• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 2 °C
  • Berlin : 2 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -1 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 9 °C

Gülümse ki Evrenin Kapıları Açılsın

14.01.2016 08:53
Adnan Tokuç

Adnan Tokuç

'Gülümseme' insanlığa verilmiş en muhteşem kozmik hediyelerin başında gelir... İlahi bir güce sahiptir gülümseme...

Belki çok iddialı olacak ama; içten gelen bir gülümseme, bir çok hastalığı defettiği gibi; ruhsal rahatlığın da başlangıcına giriş vazifesi görür... Olumlu bir yanı olduğu muhakkaktır... Gizli bir şifa kaynağıdır adeta gülümseme...

Bazı dini içerikli ekollerde; gülümseme, tedavi amaçlı olarak yıllardır kullanılmış ve insanın içindeki gam ve kasvet dolu havayı dağıtmak için en büyük metodik uygulama olarak benimsenmiştir.

Günümüz insanları, her ne hikmetse; maliyeti çok az olan gülümseme yerine, hayatı kendine tamamiyle zehir eden somurtmayı bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde tercih ederek, bunu yaşamının bir parçası haline getirmiştir...

Her ne hal olursa olsun; somurtmak, insanı hiçbir zaman için mutlu bir hayatın sahibi yapmaz. Bazı düşünürler, mutlu olmak için bazen yalancıktan dahi olsa gülümseyiniz der... Nedeni; zorlama ile dahi olsa; gülümsemek, insanı rahatlatır ve daha relaks bir hale gelmesini sağlar...

Bu kadar güzelliklere sahip olmamıza rağmen, elimizde gülümsememiz için binlerce sebep varken, neden illa somurtmayı ve olaylara negatif açıdan bakmayı tercih ediyoruz ki acep?

Bir kere akl-ı selim ile düşünün lütfen; yaşantısı boyunca, sadece somurtan ve hiç bir zaman hayatı kendisine dost edinmeyi düşünmeyen bir insanın mutluluk kavramı ile bir yakınlığı olabilir mi? Evet; gayetle iddia ediyorum; mutluluğun en temel kaynağı ve menbağı gülümsemek ve hayatı olumlu yanı ile kucaklamaktır.

İçten gelen bir gülümseme, güne muhteşem bir başlangıç yapmanızı sağlar... Gününüzün daha hareketli ve daha doyumlu olmasını olanaklı kılar...

Doğal bir itici güçtür gülümseme... Gülümsemeyi hayatının rehberi edinen insanlar, çok daha mutlu ve çok daha doyumlu bir hayatın sahibidir... Onlar çok iyi bilirler ki; 'Olumlu' ve motivasyon dozu yüksek hayatın koordinatları içten gelen bir gülümsemenin içinde gizlidir...

Başarılı olmak, para, pul, mülk sahibi olmadan önce; mutlu olmanın şifrelerini öğrenmeye enerjini sarfetmek istersen, ilk önce gülümseme egzersizlerinden işe başla derim...

Zira, hayatın en gizemli tarafı şudur; şayet mutluluk diye bir olgu senin yanında değilse; dünyanın tüm malı senin olsa da pek bir şey ifade etmez... İnsanların en nihai hedefi mutluluğa erişmek ve hayatı dolu dolu yaşamaktır...

Lakin, hedefi yanlış yörüngeye oturtmamak kaydıyla...  'Para kazanırsam, mülk edinirsem, kat yaparsam mutlu olurum' diye bir anlayışı kendine rehber edindiğin an, o hedeflediğn metalara ulaşırsın ama mutlu olabilir misin orası şüphelidir... İşte yanlış yörünge budur... 

Mutluluk çok ayrı bir yaşam kalitesi olarak harici metalarda değil de zahiri yani insanın içsel dinamiklerinde gizlidir... O kalitenin dışarıya çıkması, vücut bulması, sanıldığı gibi, malda, mülkte ve paranın yoğunluğuna endeksli değildir...

Küçük ve anlamlı şeylerle kendini mutlu hissedebiliyorsan veya onu da bir kenara bırakalım, hiç bir neden yokken dahi mutlu bir hayatın sahibi ve mütebessim bir yüzü ile ortalıklarda dolaşabiliyorsan, sen gerçekten, mutluluğun koordinatlarına sahip bir insansın.

O bakımdan, gülümseme egzersizleri, böyle bir hayata adım atmanın ilk ısınma hareketleridir diyebiliriz. Hayatın en başlıca hedefi, bu dünyada yaşayan insanları mutlu etmek ve onların en rahat bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır...

İnsanlar ne yazık ki; kör bir hırs ve tamah duyguları yüzünden kendisinin hayatını zehir ettiği gibi başkalarının da hayatını mahvedebilmektedir... Aslında bu dünyada gülümsemek için o kadar çok nedenimiz var ki...

Yüce Allah, insanlara tasavvur edemeyeceği bir bolluğu ayaklarının altına sermiştir... Bu bolluğun idrakine varamamak, Allah'ın değil bizim suçumuzdur... Hayatı doğru anlayarak, yaşantımızı daha anlamlı ve doyumlu hale getirebilmek mümkündür...

Bolluk dolu ve mutlulukların yoğun olarak yaşandığı bir hayat, sadece parası olan zenginlere vadedilmiş bir fenomen değildir... Onu da diyen de, düşünen de halt etmiştir...

Evrenin muazzamlığını, büyüklüğünü, azametini görüp de hala küçük dünyaların içinden çıkamayıp somurtuyorsan; sana diyecek bir şeyim yok... Somurtman sana mubarek olsun...

Ama bu büyüklüğün, azametin farkına varıp mutlu olmak gibi derdin sahibi isen; o zaman gülümsemekle başla işe derim..

Öyle bir gülümse ki; güneş bile kıskansın seni...

Gülümse ki 'Evrenin' kapıları sana açılsın...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim