• BIST 82.130
  • Altın 147,965
  • Dolar 3,7924
  • Euro 4,0583
  • İstanbul : 9 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -4 °C
  • Moskova : -3 °C
  • Lefkoşa : 15 °C

Moskova’ya yine gidemedim

31.01.2011 19:15
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 

Bugünlerde Moskova’ya gitme planları yapıyordum. Uçak, otel ve hatta havaalanı transferi konusunu ayarlamıştım, ama boommm...


Moskova'nın en işlek havaalanı olan ve benim de inecek olduğum Domodedova Havaalanı'nın dış hatlar terminalindeki gelen yolcu bagajlarının bulunduğu bölümde patlamada 35 kişi hayatını kaybederken 168 kişi de yaralandı. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında da yine gitme hazırlıkları içersindeyken bu kez metrolardaki patlamalar yüzünden gidememiştim.


Şimdiki saldırıda ölenlerin milliyetlerine bakıyoruz: 8 yabancıdan 2'si İngiliz, diğerleri de Alman, Bulgar, Kırgız, Tacik, Özbek ve Ukraynalı, sadece 16'sı Rus ve geriye kalan 11 kişinin kimliği ise henüz tespit edilememiş. Ben bir Çerkez kökenli olarak, Çeçenistan’daki ve diğer Kafkas cumhuriyetlerindeki bağımsızlık hareketini doğal olarak destekliyorum, ama... Oradaki savaşla hiçbir ilgisi olmayan bu insanların ölmesiyle bu bağımsızlık hareketi ne kazandı, anlayamıyorum... Ülkendeki işgal güçlerine karşı ülkende mücadele ver, ama ülken dışındaki masumları öldürürsen, sana maalesef sadece terörist diyebilirim, bağımsızlık savaşçısı diyemem.


Maalesef günümüzün vebası terörizm yüzünü değişik ülkelerde değişik maskelerle gösteriyor. Mısır’ın İskenderiye kentindeki Azizler kilisesine yılbaşı gecesi atılan bomba ile 21 kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık yüz kişi yaralanmıştı. Bu insanların tek suçu Hıristiyan olarak Allah’a inanıp kutsal gecelerinde kilisede ortak duaya katılmaktı. Bunu Müslümanlık adına yapan sapıklar İslamiyet’e nasıl bir damga vurduklarının farkında mıydılar acaba? Allah onlardan razı gelir mi yoksa sonsuza dek cehennemine mi atar, bence apaçık...


Bu yaralılardan durumu ağır olan yedi tanesinin tedavileri için geçen hafta Münih’e getirilmesinde bazı konularda yardımcı oldum. Görüştüğüm bir yaralı bayan, olayda bir gözünü ve duyma duygusunu tamamen yitirmişti. Kendi vahim durumuna bakmadan sürekli olarak Münih’teki başka bir klinikte ameliyata alınan kızını soruyordu. Oysaki ona patlamada eşini de kaybettiği hala söylenmemişti. Müslüman olarak onlarla yakından ilgilenmeme şaşırmışlardı, çünkü artık Müslümanlara olan güvenlerini yitirmişlerdi. Bense olaydan dolayı bir Müslüman olarak utanıyor ve vicdan azabı duydum. Yüce dinim İslamiyet’i bu hale getirenleri Allah’a havale ediyorum...


Mısır’a yaptığım gezilerde Müslümanlar ve Kıpti denilen bu insanlar arasında pek sorun gözüme çarpmamıştı. Ama dikkatimi çeken şuydu; Mısır’da tanıdığım doktorlar, eczacılar, mühendisler ve diğer yüksek eğitim gerektiren meslek sahipleri Kıptiydi. Özellikle Ramazan aylarında Müslüman taksi sürücüleri dikkatimi çekmişti; müşteri beklerken bir yandan direksiyon başında sallana sallana Kuran okuyorlar, bir yandan da araçlarının önünden geçen yarı çıplak Avrupalı turistleri gözetliyorlardı.


Ülkede Müslümanlar ve Kıptiler arasında kültürel farkı sorduğum aşağı Mısırlı bir eczacı bana şunu söylemişti: “onlar bütün gün Kuran okurlar, ama içindekileri uygulamazlar, bir şey yapmazlar, ama biz içindekileri tatbik ederiz”...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim