• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul : 5 °C
  • Berlin : -5 °C
  • Paris : -2 °C
  • Amsterdam : -5 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -8 °C
  • Lefkoşa : 6 °C

MİLLETİN AÇILIMI NE ZAMAN

28.03.2010 12:08
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

Nevzat Laleli      nevzatlaleli@gmail.com        www.yuvamiz.net

Güncel olaylar yazı serisi                                                          

Bir müddetten beri “demokrasiye dönüş veya insan hakları açılımı” başlıklarında bir çalışma hükümet öncülüğünde yürütülmeye çalışılmaktadır. Bu konu da değişik kesimlerle toplantılar yapılmakta, beyanatlar verilmekte, görüşler alınmaktadır. Bu konuyu yayın politikasına uygun bulan gazeteler ve televizyonlar açık oturumlar yapmak, olayın halkımız nezdinde hüsn-ü kabul görmesine (kamuoyu oluşturulmasına) çalışılmaktadır.

Böyle bir çalışmayı bütün kalbimizle destek olduğumuzu baştan belirtirken bu çalışmanın milletimizin bizatihi kendi talebi olarak ortaya getirilmesini beklediğimizi, bir AB (Avrupa Birliği) uyum çalışması olmaması gerektiğini de vurgulamak isterim.

Ne yani, AB’nin istekleri milletimizin isteklerinden daha mı önemlidir ki biz bu açılımları onlar istedi diye yapıyoruz.

Bu davranış şeklimiz, milletimize bir güvensizlik olduğunu ve AB’nin ise her istediğini her türlü bedel de ödeyerek yapacağımızın bir göstergesidir.

Hükümet bu konuya önce “Kürt açılımı” ile başladı. Onların ileri gelenlerini topladı, onlarla müzakereler yaptı ve hemen de adım atmaya başladı. İşte “TRT ŞEŞ” bu açılımın bir adımı olarak karşımıza çıktı.

Kürtçenin eğitim ve öğretilmesi, Üniversite de (Fırat Üniversitesi) bir “Kürt dili ve edebiyatı” bölümü açılması ve daha buna benzer birçok adımın atılması yapıldı.

Yine hemen belirtmeliyim ki bu atılan adımlar zaten geç kalmış “Temel İnsan Hakları”na uygun adımlardı ve bizim de baştan beri istediğimiz şeylerdi.

TEMEL İNSAN HAKLARI

Tabii insan haklarını yeniden bir kere daha gözden geçirecek olursak;

1.      İnsan olmaktan doğan hak,

a)      Yaşama hakkı (can güvenliği)

b)      İnanma hakkı (istediği dine –yaşama tarzına- inanabilme)

- İnandığını ifade edebilme hakkı (istediği dili konuşma, yazma vb)

– İnancının eğitimini alabilme hakkı (eğitim ve öğretim)

– İnancına ait teşkilatlanabilme hakkı (dernek, vakıf, sendika ve parti kurma)

– İnandığı gibi yaşayabilme hakkı (kılık kıyafet, hayatını yaşaması)

c)      Aklın korunması hakkı (aklı gideren şeylerden korunması)

d)      Malın korunabilmesi hakkı (hırsızlık, soygun, kap-kaç, hortumlamadan vb)

e)       Neslin korunabilmesi hakkı (çocuğun ana karnından başlayarak korunması)

2.      Adalet gereği hak, (aynı işi yapanlara aynı ücret, her kese aynı imkân)

3.      Emek karşılığı doğan hak (çalışanın hakkının aynen verilmesi)

4.      Karşılıklı rıza ile (mukaveleden) doğan haklar olmak üzere dört temel esasa

sahip bulunmaktadır.

AÇILIM DEVAM EDİYOR

Medya haberlerinden öğrendiğimize göre hükümetin açılım çalışmaları devam etmektedir. Kürt açılımından sonra, Alevi açılımı gündeme gelmiş, onların ileri gelenleri ile birçok toplantılar yapılmıştır.

Sonra sinema ve film oyuncuları Sayın Başbakan tarafından toplanılmış, onlara birçok iltifatlar yapılmış, açılım konusunda istekleri sorulmuş ve fikirleri alınmıştır.

Sırada radyo ve tv görevlileri, yazarlar… Bu çalışmalar devam etmektedir.

Dikkat ediyor musunuz? Ülkede her kesle açılım konusu müzakere ediliyor ama ülkenin kahir ekseriyetini oluşturan ve günümüzde büyük zulümlere uğrayan “Milletimize – Sunnilere (Peygamberin sünnetine uyanlara) bir açılış çalışkesi” düzenlenmiyor.

Eğer Hükümet vatandaşını değişik isimlerle tasnif ederek onlarla ayrı ayrı çalışmalar yapmasaydı ben de “Sünniler” konusunu dillendirmeyecek, yukarıda ki “Hak’ın tasnifi” üzerinden taleplerimi bildirecektim.

 “Türkiye Müslüman bir ülkedir ve bu ülkede çoğunluğu Sünnî Müslümanlar oluşturur. Uzun yıllardan beri Sünnî Müslümanların temel hakları çiğnenmektedir. Aşağıda ki hususlar insan haklarına, demokrasiye, âdil hukuka, aklıselime, vicdana aykırıdır.

1. Laik olduğunu iddia eden düzen ve sistem Müslümanlara baskı yapmakta, onların din, inanç ve inandığı gibi yaşamak hürriyetlerini zalimce kısıtlamakta ve daraltmaktadır. İslâm'ın yerine, onunla bağdaşması mümkün olmayan resmî ideoloji bir pseudo din olarak konulmak istenmektedir.

2. Ortodoks Rumların, Gregoryen Ermenilerin, Musevî cemaatinin, Süryanilerin, bütün azınlıkların kendi hür ve özerk dinî teşkilatları olduğu halde Müslüman çoğunluğa bu hak tanınmamakta; onların din işleri bir genel müdürlük seviyesinde olan resmî Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görülmektedir.

3. Her tür dernek kurulabilmektedir ama din derneği kurmak yasaktır.

4. Müslümanlara, İslâm okulları kurma izni verilmemektedir. Tevhid-i tedrisat kanunu, Tevhidî tedrisatı yasaklamıştır.

5. İslâm dini, kadınların ve kızların tesettüre girmesini emretmektedir. Tesettür Kur'ân'la, Sünnetle, icmâ-i ümmetle, fıkıhla sabit bir farzdır. Diyanet'in, tesettürün farz olduğuna dair gerekçeli iki resmî kararı (fetvası) bulunmaktadır. Buna rağmen Müslüman kız öğrencilerin başörtülü olarak okumasına, Müslüman kadın avukatların başörtülü olarak mesleklerini icra etmelerine, Müslüman memurelerin başörtülü olarak çalışmalarına izin verilmemektedir.

6. Türkiye iddia edildiği gibi lâik bir ülke değil, lâikçi bir ülkedir. Bu lâikçilik ideolojisi terör estirmektedir.

7. Çoğunluğu oluşturan Sünnî Müslümanların kıyafet hürriyeti, serpuş ve tesettür hürriyeti, lisan ve yazı hürriyeti, dernek kurma hürriyeti, devletten bağımsız hür dinî cemaat oluşturma hürriyeti, başlarına ruhanî bir din başkanı seçme hürriyeti, eğitim hürriyeti, okul açma hürriyeti ve daha birçok temel hak ve hürriyetler ayaklar altına alınmıştır.

Sünnî Müslüman çoğunluğa mensup bir vatandaş olarak yukarıda saydığım bütün hürriyetleri talep ediyorum.

Din hürriyeti istismar edilebilir iddiası kof ve boş bir bahanedir. İstismar edilebilir diye hiçbir hürriyet askıya alınamaz (M.Ş.E. 20/3)”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim