• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 2 °C
  • Berlin : 0 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : -4 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -9 °C
  • Lefkoşa : 4 °C

İthal gelinler

10.04.2010 11:22
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Hamileydi... Klinikte tedavi görüyordu. Kesinlikle besin almayı ret ediyor ve doktorları  şaşırtıyordu. Yemeği ret etmesinin sebebini kimse anlayamıyordu.  Uzun konuşmamızdan sonra olay aydınlandı. Türkiye’den ithal gelin olarak gelmiş bir şeker hastasıydı. Yaz tatilinde evlendiği eşinden ve ailesinden şeker hastası olduğunu saklamıştı. Çocuğu olursa onun da şeker hastası olacağı korkusuyla doğurmak istemiyordu. Ayrıca şeker hastası olduğu ortaya çıkarsa eşinin onu “bozuk çıkmış mal” gibi  Türkiye’ye geri göndermesinden korkuyordu.  

İşte bir ithal gelin dramı... Şimdiye dek yaşanan dramların en masumlarından... Yaklaşık 11 yıl önce Almanya’nın İngolstadt kentinde ithal gelin Yozgatlı Nuriye’nin başına gelenler unutulamaz.  

Başta kocası ve kaynanası  olmak üzere tüm aile kızcağıza işkenceler yapmış ve daha sonrada kocasının kuzeni tarafından köyünde öldürülmüştü. Zavallı Nuriye unutuldu gitti ama bu dramdan hiç ders alınmadı. Hala Anadolu’da kızlar sadece yaz tatiline geldiklerinde birkaç kez gördüğü adamlarla Almanya sevdası uğruna evlendiriliyor. Lise mezunu kızlar ilk okul mezunu bile olmayan adamlarla ailesinin baskısıyla evlendiriliyor. Kızın ailesi Almanya’dan damadı tüm ailenin yaşam sigortası olarak görürken, damadın ailesi de “aman oğlumuz gavur kızlarıyla evlenmeden evlendirelim” telaşına kapılıyor. Bazı aileler de yıllarca çalışıp edindiklerimiz niye yabancılar yesin düşüncesiyle  oğullarını köylerinden akraba kızlarla evlendiriyorlar. Bu mal hırsı sonucu doğan özürlü bebekler konusuna hiç girmeyeceğim.   

Ne Almanya’ya gelip kültür  şokuna giren kızcağız, ne de evde zorla evlendirildiği eşi dururken çok sevdiği Alman kızıyla arkadaşlığına gizli kapaklı devam etmeye çalışan genç mutlu oluyor. Kaynana-kayınpeder ise oğullarına gelin değil kendilerine bir hizmetçi almış havasına girip, zavallı kızı köle gibi kullanıyorlar.     

Türkiye’den gelen kızcağız tüm baskılara rağmen onuru uğruna evi terk edemiyor, Türkiye’deki ailesi onu bir maddi kurtarıcı olarak görüyor. Evini terk etme cesaretini gösteren kızcağızlar da hem eşinin ailesi hem de Türkiye’deki ailesi tarafından “kötü yola düşmüş” kadın muamelesi görüyor. Bugün Alman kadın evleri bu tür muamelelere maruz kalmış insanlarımızla doludur.    

Yukarıdaki anlatmaya çalıştığım ithal gelin yaşam kesitlerinin tabii ki  herkes için geçerli olması düşünülemez. Kimse lütfen üstüne alınıp darılmasın. Ama maalesef bunlar artık gerçekler ve gerçekleri konuşalım ki eğer bir hata varsa düzeltmeye gidelim.  

Anne baba olarak Türkiye’den kendimize köle gelin getirtmeyip, oğlumuzun gönlünün sultanıyla evlenmesine anlayış gösterelim. Böylece hem oğlumuzun hem de köydeki zavallı kızın başına yakmayız...        

Türkiye’den eş getirme konusunda Alman makamlarının bazı uygulamalarını sadece bize zorluk olarak çıkarıldığını düşünmeyip, bu konuda yaptırımlara gerek duyulmadan çağdaş yuvaların kurulmasına destek verelim. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim