerken aklıma hep Orhan Gencebay’ın “Batsın bu Dünya” şarkısı aklıma geldi. Bazen de “acaba hapla mı yoksa yüksek bir yerden atlamakla mı daha kolay intihar edilir?” diye düşündüm. Şaka bir yana haberler o kadar dramatik, o kadar karamsar ve o kadar acıklı ki, insan depresyonlara girer. Size bir kaç örnek vermek istiyorum:
·      En başta terör haberleri, camiye konulan bomba, yolda döşenmiş bomba, öldürülen asker ve polisler... Hele o ölen asker ve polislerin cenazelerini gösterilmesi yok mu, tam bir duygu sömürüsü haline getirilmiş.
·      Kilis’e atılan IŞİD roketleri, ölen çocuklar ve olayı protesto eden halka yerel idarecilerin tavırları.
·      Kanlı trafik kazaları haberleri... En basit kazada genelde emniyet kemeri takmadıkları için yaşamlarını yitiren insanlarımızın dramı... 
·      Ayrı yaşadığı veya boşandığı karısını “namus” adı altında hunharca öldüren erkeklerin haberleri.
·      Cinsel tacizler, çocuk istismarları, aile içi istismarları içeren haberler.
·      Parklarda ve okul önlerinde satılan uyuşturucu olayları ve gençlerin bu tuzağa düşüşlerini işleyen haberler... Polisin uyuşturucu tacirleriyle verdikleri mücadeleler...
 
Bu listeyi uzatabilirim, ama sanırım gerek yok...
Peki bu kaosu durdurmak için seçilmiş politikacılar ne yapıyorlar?
Muhalefetten başlayalım: Muhalefet parti liderleri, yapıştıkları koltuklarını daha fazla yapışabilmek için daha fazla uhu sürmenin mücadelesini veriyorlar. Biri, Cumhurbaşkanı elini verdi vermedi tartışmasıyla meşgul, diğeri kendi karşına çıkar adayları adeta vatan haini ilan etme çabasında... Bir diğeri de Kandil, İmralı ve Diyarbakır üçleminde kendini kaybetmiş durumda...
Ve bu partilerin milletvekillerinin meclisteki üstün mücadelelerini de dün haberlerde izledik. Ne kadar utanç verici... Bence artık milletvekillerinin okul diplomasına değil, boks veya karate eğitimi alıp almadıklarına bakacağız... Bugün milletin meclisinde bu kadar şiddet yaşanıyorsa, dışarıdaki, sokaklarda ve aileler arasındaki şiddeti yadırgamamız gerekecek herhalde. Malum imam ne yaparsa cemaatin ne yapacağı olayı...
Haberlerde izlediğim kadarıyla, tüm bu acıklı tabloda başbakan Davutoğlu ise zorunlu olarak baskı altında tek olaya odaklanmış: "Bizim şu anki hedefimiz odaklandığımız husus, net, pür, iç dengeleri iyi korunmuş ve yönetimde herhangi bir yetki karmaşasına yol açmayacak bir sistemdir ki, bunun adı başkanlık sistemidir”.
Ne diyelim, tüm bu sorunların panzehiri olacaksa, getirin şu başkanlık sistemini de görelim, bu kaos sona ersin... Veya...
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim