• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • İstanbul : 7 °C
  • Berlin : -1 °C
  • Paris : -1 °C
  • Amsterdam : 2 °C
  • Zürih : -6 °C
  • Moskova : 0 °C
  • Lefkoşa : 14 °C

Yiyorsa Amerika'nın Gizli Belgelerini Yayınla da Görelim!

29.02.2016 12:39
Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Fikret Özdemir / www.fikretozdemir.com

Bizim ülkede yaşayan insanların bir kısmı açık bir şekilde söyleyecek olursam; çifte standartların şahını yaşamakta... Nasıl bir kafa yapısıdır bu böyle; inanın anlamakta zorluk çekiyorum. Geçenlerde Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan bir panelde konuşma yaptı; katılırsın veya katılmazsın bazı önemli konuları gündeme getirdi...

Ondan sonra zaten film koptu. Dünyaya kısır bir ideoloji bakış açısı ile bakmaktan hala bıkmayan ve başkaca da bir şey ellerinden gelmeyen bir kısım zümre yine saldırıya geçti ve ‘Vay efendim Emine Erdoğan da konuşur muymuş?’ Şimdi edebim müsaade etmiyor ama; bu söylenen edep dışı sözlere uygun öyle laflarım var ki... Ama dedim ya işte; edebim müsaade etmiyor... Yoksa herkese uygun lafım hazır bir şekilde beklemekte...

Bu rezil ve her şeyin kendilerinden sorulmasını bekleyen ve kendini kaf dağında gören bu kibirliler kumkumalarına sormak gerekmez mi; ‘Her ağzınızı açtığınızda Kadınlara yer açın, kadınlarda toplumumuzun her yerinde yer alsın’ diyen sizler değil misiniz? Şimdi Emine Erdoğan konuşunca ne oluyor da; kaba yerlerinize bir şey batmış gibi ciyak ciyak höykürüyorsunuz? Ha; anladım acaba ona olan gıcıklığınız başı kapalı olmasından dolayı mıdır? İslami bir hayat tarzını benimsemiş olması olabilir mi?.. Ha pardon ya; tabii ölümüne nefret ettiğiniz Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi ya... İşte bütün nefretiniz bundan mıdır? Utanmayın; itiraf ediniz... Dökün içinizdeki çirkefliği...

Sizlere bir şey söyleyeyim mi? İster darılın, ister gücenin... Umurumda bile değil sizin vereceğiniz tepki... Ben, bir çok ülkeye gittim. Ama sizin kadar nankör ve kendi milli değerlerine düşman bir zümre görmedim... Yapılan hizmetlerden sonuna kadar faydalanıp da yine bir ağız dolusu küfreden bir yapınız var... Hayatınız böyle gelmiş böyle de gidecek...

Yalan ve iftira atarak politika yaptığını zanneden politikacı, yalan ve mesnetsiz haberler yaparak, gazetecilik yaptığını zanneden cahil gazeteci müsveddeleri, kendisini milletin üzerinde gören sözüm ona akademisyen bozuntuları var olduğu müddetçe, bu millet doğru düzgün rahat ve huzurlu nefes alamayacak...

Milletin başına resmen karabasan gibi çökmüş olan bu ideoloji bezirganlarına sorsan; her bir şeyi herkeslerden çok daha iyi bilmekte... Aslında bir halt bildikleri de yok ya... Kafaları 1930'lu yıllarda kalmış olan bu adamlar, sırtını iflas etmiş bir dayatmacı ideolojiye dayayarak, yıllarca millete kan kusturdu... Şimdi ise bu imtiyazları ellerinden gitti ya... Kudurmaları ve tepinmeleri de işte bu yüzden... İşte bu imtiyazları ellerinden alan Erdoğan' a ölümüne düşmanlar... Çünkü bu nasipsizlerin derdi hiç bir zaman millet olmamıştır...

Bu milletin iyiliğine yapılan ne varsa; sadece karşı çıkmakta ve bunu da büyük bir marifet gibi pazarlamaktasınız... Bugün Türkiye’ye gidin; yapılan eserleri sonuna kadar kullanıp; sonra da bu hizmetleri yapanlara ağız dolusu küfreden nasipsizlerle dolu olduğunu göreceksiniz...

Adam ağzını açtığında her önüne gelene vatan haini diye saydırıyor... Güya milliyetçi-Yurtsever (!) ayaklarında... Sonra bir bakıyorsunuz bu soytarı askerliğini yapmamak için ne tür yavşaklıklar yapmış... İşte bu tür değişik soytarıların yurtseverlik tasladığı bir ülkede yaşıyorsan; işinin de çok zor olduğunu bileceksin...

Gelelim Can Dündar olayına... Kimse kusura bakmasın ama; bu olay buz gibi bir casusluk olayıdır... Türkiye bir kabile devleti değildir... O bölgede ayakta kalabilmek için güçlü bir istihbarat teşkilatına ihtiyaç vardır. Neticede devletimiz bir karar almış ve Suriye’de bulunan soydaşlarımıza tıbbi ve gıda yardımı ile birlikte belki silah da yollamıştır...

Ne var bunda? Ne yani koskoca Türkiye Cumhuriyeti kendi burnunun dibinde olan olaylara sessiz mi kalsın? Elin adamı 10 bin kilometre öteden gelip operasyon yaparken kanına dokunmuyor da; Türkiye kendi soydaşlarına yardım elini uzatınca mı keyfiniz bozuluyor? Bu neyin kompleksidir böyle? Yoksa size birileri bir ihale mi verdi?

Devletler bu tür operasyonları yapar ve yapmalıdır da. Ama sen kalkıp gizli olan bu operasyonu yalana bulayarak ve alçakça iftira atarak ‘Devlet DAEŞ’ e silah yolluyor’ dersen, bu hem yalan haber olur hem de, devletin gizli kalması gereken operasyonunu açık edersin. Bu resmen bir casusluk faaliyetidir. Başka ülkelerde bu yapılanın cezası aslında çok daha ağırdır... Ama bizim ülkemizde işte bu tür rezillikler yıllardır  ‘Gazetecilik ve Basın hürriyetinin arkasına sığınarak yapılmaktadır...

Ben buradan kendilerine hürriyet kahramanları adını veren ‘Ufuk’suz soytarılara sesleniyorum... Hadi hodri meydan... Bulunduğunuz ülkenin bir gizli belgesini yayınlayın bakalım... Tabii klavye başında değil de gerçek hayatta... O zaman da görelim bakalım; basın özgürlüğünüzün değeri kaç kuruşmuş...

Kendine gazeteci süsü veren kifayetsiz beceriksiz hain takımına sesleniyorum... Hadi madem bu kadar idealistsiniz; hadi Almanya'nın; Fransa'nın, İngiltere'nin hatta Amerika'nın gizli belgelerini yayınlayın da görelim...

Ne o yemedi mi?.. Sizi gidi sahte özgürlükçüler sizi...

Maçanız yiyorsa hadi yapın bakalım...

Nasıl olsa kahramansınız (!) ya...

Yapında görelim bakalım şeyinizin kaç okka olduğunu...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Avrupa Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim