Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kılıçdaroğlunun son grup konuşması
07 Şubat 2012 Salı 22:29

Kılıçdaroğlu'nun son grup konuşması

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Genel Kurul'da partililere seslendi.

Başbakan Erdoğan'ın parti grubundaki konuşmasının ardından CHP lideri hakkındaki sözlere jet hızla cevap verdi. Başbakan'ı ağır mı ağır sözlerle eleştiren CHP lideri sözü Gençliğe Hitabe tartışmalarına getirerek meydan okudu. CHP Genel Başkanı Kemal kılıçdaroğlu, 'Aslında soru sormaya bile gerek yok. Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta "Kılıçdaroğlu artık mercek altındasın, takip ediliyorsun" diyor. Ahlaksızlığa, pervasızlığa, densizliğe bakar mısınız? Sen de ahlak kırıntısı var mı, yok mu? Onu söyle.' diye konuştu

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları

İşte CHP liderinin konuşmasından satır başları...
ERDOĞAN HALA ULUDERE'YE GİTMEDİ

Uludere'ye gitmemem için kırk dereden su getirdiler. Her zaman gideceğim oraya. Her zaman dile getireceğim. Başbakan hala gitmedi. Taziye çadırı var. Oraya gidemiyorlar. Ama biz gittik. Kimse engel olmadı. Normalde Başbakan'ın bize teşekkür etmesi lazımdı. Dedi mi demedi. Ağzına ne geliyorsa söyledi bize. Küfür dahi söyledi. Ben her yerde her zaman söylerim. İftira atmak insana yakışmaz.
SEN YABANCI İSTİHBARATLARIN OYUNCAĞI OLDUN

Soruyorum hala, sen bu istihbaratı kimden aldın? Çık söyle. Ben soruyu biraz daha indireyim. Sen bu istihbaratı Mossad'dan mı aldın CIA'dan mı aldın? Çık söyle. Sen 34 kişinin başına bomba yağdırdın sesin çıkmıyor. Sen yabancı istihbaratların oyuncağı oldun. Bu yüzden sesin çıkmıyor.
GAZZE'YE YARDIM GÖTÜRECEKTİN NE OLDU?

Mavi Marmara gemisinde kıyameti kopardın ne oldu? Gazze'ye yardım gemisi götürecektin. Ne oldu yaptın mı? Yapmadın. Neden, egemen güçlerden talimat aldın. Gazze'ye yardım götürecekmiş, sen onu benim külahıma anlat. İsrail ile perde arkasında nasıl anlaşırım onu dertleşiyorlar. Sen daha 40 gün önceki olaylarla hesaplaşamıyorsun. Dünyanın en basit sorusuna cevap veremiyorsun. Çık söyle ki ben, İsrail'in korkuluğu musun Amerika'nın korkuluğu musun bileyim. 12 yaşındaki çocukları bombalayacaksın. Sonrada kalkıp ahkam keseceksin.

Semire Encü Tayyip Erdoğan'a bir insanlık dersi vermiştir. İşte gönderdiği cevap; "Sayın Erdoğan, sen bana para göndermişsin ama ben oğlumun katillerini istiyorum" diyor.
İNÖNÜ İLE YUNAN TRIKOPIS BİLE BU KADAR UĞRAŞMADI

Geçen hafta Başbakan parti grubunda 46 dakika konuşmuş. Bu 46 dakikalık konuşmada 45 dakika boyunca CHP ve Kılıçdaroğlu hakkında konuşmuş. Recep Tayyip Erdoğan 34 defa CHP, 12 defa da Kılıçdaroğlu demiş. Hani CHP’nin durumu bu kadar kötüydü niye bu kadar bahsediyorsun? Korkacaksın Recep Tayyip Erdoğan. Frenleri tutmuyor kırk yıl önceki İnönü’ye gidiyor. Trikopis bile İnönü’yle bu kadar uğraşmadı.

Her şeyi bırakmışsın 70-75 yıl önceki olaylarla uğraşıyorsun. Atatürk ile İnönü ile uğraşıyorsun. Türkiye'nin sorunlarından kaçıyorsun başka işlerle uğraşıyorsun. İnönü'yü her zaman başımızın üstünde taşırız. Her zaman her yerde.
DİN TÜCCARI ERDOĞAN

Tayyip Erdoğan bir bölücüdür. Toplumun bir fay hattı varsa onu tetikleyip olay çıkartmak istiyor. Bununla oy toplamak istiyor. Bizim yapmamız gereken onların birliğini bütünlüğünü savunmaktır. Daha önce de söyledim Erdoğan'ı dindar görmek dindar insanlara bir hakarettir. Erdoğan bir din tüccarıdır. Senin dindarlığını değil, senin din tüccarlığını öğreteceğim insanlara. Dindar adam insanı sever. Sen kırk yıl önce Hakk'ın rahmetine kavuşmuş insan için atıp tutuyorsun.
BUNLAR KOYUN GÜDEN GENÇLİK YETİŞTİRMEK İSTİYOR

Bunlar 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı yasakladılar. Deprem oldu dediniz yasakladınız. Aynı akşam koşa koşa düğüne gittiniz. Ardından Andımız'dan rahatsız oldular. Arkasından Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ninden rahatsız oldunuz. 74 milyonun Gençliğe Hitabesi o. Yüreğin varsa çık kaldır bakalım nasıl kadırıyorsun. Bizim gençleri koyun güden gençler olarak yetiştirmek istiyorlar. O gençlik bu ülkenin çimentosudur. O gençlik Atatürk'ün verdiği bağımsızlık savaşının en temel taşıdır.
AKP İKTİDARI DİKTA REJİMİ

AKP iktidarında demokrasi bağımsızlığı medya bağımsızlığı yok. Dikta rejimiyle her şey güllük gülistanlık değil.
Kendinize iki şey sorun:
Bir: Ben Erdoğan hakkında muhalif bir şey yazarsam başıma ne gelir?
İki: Telefonlarım dinleniyor mu?
Bunlara cevap verdikten sonra dikta rejimin olup olmadığını görürsünüz.

Erdoğan benim senden korkum yok. Sende ahlak kırıntısı var mı çık onu söyle.

Yargıya el koydun. Birer operasyon mahkemesi kurdun. Bu özel mahkemeler Erdoğan'ın mahkemeleridir. 12 Eylül döneminde bile yargıya el konulmadı. Bu şeref postmodern döneme nail oldu.

Bu olaylar gösteriyor ki bu ülkede hukukun üstünlüğünden bahsetmek mümkün değil. Eskiden AKP'yi demokrasiyi getiren hukuku getiren olarak görüyorlardı. CHP'yi de tutucu olarak görüyorlardı. Ama şimdi herkes neyin ne olduğunu gördü.
AUSTER'E SALDIRIYORLAR

Paul Auster'e soruyorlar Türkiye'ye gelecek misin? Biz demokratlar Bush'lardan kurtulduk. Bir savaş suçlusu Cheney'den kurtulduk. Ne oluyor Türkiye'ye. Orada yazarlar çizerler hapiste. Ben oraya gelmiyorum. Şimdi soruyorum Başbakan'a ne var şimdi bunda? Auster Irak’ta 1,5 milyon katledilirken Bush ve Cheney’i suçluyor. Büyük ihtimalle Recep Tayyip Erdoğan bundan rahatsız oldu. Yoksa Auster’ın şu sözlerinden mi rahatsız oldu: “Atatürk olağanüstü bir lider, Türkiye’yi yeniden yaratan eşsiz biri. 20. yy’ın en önemli tarihi kişiliklerinden biri” Auster'e "Biz sana çok muhtaçtık ya gelsen ne olur gelmesen ne olur" diyor. Evet çok şey kaybettik.

Erdoğan başka cepheden, Arınç başka cepheden saldırıyor. Arınç ne diyor "Gelsin Atatürk filminde oynasın." Neden, Auster'in söylediklerinden rahatsız oluyor?

Dink cinayetinde söyledim AKP bürokratlarının nasıl korunduğunu, nasıl yükseltildiğini. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü'nün nasıl terfi ettirildiğini.

Muhalefetin sesini kısmak için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Buradan televizyonlar yayın yapıyordu. Kaldırdılar. Milletin kürsüsünden milletin sesi kesilir mi? Bir de demokrat kesiliyorsunuz.

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ANALİZ