• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : 1 °C
  • Paris : -4 °C
  • Amsterdam : -4 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 12 °C

Milletin İradesi Esastır!

04.03.2014 23:15
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Türkiye, tarihinin hiç bir döneminde, bu kadar başarılı ekomonik ve sosyal göstergelere sahip olmamıştı. Bu başarılı hamleleri, sadece tek bir alanla sınırlı kalmayıp; demokrasi, eğitim, sağlık, savunma sanayi, ulaşım, nano teknolojisi gibi konularda da aynı sürat ve kalitede birlikte gerçekleştirilmiştir. Ak Parti 2001 yılında iktidara geldiğinde; kelimenin tam manasıyla ‘Enkaz’ devralmış ve iktidarının ilk 3 yılı hummalı olarak bu enkazı temizlemek için uğraşmıştır.

Anasol-D iktidarının yolaçtığı, hem ekonomik hem de sosyal travmaları, o günü yaşayanların belleklerinde hala canlılığını korumaktadır. Milletin cebinden buhar olan Milyar Dolarlar birilerinin cebine giderken, Başbakanlık binası önünde konuşma yapan Başbakan Ecevit’in ayaklarının önüne ‘Yazarkasa’ atılıyor ve ‘Battık öldük, mahvolduk’ nidaları ayyuka çıkıyordu... Gerçekten o dönemin ekonomiden sorumlu kişileri, ‘İMF’nin gelmesini dört gözle bekliyor ve vereceği bir kaç milyarcık kredi ile maaşları ödemenin hesaplarını yapıyorlardı.

Devlet gerçekte; iflasın eşiğine gelmiş, son çare olarak Amerika’dan ithal edilen Kemal Dervish’e kuratırıcı gözüyle bakılmaya başlanmıştı. Siyasette ‘Dürüstlük’ten başka bir becersisi olmayan merhum Ecevit ise, yıllar sonra geldiği hükümet de, yine ‘fiyaskolar ve yoklar’ filminin başrolünde oynayarak ‘Benim adım hıdır; vallahi elimden gelen budur’ ifadesini  ete kemiğe büründürmüştür adeta.

Yine o zamanların astığı astık kestiği kestik ceberrut ‘Yargı’sı ve Cunta heveslisi askerleri ile ‘Dinci’ avına çıkılmış, binlerce insan, simitçisinden kebapçısına varana dek 'Dinci'  diyerek fişlenmişti. Türk usulü demokrasi adı altında, kendilerine ‘Kurtarıcı’ rolü biçenlerin, seçilmeişlerin başında boza pişirmeleri de o zaman ki sermayenin pek bir işine gelmekteydi. Gerçi ne zaman gelmemişti ki? Kendi milletine tepeden bakan, onları adam yerine koymayan Türk 'Sermaye'sinin, eşine bu dünyada dahi rastlnamsı mümkün değildi...

Yani al gülüm ver gülüm oyunuydu oynanan. Küçük bir muhtıra eşliğinde düşen borsa endeksi; hüüp milyarlar cebe toka idi... Bir nevi bacasız endüstri haline gelmişti bu darbe ve muhtıra müessesi. ‘Atatürk ve Laikliği Koruma’ kisvesi ile, milyonlarca insan mağdur ediliyor ve haksız yere tutuklananlar, çeşitli işkencelerden geçiriliyordu.

Bu anlattıklarım ‘Hoolivud’ filmlerinden alınmış sahnelerde geçmiyordu beyler... Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bir rejimin varlık sebebini ‘Milletine’ düşmanlık etmek oluşturmuş. Herkesin inancına karışmış bu rejim... Herkesin giyinişine, düşünüüne, konuşmasına bile, ipotek koymak istemiş... İşte bu manzaraları yaşayan Türk Milleti, 2001 yılından beri, gerçek hürriyet solumakta... İnancını (Hangi inanıştan, hangi dinden olursa olsun) hür ve serbest bir biçimde yaşamakta...

Diğer inanç sahiplerinin, vesayet rejimi tarafından ellerinden alınan tüm mal varlıkları iade edildi... Kilise ve havralar milyarlarca dolar harcanarak restore edildi... Türkiye sınırları içinde ve dışında ne kadar ata yadigarı eser varsa, tek tek elden geçirildi... Bütün bunların parasını bu 'hırsız' dediğiniz hükümet ödedi.

Vicdan ve izan sahibi olanların gördüğü gibi vatanımız, bir çok alanda müthiş ilerlemeler kaydederek, diğer ülkelerin gıpta ile bakmasını sağalayan başarıların altına imzasını atmıştır... Her zaman, fakir ve fukaranın yanında olduğunu bir çok icraatıyla ispatlamış olan bu hükümete halkın çok şükür tevecühü oldukça yerindedir.

Yani; birileri bu hükümete; montajlama ‘Hırsız’ dedi diye, bu millet kendisine bu denli hizmet eden kadroları kolayınan harcamaz. Bu zamana kadar bu millet, kendisine verilen değerin karşılığını sandıklarda hep fazlasıyla geri vermiştir... Bu millet kadirşinas bir millettir... Yakında zaten önümüze sandık konacak. Bu zamana kadar milletin iradesine çeşitli vasıtalarla ipotek koyan kim olursa; bu sandığa hezimet olarak gömülmeye mahkumdur...

Gömülmelidir de... Bu hükümetin devasa hizmet icraatlarını beğenmeyip sözümona ‘Hırsız var’ iftiraları ile milletin gözünde itibarsızlaştıran zümreye sesleniyorum; 1946’dan beri avuçlarınızı yalıyorsunuz...

Yine yalayacaksınız...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim