• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : 2 °C
  • Amsterdam : -2 °C
  • Zürih : -2 °C
  • Moskova : -2 °C
  • Lefkoşa : 12 °C

Var mısınız?

11.02.2014 00:36
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Almanya’nın diğer şehirlerindeki yaşayan Türkler’in davranışları hakkında pek bilgi sahibi değilim ama; Münih’te yaşayan Türkler hakkında yeterince bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim... Hepinizin bildiği gibi, 16 Mart’ta Münih Belediye Meclisi için sandık başına gidilecek... Her tarafta, seçime girecek adayların hummalı çalışmalarına şahit olmaktayız...

Bu Münih Belediye Meclisi Üyeliği Seçimleri'nde Türk aday olarak sadece 5 isim yarışacak... Yani 6 değil 7 değil... Sadece 5 kişi... 60.000 Türk’ün yaşadığı bir şehirde, 5 adayı da aynı anda ‘Meclis’e gayet kolay bir şekilde sokmamız gerekirken; basit ve sığ ‘İzm’ kavgaları ile bölük pörçük bir görüntü vermekteyiz... Ve bu hazin görüntüyü de yıllardır başarılı  ve istikrarlı bir şekilde vermekteyiz ne yazık ki...

Ve yine ne acıdır ki, bu bölünmüş, parçalanmış, un ufak olmuş bu görüntünün gerçek sahibi ve müsebbibi de, burada yaşayan ve kendilerini ‘Halk’ın çok üstünde gören 'Burnu büyük çapı küçük' muhteris adamlardır... Bugün yeri ve sağlam ve seçilmesine garanti gözüyle bakılan bir ‘Aday’ etrafında kümelenip; sözüm ona destek vermek ve medyaya salkım saçak pozlar eşliğinde gülücükler dağıtmak, ‘İcraat’ten sayılıyorsa; tut kelin perçeminden o zaman...

Elbette o ‘Aday’ arkadaşımıza da belli bir desteğin verilmesi elzemdir. Lakin; diğer adaylarımızın sıra ve yerlerine bakıldığında; seçilmeleri için özel gayret sarfedilmeleri gerektiren yerdeler. O bakımdan, bütün Türk adayları ‘Meclis’e sokma gibi bir misyonumuz varsa; bu adayların tamamı ile alakalı bir çalışma yapmak durumundayız.

Yok efendim ‘Şu aday bize yakın; o aday bizim adamımız’ gibi sığ ve ucuz yaklaşımların burada yaşayan Türk toplumuna bir fayda getirmeyeceği kesin ve aşikardır... Madem; Türkler’i temsil eden 5 aday var; neden o zaman bu 5 değerli adayımıza topyekün destek vermiyoruz... Onların tamamını ‘Belediye Meclisi’ne yollamak için belli bir takım etkili stratejiler tesbit etmiyoruz... Bu kadar mı ‘İzm’ ve ideolojiler, gözlerimizi ve sağduyumuzu kör etti?..

İnsan gerçekten bu durum karşısında utanıyor... O kadar kimliklerimizi ve benliklerimizi kaybetmişiz ki; ne anlatırsan anlat; adamın umurunda bile değil... Nasıl olsun ki; ‘Adam’ ben ateist ve dinsizim diyor; ama bir bakıyorsun ki, Hazret; Alman Hristiyan Birlik Partisi’nde güya politika yapıyor...

Sen ne dersin Arkadaş bu duruma... Hem 'Dinsiz' olduğunu deklere edeceksin; hem de ikbal ve bir koltuk uğruna kendi görüşünle çelişen bir partide politika yapacaksın...Kendi değer ve kültürüne bu derece yabancı Türkler oldukça, Almanlar’dan bizi hakkıyla anlamasını nasıl bekleyebilirz ki?

Adam; Türk ve Müslüman adına ne varsa, düşmanlık beslemekte ve kin kusmakta... Ama artık bu soytarılıklara bir anlamda dur demek de lazım gelmekte... Burada sadece boylarını gördüğümüz, 'O toplantı senin, bu kokteyl benim' diyerek, fellik fellik gezen derneklerin temsilcilerine de burada seslenmek istiyorum: ‘Şayet bu gibi çok önemli sayılan ‘Milli' bir görevde birleşemiyor ve ortak hareket edemiyorsanız, koyver nereye giderse gitsin ucu... Bu kadar sığ ve anlamsız bir toplum önderlerinden bu topluma ne gibi bir fayda ve hizmet beklenir ki?

Artık silkinip bazı gerçeklerin de dile getirilmesi gerekmektedir... Madem ki; böyle bir altın fırsat elimize geçmiş; değerlendirmemiz gerekmez mi? Sen ve ben kavgasını bırakıp, bizim kendi ‘Adaylar’ımız ‘Meclis’ çatısı altına sokmak için belli bir çalışmanın içine girmemiz lazım gelmez mi?

Habire ‘Cek-cak’ ekleri ile süslü bir takım cilalı lafları daha ne kadar ağzımızda sakız edeceğiz. Bu adaylarımız arasında gerçekten Türk toplumuna bu zaman kadar faydalı hizmetleri olmuş, son derece mümtaz şahsiyetlerin varlığı da mı bizleri harekete geçiremeyecek?

Hem kalkıp; ‘Ben milliyetçiyim’ diyeceksin; hem de bu gibi ‘Milliyetçilik’ refleksi gerektiren durumlarda yan çizeceksin... Olmuyor kardeşim olmuyor... Artık şu kabak tadı veren ‘Ben, ben, ben’ anlayışını bir zahmet çöpe atın... Yoksa buralarda rezil ve perişan bir vaziyette zibil olup gideceğiz. Bununda müsebbibi kendilerini Kaf dağında gören çapsızlar olacaktır...

Olsun diyorsanız; ne ala... Ama; 'Bizim de bu topluma bir hizmetimiz bir katkımız olmalı' diyorsanız o zaman kolları sıvayıp işe koyulmamız gerek...

'Sen ben yok; bizler varız' diyerek...

Var mısınız?

 

haberbayern.de

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim