• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : -2 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 2 °C
  • Zürih : -7 °C
  • Moskova : -2 °C
  • Lefkoşa : 5 °C

Schengen (Şengen) anlaşması 25 yaşında

16.06.2010 13:14
Ahmet İncel

Ahmet İncel

25 yıl önce bugün 14 Haziran’da Lüksembourg’un Mosal nehri kenarındaki Schengen köyünde Avrupa’nın kaderini değiştiren bir anlaşma imzalandı. Adını bu köyden alan ve sınırların kaldırılmasını öngören  Schengen (Şengen) anlaşması ilk olarak Almanya, Fransa ve Benelüks ülkeleri arasında imzalanmıştı. Avrupa içersinde sınır kontrollerinin tamamen kaldıran bu anlaşmaya daha sonra diğer AB ülkeleri ve İsviçre olmak üzere 25 ülke katıldı. 27 Mart 2011’den itibaren Bulgaristan ve Romanya’da da sınır kontrolleri kalkacak iken, Kıbrıs Rum Kesimi, KKTC ile sorununu çözmeden bu anlaşmaya dahil olamayacak.
 
AB ülkelerinde yaşayan insanlar için gerçekten de büyük bir kolaylık. Avrupa ülkeleri arasında sınır kapıları artık terkedilmiş binalar olarak kalırken, insan bazen başka bir ülkeye geçtiğinin hemen anlayamıyor.   Tabii bu kadar özgürlük, yasadışı sınır geçişleri korkusunu da artırıyor. Avrupalılar bunun çaresi olarak Schengen Enformasyon Sistemi (SIS) denilen üye ülkelerin sınır koruma muhafızları, polisler ve yargı yetkililerinin kolayca bilgi alışverişini sağlayan bir veri ağı kurdu.  Yani Ukrayna sınırından Polonya’ya giriş yapmak isteyen birisinin Portekiz’de aranıp aranmadığını Polonyalı sınır polisi hemen saptayabiliyor.
 
Peki, Avrupalılar için oldukça kolaylık getiren bu sistem, diğer ülke insanlarını nasıl etkiledi? Avrupa içersinde sınırlar kalkarken, Schengen dış sınırlarında kontroller yoğunlaştırılıp, vize verilmede  daha sıkı önlemlere gidildi. Örneğin, 26 Mart 200’den beri Kuşadası’ndan karşıdaki Sisam adasına gitmek, Avrupa’ya dış sınırına girmek oluyor. Yunanistan, Schengen sisteminde kalabilmek için özellikle mülteci akımına karşı yoğun önlemler almak zorunda.
 
Gelelim bize... Türklerin yılda en az 4.5 milyon Schengen vizesi aldığı, her bir vize için yapılan harcamanın ortalama 100 Euro olduğu düşünüldüğünde, Türk vatandaşları kaba bir hesapla 450 milyon Euro’yu AB ülkeleri elçiliklerine ödemektedir. Ayrıca, ABD’den 10, İngiltere’den 5 yıl süreli vize alınabilirken, AB ülkelerinin 1, 3, 6 ay, en fazla bir yıl vize verilmesi ve hatta, Hollanda gibi elçiliklerin, gezi süresi kadar vize verilmesi Schengen’in yurttaşlarımıza etkisi olarak ortaya çıkmaktadır.  Türkiye ile AB arasıdaki mevcut anlaşmaların üye ülkelerce göz ardı edilmesi sonucunda iş adamlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız ve tüm vatandaşlarımız AB konsoloslukları önünde kuyruklar oluşturmakta, başvuru belgelerinde insan onuruna dokunan sorulara yanıtlar vermek zorunda bırakılmaya devam etmektedir.
Ha unutmadan, daha dün Avrupa’nın göbeğinde birbirini yiyen Sırbistan, Karadağ ve Makedonya vatandaşları yılbaşından beri Schengen ülkelerine vizesiz girebiliyor.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim