Dünyadaki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, Moldova ve Romanya birleşmesi senaryosu uluslararası gündeme oturdu. Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu’nun açıklamalarıyla alevlenen süreç, Avrupa haritasının yıllar sonra yeniden çizilmesi ihtimalini doğururken, birleşmenin temel hedefinin Avrupa Birliği (AB) üyeliği olduğu vurgulandı.
Moldova Cumhurbaşkanı Sandu’dan Kritik Açıklama
Moldova Cumhurbaşkanı Sandu, Romanya ile birleşme yönünde somut adımlar atmaya hazır olduklarını, ancak halkın anketlerde henüz bu duruma tam destek vermediğini belirtti. Sandu, birleşmenin ülkesine Avrupa Birliği üyesi statüsü kazandırmak için stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.
Olası bir halk oylaması senaryosuna dair net konuşan Cumhurbaşkanı, “Eğer bir referandum yapılırsa, Romanya’yla birleşme konusunda evet oyu kullanırım” açıklamasında bulundu. Bu açıklama, iki ülke arasındaki sınırların kalkması yönündeki en güçlü siyasi irade beyanı olarak kayıtlara geçti.
Sınırlar Yeniden Çizilebilir
Siyasi ve sosyal açıdan birleşmenin etkilerini değerlendiren uzmanlar, bu hamlenin bölgedeki hassas dengeleri bozabileceği konusunda uyardı. Rusya destekli ayrılıkçı bölgeler olan Transdinyester ve Gagavuzya temsilcileri, Moldova’nın statüsünün değişmesi durumunda kendi kaderlerini tayin etme haklarını kullanacaklarını ve Kişinev’den tamamen kopabileceklerini açıkladı.
Radio Moldova’ya konuşan Dışişleri Bakanı Mihai Popșoi ise sürecin demokratik meşruiyetine dikkat çekti. Popșoi, böyle radikal bir kararın yalnızca Moldova vatandaşlarının büyük çoğunluğunun desteğiyle alınabileceğini ve halkın iradesinin esas olduğunu vurguladı.
Mevcut durumda Moldova halkının yaklaşık yüzde 30’u birleşme taraftarı olsa da, ülkede 1,5 milyon kişinin hâlihazırda Romanya vatandaşlığına sahip olması toplumsal bağları güçlendiriyor. Uzmanlar, olası bir askeri veya siyasi kriz anında birleşme talebinin hızla artabileceğini ve sürecin kaçınılmaz hale gelebileceğini öngörüyor.
