Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Trinity Shores, henüz 14 yaşındayken basit bir grip yüzünden hayatının en zorlu sınavını verdi. Hastalık hızla ilerleyerek zatürre ve sepsise dönüştü, genç kız yaşam destek ünitesine bağlı bir şekilde komaya girdi.
Bilinci Açıktı Ama Vücudu Kilitliydi
Komada geçirdiği süre boyunca Trinity’nin bilinci aslında açıktı fakat vücudunu hiçbir şekilde kontrol edemiyordu. Çevresinde konuşulan her şeyi duyuyor, olan biten her şeyi hissediyor ancak en ufak bir tepki bile veremiyordu.
Yaşadığı bu korkunç deneyimi anlatan Trinity, o anları şöyle tarif etti: “Bu, uyku felci gibi ama milyarlarca kat daha yoğun. Her şeyi duyuyorsunuz, her şeyi hissediyorsunuz ama hiç hareket edemiyorsunuz. Doktorlar bana ellerimi oynatmamı söylüyordu, ben ise içimden ‘Yapıyorum! Neden görmüyorsunuz?’ diye haykırıyordum”
Doktorlar “Şansı Sıfır” Dedi, Kalbi Defalarca Durdu
Trinity’nin durumu o kadar kritikti ki, doktorlar ailesine umutsuz bir tablo çizdi. Akciğerleri tamamen sıvıyla dolduğu için beynine oksijen gitmiyordu ve ailesine “şansının neredeyse sıfır” olduğu söylendi. Genç kızı hayatta tutmak için özel tıbbi cihazlar devreye sokuldu.
Hastanede yattığı ilk ay boyunca genç kızın kalbi birkaç kez durdu. Her seferinde hastane personeli “Code Blue” alarmı vererek müdahale etti ve Trinity teknik olarak ölü kabul edildi. Bu anlarda yaşadığı deneyimi, “Karanlık, dev bir ağaç ve enerjiyle parlayan küreler gördüm. ‘Ölüyorsam hazırım’ diye düşündüm, ama daha bitmemişti.” sözleriyle anlattı.
Hayatta kalması için ECMO adı verilen ve kanı vücut dışında oksijenlendiren bir cihaza bağlandı. Ayrıca solunum için trakeotomi uygulandı ve beslenmesi için bir tüp takıldı. Bu müdahaleler onun yaşam mücadelesindeki en kritik adımlardı.
Sıfırdan Başlayan Zorlu İyileşme Süreci
Komadan uyandıktan sonra Trinity için her şeye yeniden başlamak anlamına gelen zorlu bir süreç başladı. Gözleri kurumasın diye vazelin sürülen genç kız, en basit eylemleri bile yeniden öğrenmek zorunda kaldı.
Konuşmayı, yürümeyi ve hatta kendi başına nefes almayı yeniden öğrenmesi gerekti. Bu süreçte bir de kalp ameliyatı geçirdi ve yataktan kalkmak bile onun için büyük bir acı kaynağıydı. Tamamen toparlanması yaklaşık bir yıl sürdü.
Tüm bu süreç boyunca yapılan tıbbi müdahalelerin ve hastane masraflarının toplamı 10 milyon doları aştı. Trinity, fiziksel ve zihinsel olarak verdiği bu büyük mücadelenin ardından hayata yeniden tutunmayı başardı.
Kalıcı Hasara Rağmen Hayata Dört Elle Sarılıyor
Bugün 22 yaşında olan Trinity Shores, lisanslı bir estetisyen ve kalıcı makyaj sanatçısı olarak kendi hayatını kurdu. Akciğerlerinde kalıcı hasar bulunmasına rağmen spor yapmaktan vazgeçmiyor ve akciğer kapasitesini artırmak için çabalıyor.
Yaşadığı her şeye rağmen pes etmeyen genç kadın, bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Bilim beni ölü ilan etmişti ama işte buradayım. O zaman neden gelişmeye devam etmeyeyim?” Trinity, bu motivasyonla her gün kendini daha ileriye taşımaya çalışıyor.
Geçirdiği bu travmatik deneyim, onun için hayata bakışını değiştiren bir dönüm noktası oldu. Trinity, “Hayatta kalmamın bir nedeni olduğuna inanıyorum. Şimdilik ne olduğunu bilmiyorum ama hayatta olduğum için mutluyum ve kendi suyumu içebildiğim için minnettarım” dedi.
