• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul : 6 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : -3 °C
  • Zürih : -5 °C
  • Moskova : -4 °C
  • Lefkoşa : 8 °C

SURİYE’NİN PKK’SI

20.06.2012 23:30
Ahmet İncel

Ahmet İncel

 

„Misak-i Milli sınırlarına dokunmadan (ki benim Misak-i Milli’mde Musul ve Kerkük de var) her türlü demokratik çözümü uygarca tartışmalıydık diyorum. Zana’nın konuşmasından bu uygar çözüm arayışı için henüz zamanın geçmediğini, son trenin kalkmadığını algılıyorum“.

 

Geçen haftaki yazımı umud dolu bu sözlerle bitirmiştim. Son olumlu gelişmelere dayanarak, altı ay önce yazdığım makaleyi geçen hafta yayınlama cesaretini bulmuştum.

 

Ama, şimdi, Yeşiltaş karakolu baskınından sekiz şehidimizin haberi geldi. Bu benim için yıllarca süregelen  bir filmi yeniden seyretmek gibi geldi. Bir barış umudu, bir hafif yakınlaşma ve ardından onların deyimiyle „ses getiren“ bir eylem. Birileri bu barışı istemiyor. „PKK, bize tek kurşun bile atmayan tek terör örgütü“ diyen Amerika bize bu barışa layık görmüyor… Hükümet barış için radikal önlemler almaya kalktığı an bir şekilde engelleniyor ve onların da elleri kolları bağlı kalıyor.

 

Bu saldırının asıl suçlusu bulundu. Emir, Bahoz Erdal’dan geldi. Zağros saha sorumlusu Mehmet Can Gürhan tarafından planlanan eylem, başında Azap Siser kod adlı Ekrem Güney’in bulunduğu Küçük Cido Taburu tarafından gerçekleştirildi. Sanki PKK barış istiyorda bunlar PKK’lı değil... Burada, Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in Suriye asılı olduğunu göz ardı etmeyelim, bu adamın Suriye rejiminin taşaronluğunu yapmış olabileceğini göz ardı etmeyelim. Özellikle Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin gerilmesinden sonra Bahoz Erdal, PKK’nın bütün kanlı eylemlerinin arkasındaki isim olarak dikkat çekti.Zana, örgüt içersinde Barzani’ye daha yakın olmakla suçlanırken, Suriye kökenli elebaşları da güya önderliğe hizmet adına Türkiye’yi kana bulama peşinde… Malum, baskın anında Erdoğan Meksika’da G20 zirvesinde Obama ve Putin ile Suriye pazarlığı yapmaktaydı. PKK’da artık Türkiye kökenlilerin ağırlığı azaldı mı acaba? 

 

Kafama takılan diğer konu da 300 PKK’lı karakolun önüne kadar geliyor, kimsenin ruhu duymuyor. Adamlar aynı anda karakola ve geçici tabura daha önceden sakladıkları ağır silahlarla saldırabiliyorlar.  34 kişilik kaçakçı kervanını gayet güzel gören Heron’lar, 300 kişilik eli silahlı koca bir çeteyi göremediler, çünkü havada değildiler. Günlerden beri bölgede hareketlenme yolunda istihbaratlar alınıyordu, ama tedbiler alınamıyordu.

 

Burada da yanıt bekleyen bir çok sorular var.

 

PKK tarafı malum, ama bizim taraftan da bu kirli savaşın bitmesini istemeyenler mi var acaba?

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim