• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -4 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 0 °C
  • Zürih : -7 °C
  • Moskova : 1 °C
  • Lefkoşa : 14 °C

“NEIN” (Hayır) diyebilmek

11.02.2012 22:51
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 

Ahmet İNCEL / MÜNİH

 

 

Lütfen yazıyı okumaya başlamadan önce ekteki resme iyice bir bakın! Bu resim 1936’da Hamburg’da bir geminin suya indirilme töreninde çekilmiş. Resimde Hitler selamı yapmadığı gibi kollarını özellikle sıkı sıkı bağlamış olan bu kişinin adı August Landmesser.  Nazi rejiminin tüm baskısını yaşayan August, musevi bir hanımı olması ve bu hanımından iki kız çocuğu olduğu için iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu törene katılmak zorunda olan August, malum nedenlerle salonda Hitler selamı vermeyen tek kişi olmuştu.  Malesef bu fotoğraftan sonra bu kişinin akibeti meçhul oldu. Bu resim 1991’de tesadüfen bir dergide yayınlandığında August kızlarından biri tarafından tanındı. İşte August tüm inanılmaz Nazi rejimi baskısına rağmen “NEIN” (Hayır) diyebilmişti.  

 

Alman akrabalarıma “niye o zamanlar 6 Milyon Musevi’ni fırınlarda yakılmasına, yok edilmesine göz yumdunuz?” diye soruyorum. “Biz böyle olduğunu bilmiyorduk? Sadece günlük ekmeğimizin peşindeydik” diyorlar. Hatta ünlü toplama kampının olduğu Dachau’daki tanıdık yaşlılar bile “biz burayı sadece komünistlerin yattığı hapishane olarak bilirdik” diyorlar.  

 

Şimdi “bu olay ve resimle ne bağlantımız var” diyeceksiniz. Malesef ülkemizde son yıllarda bu “NEIN” diyenlerin o zamanlar Almanya’da olduğu gibi soluğu Silivri’de aldırıldığını gözlemliyoruz. Tutuklanan gazeteci sayısı yüzü buldu. Birinci ve ikinci Ergenekon davalarında önceleri yüzden fazla olan tutuklu sayısı şimdi 50 civarındadır. Yalnızca “Balyoz” davasında yargılanan sanık sayısı 367’dir ve bunların 247’si tutukludur. Çağdaş Hukukçular Derneği’nin (ÇHD) verilerine göre Türkiye’de halen 500’e yakın öğrenci tutuklu durumundadır. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında cezaevlerindeki tutuklu sayısı 25 bin 203 iken 2010 yılında bu sayı 59 bin 365’e ulaştı. Gerçekten yasalar önünde suçlu olanlar tabii ki cezalarını çeksinler, ama sadece susturmak için tutuklu olarak yıllarca cezaevine kapatmak hiç bir demokratik ülkede düşünülemez.

 

Burada birşeyler ters gitmiyor mu? Birilerinin artık birilerine “NEİN” (Hayır) demesi gerekmiyor mu? Bugün benim Alman  akrabalarıma sorduğum gibi, yarın torunlarımız bize “o zamanlar neden mani olmadınız?” diye sorduklarında ne yanıt vereceğiz? Bu internet çağında “yok ben duymadım, görmedim, söylemedim” deyip üç maymunu mu oynayacağız.

 

Endişem, gidişatın teokratik bir rejimden çok, fazişme doğru oluşudur... 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim