• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -2 °C
  • Paris : 3 °C
  • Amsterdam : 3 °C
  • Zürih : -2 °C
  • Moskova : -1 °C
  • Lefkoşa : 15 °C

İyi günler Prusyalı domuz

30.01.2010 17:12
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Bavyera’da selam genelde “Gruss Gott” şeklinde verilir ve bu da yaklaşık olarak “Allah’ın selamı seninle olsun” anlamına gelir. Orta ve Kuzey Almanya’da ise genelde  “Guten Tag” şeklinde “İyi Günler” dilenir. Ben de içinde Allah kelimesi geçtiği için Bavyera selamını çok severek kullanırım. Bir Bavyera’lının en kızdığı şeylerden birisi de verdiği Allah’ın selamına Kuzey Almanyalının iyi günler  şeklinde yanıtlamasıdır. Böyle bir durumda genelde hemen içinden veya alçak bir sesle “iyi günler Domuz Prusyalı” diye homurdanır.  1871’den beri bir arada yaşamak zorunda bırakılan bu insanlar içten içe hala birbiriyle kaynaşmada zorluklar çekmektedir. Hatta hala “bizim bu Prusyalılarla birleşmemiz çok yanlıştı, bizim gerçekte Avusturya ve Güney Tirol ile birlikte olmalıydık” diyenler vardır.
Bir de bizdeki selamlara bakalım... Ben bir Müslüman olarak “Selamünaleyküm” demeyi pek severim. Ama bu selam şeklini kullandığımda bakın aşağıdaki şekillerde algılandığımı düşünüyorum:
a)    Bazıları Allah’ın selamını Allah rızası için alır.
b)   Bazıları “Şeriatçı herif, Arapça selam veriyor, bu tiplerin laik Türkiye’de işi ne, İran’a gitsinler, zaten bu gericiler de son günler de azdı...”diye düşünür ve “Aleykümselam” demez... (Zamanında bize sol görüşlerimizden ötürü “Komünistler Moskova’ya” dendiği gibi)
c)    Bazıları “bu da bizim gibi cennet yolcusu (sanki cennete gitme garantisi almış), acaba hangi şeyhe bağlı” diye düşünür...
d)   Bazıları da senin selamını duymazlıktan gelir, hemen “ne istiyorsun?” diye sorar. Bunlar genelde her türlü selama karşıdırlar,  bunlar için selamın şekli önemli değildir, önemli olan makamlarıdır. Nedense bunlara genelde havalimanlarında pasaport veya gümrük kontrolü yaparken, devlet dairelerinde veya  hastanelerde karşılaşılır.
 
Amerika’da veya Avustralya’da görünümünden Pakistanlı veya Arap ülkelerinden geldiğini düşündüğümüz taksi sürücülerine “Selamünaleyküm” dediğimizde de hemen “Müslüman kardeş” muamelesi çekilir, sempati görürüz. Bu selam adeta Müslümanlar arasına bir kardeşlik şifresidir ve bu da güzel bir duygudur.
Arap ülkelerine “Selamünaleyküm” dediğimizde farklı farklı yaklaşımlara maruz kalırız.
Örneğin Mısır’da turistlerin yoğun olduğu bir bölgede istediğin kadar “Selamünaleyküm” de bu seni kazıklanacak bir turist olmaktan kurtarmaz, çünkü Müslüman olmayan turistler de dahil olmak üzere herkes birbirine “Selamünaleyküm” diyor.  
Tunus, Cezayir Fas gibi Kuzey Afrika cumhuriyetlerinde “Selamünaleyküm” dediğinde  Fransızca yanıt alabilirsin, çünkü onların gözünde bir turist Müslüman olamaz...  Ama selamın arkasından Türk olduğunu söylersen hemen seninle Arapça sohbet  etmeye kalkar, Arapça bilmediğini söylediğin de şaşırır, Müslüman ülke Türkiye’de doğal olarak Arapça bilinmesi gerektiğini düşünür.
Duabi, Abu Dhabi veya Bahreyn’de ise halktan birine “Selamünaleyküm” dediğinde normal karşılanır ve selamın alınır, ama biraz okumuş ve zengin kesime “Selamünaleyküm” dediğinde “godd morning Sir” yanıtı da rahatlıkla alabiliyorsun. Çünkü beyim Oxford veya Harward’da okumuştur...  
“Ne haber moruk”, “Hi”, “By”, Selam, Tünaydın gibi selamlama şekillerine hiç girmeyeceğim. Müslüman olarak, namaz sonunda gözle görünmeyen meleklere bile selam verecek kadar yüce  bir dinin mensubuna  yakışır şekilde, görünenleri içinde Allah kelimesi geçen bir hitap şekliyle selamlamamız gerektiğini düşünüyorum .

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim