• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • İstanbul : 8 °C
  • Berlin : -3 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 3 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : 1 °C
  • Lefkoşa : 15 °C

NELERLE UĞRAŞIYORUZ?

30.10.2014 13:48
Ahmet İncel

Ahmet İncel

Üç askerimizin şehit olduğu gün sosyal medya şehitlerin kanlı cesetlerini teşhir edildiği resimlerle doldu. "Şehitlerin kanı yerde kalmayacak" "Vatan, Millet, Sakarya" falan filan... O gün sadece biri değişik bir resim kullandı. Ankara Belediye Başkanı, Twitter hesabından yeni Cumhurbaşkanlığı konutu 300 milyon dolarlık Ak Saray’ın gece çekilmiş resmini yayınlayıp yeni sarayın ne kadar muhteşem olduğunu, düşmanların çatlayıp, dostların gurur duyacağını yazdı. Ne anlamlı ata sözlerimiz var: "Koyun can derdinde kasap et derdinde".

 

Marsa araç gönderen Batı onun tekniği ve donanımıyla yaptırdığın binanın nesini kıskansın... Dünya, böyle bir sarayın var diye mi yoksa insan haklarına verdiği değere oranlı olarak mı sana daha fazla mı saygı duyacak? Bugün Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve diğer zengin Arap ülkeleri Dünya’nın en muhteşem binalarına sahip, sanıyor musun ki Dünya onlara daha fazla saygı duyuyor, aksine hala görgüsüz zengin Araplar olarak görülüyorlar.

 

Öte yandan üç şehit evine hiç sönmeyecek bir  ateş düştü, ama olaydan bir gün sonra sosyal medyada yine gündemine döndü ve şarkılar, karikatürler ve de vatan kurtaran İnternet kahramanlarının Türk bayraklarıyla süslü kolajları... 

  

Bırakalım bunları, şimdi bu "Barış süreci" konusunda oturup tekrar kafa yormaya başlayalım. "Bir askerimizin burnu kanamayacaksa" diye benim de içim sinmeye sinmeye razı olmaya başladığım "Barış süreci" hakkındaki düşüncelerim, son şehitlerle karma karışık oldu. Son ayaklanma tatbikatı olarak niteleyebileceğimiz olaylarda 33 kişi hayatını kaybetti, 214 okul binası, 67 emniyet binası, 25 kaymakamlık binası, 29 parti binası, çocuk yuvaları, Kızılay kan merkezleri, belediye binaları, cami, medrese ve STK binalarının aralarında olduğu 780 bina, toplam da bin 113 bina yakıldı veya tahrip edildi. Özel araçlar, belediye araçları, ambulanslar yakıldı; toplamda bin 177 araç kullanılamaz hale getirildi. Bunlar bazıları kabul etmese de bizim insanlarımız, bizim ödediğimiz vergilerle alınan mallar... Bu ayaklanmayı terör örgütünün resmi kanadı olarak görülen parti düzenlemişti, hatta neredeyse Cumhurbaşkanı seçilmek isteyen adam halkı sokağa dökmüştü...

 

Acaba iyi niyetle hayal mi ediyoruz, yoksa bu teröristlerle gerçekten de barış yapılabilir mi?

 

Şimdi ciddi ciddi oturup bu konuları tartışalım. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim