• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul : 4 °C
  • Berlin : 1 °C
  • Paris : -3 °C
  • Amsterdam : 1 °C
  • Zürih : -7 °C
  • Moskova : -5 °C
  • Lefkoşa : 7 °C

Vesayetçi Kafa

02.01.2015 19:22
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Bu vesayetçi kafaları anlamak pek de mümkün değil arkadaş... İdeolijik saplantılara o kadar gömülüp kalmışlar ki; gerçeği ve nelerin olup bittiğini görmelerinin imkanı yok gibi... Geçenlerde, kendini Türkiye’nin sahibi zanneden ve hala 1930’lu yılların vesayetçi refleksleri ile hareket eden zatın biri ile  tartıştım. Her ağzını açtığında bana; şimdiki iktidarın ve Erdoğan’ın bize ait ne varsa sattığını, topraklarımızı başka ülkelere peşkeş çektiğini söyledi.

Kendisine, yeni dünyanın ekonomi sisteminde artık devletlerin, herhangi bir fabrikayı veya KİT’leri işletmediğini, zira bu tür işletmelerin devletin işi olmadığını, yapan devletlerin de bu işlerden dolayı gırtlağına kadar borç ve zarara battığını söyledim. Ayrıca ona, bu işlerin dedikleri gibi karlı olmadığını hatta, dünyada bir çok devletin bu gibi işletmeleri özelleştirme yoluyla büyük bir kamburdan kurtulduklarını ifade ettim.

Lakin heyhat; ne dediysem hiç faydası olmadı. Bir türlü ikna olmak istemedi. Onun gözünde, Türkiye’yi sadece hainler yönetiyordu. Diline pelesenk ettiği yolsuzluk sakızını çiğneyip durdu habire... Aslında ona bazı örneklerle, bu zamana kadar kimlerin hangi boyutta yolsuzluklar yaptıklarını ve hala utanmadan insanları arasında hamaset yaparak dolaştıklarını da söyledim. Ama adam Nuh dedi peygamber demedi..

O derece, beyni fikse olmuş ki; ne dersen de, hiç fayda etmedi... Neymiş efendim; 1930’lu yılların Türkiye’sinde demokrasi varmış... 1930’lu ylların Türkiye’sinde halkın özgürlüğü varmış... 1930’lu yılların Türkiye’sinde herkes özgürce fikrini söyleyebiliyormuş... Gerçi ona Rize halkının, özgür iradeleri ile şapka giymeyi reddettikleri için üç gün üç gece Hamidiye zırhlısı tarafından bombalandığını ve 500’ün üzerinde insanın öldüğünü demedim...

Cumhuriyet ile birlikte gelen şeyin demokrasi olmadığını, Türkiye’nin  1922’den 1938’e kadar ‘Tek Adam’ diktası ile yönetildiğini de diyemedim... Bu zamana kadar o kadar çok şeyin bilerek çarpıtıldığını, ne kadar doğru varsa, o zaman ki rejimin savunucuları tarafından nasıl tersyüz edildiğini ve halka daima yalanlarla dolu, çarpıtılmış tarih yutturulduğunu da söylemedim.

Hoş; söylesem inanacaklar mıydı ki? Kendilerini o derece yalan ve tezviratlara kaptırmışlar ki, neyi anlatırsanız anlatın; hatta şahit olarak göklerden melekleri indirin, yine de size inanmak gibi bir dertleri olmayacak beyzadelerin...

Türkiye gibi bir ülkede, o kadar çabuk putlar ve o putlara tapan insanlar türüyor ki... Gerçekten inanılmaz... Adam papağan gibi iki de bir ‘Ulusal onur’ gibi daha manasını dahi bilmediği laflar etmekte... Ulusal onur dediğiniz şey, bir ülkenin dışa bağımlı olup olmaması ile yakından alakalıdır... Öyle ucuz retorik yaparak, ulusal onur olmuyor maalesef...

Bu olayın tabii ki, ekonomik ayağı var... Parasal ayağı var... Askeri ve savunma ayağı var... Toplumdaki insanların şuurlu aydın olma yönü var... Yer altı ve yer üstü kaynakların verimli kullanmasın sağlayacak politikaların üretilmesi olayı var...

Yani, ‘Ulusal Onur’ deyince, bazılarının aklına gayet pasif ve miskin bir politika yürütmek ve onun adına da ‘Yurtta sulh, Cihanda sulh’ denilen ve bu zamana kadar da ne manaya geldiği hala anlaşılamayan bir garabet geliyor...

Yeri geldiğinde, milletler kendi ulusal çıkarları gereği, savaş da dahil herşeyi göze alabilmedir... Ama tabii ilk öncelik her zaman barıştan yana olmadır... Ama, sadece sığ bir teslimiyetin adı olan, bu pısırık söylemlerle,de, insanların mücadeleci güçleri bilinçli olarak iğdiş edilmemelidir...

Sen ‘Yurtta sulh dünyada sulh’ derken, birileri de barış ve suhulet yoluyla bizleri soydu yıllarca... 

Oyun bayağı karlı ve güzeldi... Ama artık sabah oldu beyler...

Uyan da balığa gidelim...

Günaydın!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim