• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -2 °C
  • Lefkoşa : 6 °C

Haram, Helal ve Toplumsal Âhlak

09.10.2014 08:45
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Ekteki resimleri iyice bir inceleyin lütfen. Süs kabakları olan bir tezgah ve değişik çiçekler ekili tarla... Her ikisinin de yanında “Kasse” yazan bir kutu var. Oradaki süs kabaklarının ve çiçeklerin fiyatları levhalarda yazılı, alıyorsunuz ve ücretini tam olarak kutuya atıyorsunuz...

Bu resim Almanya’nın bir köyünde çekildi. Buradan süs kabağı alan Alman arkadaşımı denemek için “niye parayı kutuya atıyorsun ki, kim görecek?” dedim. Arkadaşım bana biraz kuşkuyla bakarak “ben görüyorum, vicdanım görüyor” dedi. “Nedir seni bu kadar dürüst olmayı yönlendiren” diye sordum. İyi bir Katolik olduğunu bildiğim arkadaşımın “Tanrı” diyeceğini beklerken,  bana “Anstand” dedi.  “Anstand” ı“ edep, görgü ve ahlak olarak tercüme edebiliriz. Yani ne haram-helal, ne Allah, cehennem korkusu, sadece ahlak...

Şimdi, o süs kabak tezgahının ve çiçek dolu tarlayı nüfusunun yüzde doksan dokuzu Müslüman olduğu için kendisini “İslam ülkesi” sanan Türkiye’de düşünün. O kutuya acaba kaç kişi para atar? Kaç kişi haram-helali hesaplar? O tezgahın ve tarlanın sahibi acaba kaç gün o işi yapabilir? Hiç konuyu uzatmaya gerek yok, bu tür bir uygulamanın Müslüman ülkelerinde olanaksız olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

Geçenlerde Paris metrosunda bizzat şahit oldum, bilet almadan bariyerleri aşan çok sayıda kara çarşaflı gördüm. Hani "kul hakkını Allah bile af edemiyor” inancı?

Demek ki onların “Gavur” deyip aşağıladıkları Batı ülkelerindeki ahlak anlayışı, onların haram-helal anlayışından daha üstün.

Yine geçenlerde yine Münih’te bir Cuma namazında hocanın vaaz verirken “gavurlarda olduğu gibi Allah korkusu olmayan bir insandan her şey beklenir” sözleri beni şok etti. Yani hocam Allah’tan korkmasa her türlü pisliği yapmaya hazır... İşte yaklaşım kafa bu...

Demek ki Rabia bir elinde meşale diğer elinde bir kova su ile Basra sokaklarında dolaşıp "İyi insan olmanın sebebi cennet için verilen söz oldu. Kötülükten korunmanın sebebi de cehennemden korku. İşte onun için cenneti ve cehennemi arıyorum. Bir bulursam, elimdeki bu meşalenin ateşiyle cenneti yakıp yok edeceğim. Bu su ile de cehennemin ateşini söndüreceğim. Böylece, hepimiz, cennet rüşvetinden veya cehennem korkusundan değil, iyiliğin güzelliğinden dolayı iyi insan olacağız" diye boşuna söylemedi. Ama günümüz insanı artık cehennemden de korkma oldu...

Hele son yıllarda bir karış sakal uzatıp, eşlerini kapatarak ihale peşine koşan ve kendileri gibi olmayanları “Gavur” olarak nitelendiren yeni tür Müslümanların çoğaldığı Türkiye’de toplumsal ahlak sıfıra inmiştir. Haram bir lokmanın bile geçmemesi gereken boğazlardan artık din kullanılarak milyar dolarlar geçmeye başlamıştır.

Şimdi size sorarım... Allah’ın huzurunda, beş vakit namazını kılan, tüm dini vecibeleri yerine getiren, kadın olarak çarşafını giyen, ama haram-helal ayırmayan, her türlü ahlaksızlığı yapan mı,  yoksa Allah’a inanan ahlaklı, dürüst,  fakat dini vecibeleri yerine getiremeyen, kadın olarak başını örtemeyen veya kimseye zarar vermeden bir kadehçik rakısını içen bir kişi mi değerli?

Karahanlı Yusuf Has Hacip’in yaklaşık bin yıl önce sanki günümüzü düşünerek dediği gibi:

“Helal’in adı kaldı

Onu gören yok

Haram kapışıldı

Hala doyan yok”

Her şeyin en doğrusunu yaratan yüce Rab’bim bilir...

kasse1.jpg

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim