• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul : 5 °C
  • Berlin : -5 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : -5 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -8 °C
  • Lefkoşa : 6 °C

Gidebilmenin dayanılmaz hafifliği

30.05.2016 17:19
Hasan  Yitgin

Hasan Yitgin

Sonbahar geçti, kış geldi derken bahar da bitti ve yaz geldi..Bütün aylar ve mevsimler  hayatımızdan gidiyorken bizler neden bir yerlere gidemiyoruz; hep aynı hengamenin içerisinde dönüp dolaşıyoruz?

Güneşin yüzünü bir gösterip bir gizlediği bahar mevsimini bitirirken  bir bakıyorsun yağmurlu bir bakıyorsun güneşli… Keşke yeryüzüne geldiği gibi ülkeme de baharın sonunda yaz gelse… Şehit haberleri almasak, patlamasa bombalar dünyanın hiçbir yerinde.

Sizlerde de oluyor mu çekip gitme isteği? Baharın bitiminden yaza girmenin verdiği duygu ile mi desem bilemiyorum ‘’Gayr-i yaranı edüp ey şuh feda’’misali  bir hayli çekip gidesim var benim...

Çekip gidesim geliyor bugünlerde küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...Hayatından memnun olan yok.Kiminle konuşsam aynı şey...Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.  Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan...  Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor. Böyle gidiyor işte. Bir yanımız "kalk gidelim", öbür yanımız "otur" diyor. "Otur" diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira.İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu...En kötüsü alışkanlık…Alışkanlığın verdiği rahatlık monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. Kalıyoruz.Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler... Bir çocuk daha doğurmalar... Borçlara girmeler... İşi büyütmeler... Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır; evet sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatımız küfeler.Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüme inat tutunmak lazım… İnadına kök salmak lazım...” Bari ufak kaçışlar yapabilsek...Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakası…Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün.  Sıkışıp kaldık.

Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı bir ömür yani… Ne saçma. Bahar mıdır, yaz mıdır  bizi bu hale getiren?  Ben her bahar yada yaz âşık olmam;  ama her bahar ve yaz gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun... İstemek de güzel.Benim ki; sesli düşünce idi..

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim