• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 5 °C
  • Berlin : 3 °C
  • Paris : 4 °C
  • Amsterdam : 3 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : -2 °C
  • Lefkoşa : 12 °C

MÜNİH’TE MADIMAK’I YAŞAMAK

02.07.2015 13:47
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Sivaslı dostlarım lütfen kırılmasınlar ama “Sivas” deyince benim aklıma hep “Madımak” geliyor.  Tüylerim diken diken oluyor, gözlerim yaşarıyor,  kulaklarım insan çığlıkları duyuyor, burnum yanık insan eti kokusu alıyor ve de ciğerlerim adeta duman doluyor.  2 Temmuz 1993’de Madımak otelinde insanlar inançlarından ötürü 35 kişi diri diri yakıldılar. Bu katliamda canını yitirenleri bugün rahmetle anıyor, suçluları ve onlara sahip çıkanları lanetliyorum...
Bu faciadan 22 yıl sonra Münih’te yine insanlar inançlarından ötürü yakılmak istendi. Pasing semtindeki DİTİB Hacı Bayram Camisi geçtiğimiz hafta kundaklanmaya çalışıldı. Allah’tan sabah namazı sonrası meydana gelen olay, din görevlisi Abdullah Haçkalı’nın soğukkanlılığı sayesinde yangının hemen söndürülmesiyle can kaybı  olmadan atlatıldı. Eğer, kundaklama girişimi caminin tıklım tıklım dolu olduğu teravi namazı saatlerinde yapılmış olsaydı ve herkes namazda olduğundan kimse olayı fark etmemiş olsaydı, onlarca Müslüman diri diri yanardı... Allah korudu...
Olaydan bir hafta kadar sonra kundaklama girişimini protesto etmek için caminin önünde toplandık. Maalesef, etkinlikte Müslümanların yakılmak istenmesini protesto eden Müslüman olmayanlardan sayısı, Müslümanlar’dan daha fazla idi... Yaşlı ve genç tüm Alman komşular cami önüne dolaşarak camiye, Müslümanlar’a sahip çıktılar. Protestan rahip konuşmasında Kuran’dan Maide Süresi’nin 32. ayetini okudu: “Bir insanı öldüren...” . Belediye Meclisi Üyesi Contanze Söllner-Schaar konuşmasında „Bizim, Pasing Camimize dokunmayın“ diyordu…
 
Şimdi soracaksınız: Münih’te merkezde yaşayan 57 bini Türk olmak üzere yaklaşık 110 bin Müslüman o sırada ne yapıyordu? Sanırım bir kısmı “O cami bizim cemaatten değil?”, diğer bir kısmı “Bana ne ya, Dünya’yı ben mi kurtaracağım?” diyordu, belki de bazıları da televizyonda “Nihat Hatipoğlu’nu izliyor.
 
Ha bir de bizim internet milliyetçileri var... Onlar da sanırım şu aralar çakma resimler paylaşarak, sanal nutuklar atarak Çin’deki Uygurları kurtarmakla meşguller. Burunlarının dibinde yakılmak istenen Müslümanları görmezken, binlerce kilometreler uzaklıktaki Müslümanları sanal alemde kurtarmaya çalışıyorlar...
 
8 yurttaşımızın öldürüldüğü NSU davasını kulak dolgunluğu(!) olsa da sanırım hepimiz biliyoruz... Münih’te de kurbanlar vardı... Bazı iyi niyetli insanlarımız bu kurbanların unutulmaması için bazen anma etkinlikleri yapıyorlar. Bu etkinliklere, bir kaç Türk dernek başkanı ve bir kaç Alman’dan başka pek katılan olmuyor. Geçtiğimiz günlerde NSU kurbanlarından Yunan Theodoros Boulgarides bir Yunan Ortodoks Kilisesinde düzenlenen törende anıldı. Sadece davetlilerin girebildiği kilisedeki törene, başta Bavyera Eyalet İçişleri Bakanı Joachim Herrmann ve Belediye Başkanı Dieter Reiter olmak üzere çok sayıda çok sayıda politikacı ve üst düzey yönetici katıldı.
 
Kurban Yunan Theodoros Boulgarides, Türk kurban Habil Kılıç’tan daha mı değerliydi?
 
Hayır, biz insanımıza değer vermezsek, elin oğlu hiç vermez. Bu kadar... 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim