• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : 1 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : 2 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 10 °C

Hizmet Üretmek Esas Olmalıdır!

08.12.2014 18:09
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Hizmet makamında bulunanlar, bulundukları makamı kendi şahsi çıkarları için kullanmaya başladıkları zaman, büyük problemlerin de başlamasına zemin hazırlamış olurlar. Zira; makam dediğimiz yerler, son derece büyük sorumlulukları da beraberinde getirir.

Bu mevki ve makama gelmek için can atanların , akıllarında hizmet aşkı yoksa, bu makama gelme istek ve arzularını tekrardan gözden geçirmeleri yerinde olur. Orada yapacağınız her icraat mercek altında olacağı için, her attığınız adıma son derece itina göstermeniz gerekmektedir.

Bugün bakıyorum da; böyle yüksek vebali olan işlere, donanımı olan da soyunmakta olmayan da... Herkes kendisini en yüksek makama ve mevkiye layık görmektedir. Kimse ikinci veya üçüncü adam olmanın peşinde değil. Varsa yoksa hep birinci adam olmak.

İyi güzel de kardeşim, sen bu göreve layık mısın; bunu kendi iç dünyanda sorguluyor musun? Yani bir makama gelmeyi hizmet etmekten ziyade, dünyalığını doğrultmak için istiyorsan; bunun acı sonuçlarına da katlanmayı göze almış olmalısın. Çünkü, o mevkilerde iş tutan insanların, o makamın gücünü kullanarak nemalananların, hem bu dünya hem de ahiretteki vereceğe hesaba da hazır olsun...

Dernek veya benzeri kuruluşlardaki sergilediğimiz en büyük eksikliklerimizin başında, hizmet odaklı değil de, hep ya yandaş, ya da ideolojik odaklı düşünmekteyiz. Yani bir dernekte, o işi çok iyi yapanların biraraya geldiği yerden ziyade, ideolojik benzerlikleri olanların toplandığı yer olarak hep ön plana çıkmakta.

O işi biliyor veya bilmiyordan ziyade, benim görüşüme yakın mı zihniyeti hakim olunca, tabii işlerin çözümü de pek o kadar önem kazanmıyor. Bu gibi yapılarda ‘bana yakın olan’ insan tipi daha fazla bir itibar görmekte. Lakin işin en önemli kısmı olan, ‘Hizmet Odaklı’ bir yapının her nedense bu zihniyetteki insanlar tarafından devamlı reddedilmesinin altında da işte bu ‘Sen beni kayır, ben de seni kayırayım’ tutumu yatar.

İnsanların çoğu bu tip kurumlarda gücü ele geçirdiklerinde, daha iyi hizmet vermenin yollarını araştıracağına, ‘bu koltukta daha fazla ne kadar oturabilirim’in hesabını yapmakta. Bu durum da işte, sıklıkla skandallarla anılan yapılar ortaya çıkarmakta.

Zaten amacı hizmet olan bir kurumun yöneticilerinin öyle her zeminde zırt pırt demeç vermeleri söz konusu değildir. Çünkü hizmet verilen kurum veya dernekte, boş vakit nadir bulunur. Neticede orada iş yapılmakta, hizmet üretilmektedir. Bir hizmet verilebilmesi için, o derneğin kadrolarının bu işe vakıf insanlardan oluşması gerekmektedir. İkbal veya koltuk hırsından ziyade, hizmeti önceleyen zihniyeti benimsemiş olmaları gerekmektedir.

Almanya’daki kurulmuş olan derneklere bakıyoruz, ne yazık ki, hizmet kaygısı taşıyan ve bunu günlük çalışmalarına yansıtan bir yapıya rastlayamıyoruz. Varsa yoksa, ön planda görünme gayreti içinde olan bir yığın ego tutkunu insanları görüyoruz. Haliyle böyle bir yapıdan da faydalı bir icraat, vatandaşın derdine derman olacak bir hizmetin vuku bulacağını beklemek de ham hayal oluyor.

Tüm Avrupa’da 6 Milyon vatandaşımıza layıkı ile hizmet götürecek, bu işi gönüllü yapabilecek güçlü yapılara ihtiyacımız var. Almanya’da daha doğru dürüst bize ait bir bilgi bankası dahi kuramadık. İnsanımızın buradaki yaşam tarzı, çalışma koşulları, sosyal eğilimleri ile alakalı o kadar çok çalışılması gereken alanlar var ki. Hele bilhassa gençlik ile alakalı çözülmesi gereken o kadar çok sorunlar var ki...

Yani; burada yaşayıp da, bu olaylar benim umurumda değil deme lüksüne sahip değiliz. Herkes kıyısından ve köşesinden bir nebze bu işlerin hal yoluna koyulmasına katkı sunması gerekmektedir. Neticede, buradaki yaşam kalitemizi ve daha refah içinde yaşamamızı belirleyecek olan da yine bu faydalı ve sistematik çalışmalarımız olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim