• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : -1 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 9 °C

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI DR. MİMAR KADİR TOPBAŞ İLE SÖYLEŞİ

16.06.2015 23:45
Özgenur R. Güler / Kültür Yöneticisi

Özgenur R. Güler / Kültür Yöneticisi

 

 

Neredeyse ulaşılamaz bir rekora imza atarak 3. kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiniz. Belediye başkanlığı görevine geldiğiniz ilk günü hatırlatırsak, o gün ne hissettiniz ve aklınızdan neler geçirdiniz?

 

Öncelikle İstanbullulara teşekkür ediyorum. Bizleri hizmete layık gördüler, hizmetlerimizin devamını istediler. Tarihinde kolay yakalanamayacak bir şekilde ilk kez üçüncü defa belediye başkanlığı tevdi edildi. Aldığımız sorumluluğun ne kadar büyük olduğunun farkındayız. Hizmetlerimizin ardı arkası kesilmeyecek. ‘Daha neler yapabiliriz?’ arayışı içerisinde olacağız. Yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Katılımcı, şeffaf bir yönetim anlayışıyla halkı kucaklayan ve ‘Türkiye yerelden kalkınır’ anlayışıyla hizmetlerimizi sürdüreceğiz.

İnanıyorum ki İstanbul, çok daha farklı bir güçle dünyadaki etkisini sürdürecek. Tüm dünya tarafından yakinen takip edilmeye devam edecek. İnşallah dönem sonuna geldiğimizde herkes İstanbul’un başarılarından memnun olacaklar. Övgüyle konuşulan bir İstanbul’u birlikte yakalamış olacağız.

 

 

 

 Sayın Başkanım, 28 Mart 2004 seçimlerinde nasıl bir belediye tablosuyla karşılaştınız? O günkü belediye yapısı ile bugünkü yapıyı karşılaştırır mısınız?

 

Son 10 yılda çok mesafe kaydettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 1994’te başlattığı yerel yönetim anlayışını sürdürdük. Başlanan projeleri tamamlamak ve yenilerini üretmek nasip oldu.

Bu şehirde yaşayanlar ve bu şehri ziyaret edenler, İstanbul’un son yıllarda kat ettiği büyük mesafeyi görüyor. Şehircilik hamleleri başka kentlerin esin kaynağı oluyor. İstanbul bugün şehircilik uygulamaları ile dünya şehirlerine örnek olan bir şehir. Bu şehrin yollarını, kavşak ve köprülerini, metroları,  arıtma sistemlerini yaparken uzun vadeli baktık. Bu şehre yakışan, şehrin estetiğine katkı yapan, zenginlik katan işler yaptık. Bir yandan birikmiş ve acil çözüm isteyen meseleler vardı, çözmeliydik. Diğer yandan şehrin değerlerini korumak ve şehre değer katmak arzusundaydık, yapmalıydık.

Sadece yollarını, köprülerini, kavşaklarını inşa etmedik. Biz, İstanbul’un havasını, suyunu ve denizlerini de temizledik.. İstanbul’un turizmini geliştirdik. Kurduğumuz Turizm Platformuyla bütün kurumları ve STK’Ları ve üniversiteleri bir araya getirdik. Çözümler ve projeler geliştirdik. Bugün İstanbul, son derece şık otelleriyle, kongre merkezleriyle, sanat galerileri ve müzeleriyle yabancı ziyaretçileri cezbediyor. Eski eserleri ihya ettik. Kayıp eserleri gün yüzüne çıkardık. 10 yıl öncesine göre dört kat artan turisti, modern ve temiz otellerinde ağırlayabiliyor. Artık uluslararası kongrelere ev sahipliği yapan dev kongre merkezlerimiz var. Bu merkezlerde küresel sorunlara çözüm aranan organizasyonlar düzenleniyor. İstanbul, geçmiş görkemli günlerinde olduğu gibi, yeniden küresel kararların alındığı bir kent oldu. Artık bu kent uluslararası şampiyonaları dev salonlarında, zorlu pistlerde ve arena ölçeğindeki statlarında izletebiliyor.

Ve asla çözülemez gözüyle bakılan ulaşım soruna bilimsel çözümler ürettik. Şimdi yapılan milyarlarca liralık dev yatırımlarla trafik sorunu hızla çözüme doğru gidiyor. İstanbul, Kartal’dan Sarıyer’e, Olimpiyat Stadı’na raylı sistemlerle ulaşılabilir hale geldi. Saatler süren güzergahlar, metrobüs gibi, metro gibi çevreci ve konforlu ulaşım sistemleri sayesinde dakikalarla kat edilir oldu.  

 

            Halkın sizi bu göreve layık görmesinin nedenleri sizce nelerdir? Hangi faktörler bu süreçte etkili olmuştur?

 

İstanbul gibi bir dünya kentine belediye başkanı olmak için bu kente aşkla bağlanmak, yorulma kavramının ne olduğunu unutmak lâzım gelir. İstanbul’a hizmet etmek, köklerini tarihin derinliklerine saplamış bir medeniyet piramidinin yükseltilmesinde pay sahibi olmak demektir. İstanbul, bir şaheserdir. Dev gibi bir eser verebilmek için karıncalar gibi çalışmak gerekir. Bundan dolayı İstanbul’a hizmet edecek bir belediye başkanı, 365 gün 24 saat İstanbul’u düşünmek ve sorunlarını çözmek için çalışmak zorundadır. Sonuç olarak, daha çağdaş, daha düzenli, daha yeşil ve modern yaşam alanlarına sahip, sorunları çözülen bir kent tablosu elde edersiniz. İstanbullular bizim samimiyetimizi, dürüstlüğümüzü, şeffaflığımızı, çalışkanlığımızı, çözüm üreten vizyonumuzu ve dünyaya yön verecek İstanbul’u oluşturma çabamızı gördü ve inandı. 

 

Beyoğlu, sizin doğduğunuz, büyüdüğünüz, uzun yıllar yaşadığınız ve aynı zamanda yönettiğiniz bir yer. Çocukluğunuzdan başlayarak uzun yıllar Beyoğlu’nda yaşadınız. O günlerden bu güne sizin gözünüzde Beyoğlu’nda ne gibi değişmeler oldu?

Beyoğlu ile köklü bağlarım var. Bu bölgenin tarihî ve kültürel dokusunu yakından tanıyorum. İlçemizin İstanbul açısından ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Daha Beyoğlu Belediye Başkanı iken birçok çalışma yaptım. Amacım Beyoğlu’nun aslına döndürülmesiydi.

Turizm Atölyesi’ni ilk defa bu dönemde kurdum. Zira plansız ve bilinçsiz hiçbir yaklaşımın netice vermeyeceğini biliyorum. Meydanları, caddeleri yeniledik. Büyük markaları bu bölgeye çektik. Turizmi geliştirdik. Böylece Beyoğlu hissedilir hale geldi. Tam anlamıyla 24 saat yaşayan, ilgi odağı bir merkez oldu.

Yaklaşık 1,5 milyar lira yatırımla Beyoğlu İstanbul’un parlayan yıldızı oldu. Büyükşehir olarak ilçenin her köşesini ele aldık. İlçenin tarihi eserleri restore ederek yeni fonksiyonlar verdik. Kültür ve kongre merkezleri açtık. Kültür - sanatla iç içe olan Beyoğlu’nun bu kimliği daha da güçlendirdik. Ulaşım yatırımlarıyla ilçeye erişimi arttırdık. Taksim-Kabataş füniküler sistemini kurduk. Eminönü-Kabataş tramvayını ve Taksim-Şişhane- Yenikapı metrosunu yaptık. Raylı sistemi Kartal’dan Hacıosman’a kadar uzattık. Haliç Metro geçiş köprüsünü açtık. Ve Kartal - Taksim arası Marmaray sayesinde sadece 55 dakikaya indi. Yine Metrobüs hattı ile Beyoğlu, İstanbul’un bir ucundan bir ucuna ulaşabilir hale geldi. Yeni parklar yaptık, var olanları elden geçirdik. Bu projeler, ilçemizin prestijini arttırdı.

 

Aileniz 1860’larda Beyoğlu ile tanışmış. Babanız ilk dükkanını 1935’te Kasımpaşa’da açıyor. 1949’da de İstiklal Caddesi’ndeki Saray Muhallebi hizmete giriyor. Önce Beyoğlu’nu sonra uzun yıllar Büyükşehir’i yönetmek o dönemler aklınızdan geçer miydi?

Ben bir Beyoğluluyum. Ailemin İstanbul ile köklü ilişkileri açısından Beyoğlu’nun ayrı bir yeri var. Bu kentle 150 yıllık bir bağımız var. 1860'lı yıllarda babamın büyükbabası Kerem Çavuş, Fındıklı'da bir muhallebici açtı. Yıllar sonra babam Hüseyin Topbaş 1935'te Kasımpaşa’da Saray Muhallebicisinin temellerini attı. Daha sonra babam 1949'da İstiklal Caddesi'ndeki Sarayı açtı. Beyoğlu, o zamanlar İstanbul'un en gözde alışveriş ve eğlence merkeziydi. Belediye başkanlığı özellikle düşündüğüm ve düşlediğim bir makam değildi. Ancak şu da bir gerçek ki İstanbul’a hizmet etmek büyük onurdur. Bu onuru ben de belediye başkanlığı yaparak yaşamış oldum. Beni, belediye başkanlığına yönlendiren Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Kendisi, 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda beni motive etti. Ben de bu ilçede yetişen biri olarak, sorunları ve ihtiyaçları çözme gayretiyle adaylığımı koydum ve 1999 yılında Beyoğlu Belediye Başkanlığına seçildim.

Bir yönetici olarak değil de vatandaş gözü ile baktığınızda Beyoğlu’nda yaşamak nasıl bir duygu?

Tarihi dokusu, geleneksel mimarisi ve kültür sanat merkezleriyle öne çıkan Beyoğlu İstanbul’un kalbidir. İstanbul’un dünyanın merkezi olma yolunda hızla ilerlediği bu dönemde güzide ilçemizi yeniden dizayn ettik. Tarihi güzelliğini modern yüzüyle harmanlamış olan ilçemize işlevine göre hedefler koyduk. Hızla dönüştürüyoruz.

Beyoğlu, İstanbul’un en önemli kültür damarıdır. Şimdi Haliç tersanesi de bir müze ve kültür merkezine dönüşüyor. Bunlar artarak devam edecek. Son yıllarda eski güzelliğini yeniden kazanan Haliç, yeşil alanlarıyla, park ve bahçeleri ile MiniaTürk ve Santralistanbul gibi tarih ve sanatın bir araya geldiği eserleriyle büyük bir cazibe merkezi oldu. Elbette Haliç Kongre Merkezi gibi dünyayı etkileyen kararların alındığı bir merkezi de buraya inşa ettik.

Burada aynı zamanda “Haliç Can Suyu Projesini” de hayata geçirdik. Oksijen oranı yüksek boğaz suyunu 5 km’lik tünelle Haliç’e pompalıyoruz.  Böylece Haliç eko-sistemini çok daha sağlıklı bir noktaya çektik.  Ve bu bölgenin bir uzantısı olan Cendere Vadisini de Avrasya’nın Bilişim Üssü olarak planladık. Burası Silikon Vadisi olacak.                   

Güzel Beyoğlu’muzu “Peralı” günlere yeniden döndürmek için kentsel dönüşüm projelerine ağırlık veriyoruz. Beyoğlu’nda tarihi dokuyu bozmadan yeniden canlandırıyoruz. Özellikle Tarlabaşı, Perşembe Pazarı, Tophane ve Okmeydanı bölgelerinde yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmaları tamamlandığında farkı beraber yaşayacağız.

Biliyorsunuz ilk olarak Talimhane’yi bir turizm merkezi olarak dönüştürdük. Oteller ve turizm sektörü de bu hareketlilikten çok olumlu etkilendi. Tarihi eserlerimizi ihya anlamında Taksim Maksemini de yeniden Beyoğlu’na kazandırdık. Taksim Cumhuriyet Anıtını restore ettik.

Ve bu bölgenin bir uzantısı olarak düşündüğümüz Harbiye hattında da Muhsin Ertuğrul Sahnesini merhum Muhsin Ertuğrul’un hayal ettiği bir tiyatro salonuna dönüştürdük.

Ve burada şehrimizin kongre turizm potansiyelini katlama gücüne sahip İstanbul Kongre Merkezini inşa ettik.

 

İstanbul’u yöneten bir mimar olarak Beyoğlu’ndaki Tarlabaşi Yenileme Projesi, Yeni Okmeydani Dönüşüm Projesi, Örnektepe’nin Yenilenmesi, Kasımpaşa Kentsel Dönüşüm Projesi hakkında neler düşünüyorsunuz?

 

İstanbul, uzun yıllar plansız ve deprem riski göz ardı edilerek gelişmiş bir kent. Bir sanayi merkezi olarak kurgulandı. Bu hatalı yaklaşımdan da büyük zarar gördü. Aşırı göç aldı. Plansız gelişme neticesinde su havzaları, orman alanları, eşik bölgeler yerleşim baskısı altında kaldı. Denizleri, havası kirlendi. Ayrıca, 1998 yılına kadar İstanbul'u 2. derece deprem bölgesi olarak kabul eden bir anlayış vardı. Bu yüzden kent genelinde yapı stoku depreme karşı dayanıklı değil. Düşünsenize, 1 milyon 600 bin binanın yüzde 70’i imara aykırı. Bu çok büyük bir rakam. Bir afette oluşturacağı zararla kentin, hatta ülkenin geleceğini ipotek altına alıyor.

Bu sebeple biz, İstanbul’da kentsel dönüşümü belli başlıklar altında planladık. Deprem odaklı, stratejik ve tarihi mirasın korunmasına yönelik kentsel dönüşüm projeleri hazırladık. Bunları yaparken vatandaşlarımızın dönüşümün içinde yer alması için çalışıyoruz. Yasal zorlamalarla insanları baskı altına almak yerine geliştirdiğimiz araçlarla onları kentsel dönüşüme katılmaya teşvik ediyoruz. İmar transferi, imar artışına dayalı kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşüm modellerini geliştirdik. Bunda da başarılı oluyoruz.

Tarihi alanları da kentsel dönüşüm kapsamına almak suretiyle koruyoruz. Hâlihazırda Süleymaniye, Beyoğlu, Haydarpaşa gibi bölgelerde tarihi mirasın korunmasına yönelik kentsel dönüşüm çalışmalarımız var.

İstanbul’a kimliğini veren bu tarihi bölgeleri bir depremde kaybetmek istemiyoruz. Bu alanlarda bir yandan tarih eserleri restore edip, yeni fonksiyonları ile İstanbul’un hizmetine sunarken, diğer yandan da tarihi İstanbul’u yeniden kazanıyoruz.

Beyoğlu’nda da kentsel dönüşüm çalışmaları büyük bir başarıyla devam ediyor. İstanbullular, her zaman Beyoğlu’nda yaşamayı her zaman önemli bir avantaj ve ayrıcalık olarak değerlendirmişlerdir. Kentsel dönüşüm projeleriyle sahip olduğu cazibesini daha da kuvvetlendirmiş olacak bu güzel ilçemiz.

 

Ramazan ayında İstanbul’un buluşma noktası olan Taksim Meydanı’nda Semavi Dinlerin temsilcileri, işadamları ve sivil toplum kuruluşları ile aynı sofrada buluştunuz. Taksim meydanı gerçekten de her türlü aktivitelerin yapılabileceği, sofraların paylaşabileceği, toplumsal bir mutabakat alanı. Yakın zamanda planladığınız meydan zemini ile ilgili düzenleme projenizden bahsedebilir misiniz?

Bir hukuki süreç yaşandı. Koruma Kurulu İstiklal Caddesi’ni de kapsayan Taksim Meydanı düzenleme projemizi onayladı. Meydan düzenlemesi için bu süreci beklemek zorundaydık. Bu kapsamda meydanın üstündeki beton görünümü ortadan kalkacak. Yeşili ve sert zemini olan bir düzenlemeyi yakın bir tarihte başlayıp bir an önce bitirmeyi planlıyoruz. Taksim Meydanı İstiklal Caddesiyle bir bütün olmalı. İstiklal Caddesinin altındaki eski galeriyi İSKİ onardı. Problem ortadan kalkmış oldu. Seçilen malzeme ile yeni bir uygulama tamamlanacak. Malzeme üzerinde çok durduk, İstiklal Caddesi’nde Sultanahmet’te yaptığımız çalışmanın bir benzeri olacak. Yürüme konforunu bozmayacak biraz daha az kıvrımlı ve beton harç üzerinde olacak. İSTON özel olarak üretti. Meydanlar yaşandıkça algılanması çok daha farklı olur. Taksim’de maalesef sadece geçiş alanı olarak kullanılıyor. İstiyoruz ki Taksim Meydanı yaşanılır bir yer olsun, vakit geçirilsin.

 

     

 

 

Beyoğlu’nda en çok sevdiğiniz mekanlar neresi diye sorsak?

 

Elbette bu konuda sert çizgilerle yapabileceğim bir ayrım olamaz. Beyoğlu benim iç in ana kucağı gibi bir yer. Çocukluğumun, gençliğimin, eğitimimin, iş hayatımın, yöneticiliğimin odak noktasında hep Beyoğlu oldu. Nereye gitsem orada kendimden bir parça buluyorum.

Her zaman İstanbul’a hizmet etmenin onurunu yaşadım. Bu macera Beyoğlu’nda başladı. Ve bugün de devam eden ilk projelerimi burada hayata geçirdim. Ve bunun sonucunda ekonomi, kültür ve sanat alanında yaptığımız ilklerle Beyoğlu’nu kültürün, sanatın, eğlencenin ve ekonominin merkezi haline getirdik. Bütün bu hizmetlerin ve projelerin hem ekonomik hem de kültürel anlamda ilçemizin ve kentimizin yıldızının parlaması adına çok büyük katkıları olmuştur. Bundan sonra da yaptığımız hizmetlerle Beyoğlu’nda yaşam standartlarını yükseleceğiz. Beyoğlu’nun parlayan yıldızını daha da parlatacağız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim