• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -3 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -3 °C
  • Moskova : -6 °C
  • Lefkoşa : 10 °C

NEDİR BU ŞAM EMEVİ CAMİSİNİN HİKMETİ?

08.04.2016 18:49
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Erdoğan 2012 yılında yaptığı bir konuşmada, “… göreceksiniz inşallah biz en kısa zamanda Şam'a gidecek, oradaki kardeşlerimizle muhabbetle kucaklaşacağız. O gün de yakın. İnşallah Selahaddin Eyyubi'nin kabri başında Fatiha okuyacak, Emevi Camisi'nde namazımızı da kılacağız…“ demişti. O günden beri de bu „Emevi Camisi’nde namaz kılma olayı“ Suriye konulu tartışmalarinin ortasında yerine aldı.  Tartışmalarda Suriye’nin Türkiye tarafından işgali algılarının sembolü haline gelen bu camiyi merak edip biraz araştırdık. 

 

Şam Ulu Cami olarak ta bilinen bu cami, 634 yılında Şam’ın Araplarca fethi sonrası Emevi halifelerinden Velid bin Abdülmelik tarafından 705-715 yılları arasında yaptırılmış. Caminin şu anda bulunduğu yerde Roma döneminde yapılan bir Jüpiter tapınağı varmış. Daha sonra Hristiyanlık döneminde bu tapınağın yerine Bizans bazilikası yapılmış. Şam’ın bir kısmı sulhla, bir kısmı kılıçla fethedildiği için, bazilikanın doğu kısmı Müslümanlarca fetih hakkı olarak cami, batı kısmı da sulh sebebi olarak Hristiyanlar tarafından kilise olarak kullanılmış. Şam şehrine doğu tarafından sulh ile giren Müslüman komutan Ubeydullah bin Cerrah, şehrin batı tarafından kılıçla harp ederek giren ise Halid bin Velid'miş.

 

Cami, bugün hala korunan Vaftizci Yahya’nın kabri gibi bir çok kutsal emanetleri muhafaza eder. Ayrıca cami içerisinde Şiilik için önemli emanetler de vardır. Bunlar arasında I. Yezid tarafından gösterilmek üzere saklanılan Hz. Muhammed'in torunu Hüseyin'in kafası yer almaktadır. Caminin kuzey duvarına eklenmiş küçük bir bahçede Selahaddin Eyyubi'nin türbesi bulunmaktadır.

 

Kerbela Savaşı'nın esirlerinin 72 saat ayakta tutulduğu kapı ("Bāb as-Sā‘at"), Yezid'in mahkemesinde Zeynel Abidin'in durduğu yeri işaret eden beyaz kürsü, Zeynel Abidin'in esaret sırasında dua ettiği yer, I. Yezid tarafından gösterilmek üzere saklanılan Hz. Hüseyin’in kafasının ve diğer Kerbela şehitlerinin kafalarının muhafaza edildiği yerler caminin içindeki kutsal yerler olarak bilinmektedir.   

 

Caminin yapımı için  600.000 ile 1.000.000 dinar masraf edilmiş ve yapımında değişik milletlerde 12.000 kişinin çalışmış. Caminin kare planlı üç minaresi vardır. Bunlardan güneydoğu köşesindeki minare „Ak Minare“ olarak bilinir ki bu minareye Hazreti İsa Minaresi de denir. İslami inanca göre İsa Peygamber ahir zamanda, kıyamet günü  öncesi gökten inip Deccal'a karşı savaşıp, onu helak edecektir. Hadisler ve yerel Şam geleneğine göre, İsa, dünyaya caminin Doğu taraftaki İsa Minaresine inecektir. Güneybatı köşesindeki minareye Kayıtbay Minaresi, avlunun kuzey revaklarının ortasında ve tam mihrap ekseni üzerinde bulunan minareye de El-Arus Minaresi ismi verilir.

 

Abbasiler döneminde yönetim merkezinin ağırlıklı Bağdat olmasından dolayı önemi azalırken, şehirdeki Emevi mirasları sistematik bir şekilde yok edilmeye başlanmış. Buranın İslamın güç ve zaferinin bir sembolü olduğu fikri öne çıkarıldı. 780 yılında Şam valisi El Fadıl bin Salih döneminde caminin doğusuna saatli kubbe inşa ettirildi.

 

Müslüman-Türk hakimiyeti zamanında beş defa yanan cami,  bu sebeple büyük onarımlar geçirmiş. Bu onarımlardan son ikisi ise Osmanlı Sultanlarından Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan İkinci Abdülhamid tarafından yapılmış. 

 

Şam, I. Dünya savaşında kaybedildi. İngiliz ordusu 1 Ekim 1918'de şehri işgal ettiğinde şehre giren İngiliz generali ise ilk olarak Şam Emevi Caminde bulunan Selahaddin Eyyubi türbesine gelerek ve ‘biz geldik’ diyerek kabri tekmelemişti.


35 yaşında iken bu camide hutbe veren Bediüzzaman Said Nursi,  hutbesinde  İslam dünyasının geri kalmasının altı sebebini sıralamıştı: Ümitsizlik, yalancılık, kin ve düşmanlık, cahillik, baskı ve kişisel menfaat. 

 

Bakalım ne zaman bu camide namaz kılmak nasip olacak...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim