Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

İspanya’da Tavuk Büyüklüğünde Yeni Dinozor Keşfedildi

İspanya’da bulunan 125 milyon yıllık fosiller, tavuk boyutlarındaki yeni dinozor türü Foskeia pelendonum’u ortaya çıkardı ve evrimsel sürece ışık tuttu.

İspanya'da bulunan 125 milyon yıllık fosiller, tavuk boyutlarındaki yeni dinozor

İspanya’nın kuzeyindeki paleontolojik kazılarda, bilim dünyasında heyecan yaratan tavuk büyüklüğünde bir dinozor türü tanımlandı. Yaklaşık 125 milyon yıl önce yaşadığı tespit edilen ve Foskeia pelendonum adı verilen bu canlının, ornithopod (kuş kalçalı) grubuna ait olduğu ve boyutuna rağmen beklenmedik derecede gelişmiş bir anatomiye sahip olduğu belirlendi.

Foskeia Pelendonum’un Keşfi Bilim Dünyasında Neyi Değiştiriyor?

İspanya’daki La Laguna Üniversitesi’nden uzmanların incelediği alışılmadık derecede küçük kemikler, soyu tükenmiş otçul bir gruba ait yeni bir türü işaret ediyor. Araştırmalar, bu canlının boyutuna rağmen oldukça gelişmiş bir kafatasına sahip olduğunu ortaya koydu.

Paleontolog Penélope Cruzado-Caballero, keşfin önemini şu sözlerle vurguladı: “Anatomik yapısı, evrim ağacını değiştirebilecek türden tuhaf bir yapıya sahip”

Arjantin’deki Río Negro Ulusal Üniversitesi’nden Paul-Emile Dieudonné liderliğindeki uluslararası ekip, 2013’ten beri bu fosiller üzerinde çalışıyor. Bulunan kalıntıların en az beş farklı bireye ait olduğu saptandı.

Dieudonné, BBC’ye verdiği demeçte, “Bence bu keşfin en ilginç yanı, hâlâ bulunacak çok sayıda fosil materyali olduğunu ve bunların çoğunun küçük boyutlu dinozorlara ait olacağını göstermesi” dedi.

Uzman ayrıca, “Küçük boyutlu dinozorlar, daha önce düşündüğümüzden çok daha çeşitliydi ve bildiğimiz grupların çoğunun zamanla büyüyen küçük boyutlu dinozorlardan türemiş olması mümkün” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın En Küçük Dinozoru: Yetişkin mi Yavru mu?

Küçük dinozor kalıntılarının kırılgan olması nedeniyle bulunmasının güç olduğunu belirten Dieudonné, “Ne yazık ki, küçük parçalar çok daha fazla ufalanıyor… bazı küçük kemik parçacıkları daha kolay kayboluyor” şeklinde konuştu.

Çalışmanın ortak yazarlarından Belçika Vrije Universiteit Brussel’den Paleontolog Koen Stein, bu dinozorun boyunun yaklaşık 25 ila 30 cm olduğunu, bunun da bir tavuk büyüklüğüne denk geldiğini belirtti.

Stein, keşfin büyüklüğü hakkında şunları söyledi: “bunun Avrupa kıtasındaki en küçük dinozorlardan biri, hatta belki de en küçüğü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ve belki de dünya çapındaki en küçük dinozorlardan biri olmaya aday olabilir”

İlk bakışta fosillerin genç bireylere ait olduğu düşünülse de, detaylı incelemeler kemiklerin en az birinin yetişkin bir bireye ait olduğunu kanıtladı. Stein, bu canlıların gençken dört ayak üzerinde, yetişkinlikte ise iki ayak üzerinde yürümeye yatkın olduklarını ekledi.

Eşsiz Kafatası Yapısı ve Hayatta Kalma Stratejisi

Foskeia, ornithopodlar içindeki rhabdodon grubunun bilinen en eski örneği olarak kayıtlara geçti. Dieudonné, bu grubun “muhtemelen en başından beri çok küçük olduklarını” ve bu özelliğin “avcılardan kurtulmalarını sağladığını” açıkladı.

Küçük boyutun avantajını ise şöyle özetledi: “Küçük boyut uzun mesafe koşusu için uygun değil, daha ziyade hızlıca saklanacak bir yer bulmak için ideal”

Fosillerin çoğu 1998 yılında, Dinozor Müzesi’nden Fidel Torcida Fernández-Baldor tarafından bulunmuştu. Fernández-Baldor, “Başından beri bu kemiklerin son derece küçük boyutları nedeniyle olağanüstü olduğunu biliyorduk” demişti.

Arjantin’deki Universidad Nacional de Córdoba’dan paleontolog Marcos Becerra ise, “Minyatürleştirme, evrimsel basitlik anlamına gelmiyor” diyerek türün karmaşık yapısına dikkat çekti.

Foskeia’nın diş dizilimi de oldukça özgündü; ön dişleri “ortada devasa bir üç dişli mızrak gibi” öne doğru uzanıyordu. Stein, hayvanın “biraz tuhaf” dişlerinin yanı sıra “ilginç bir kafatası morfolojisine” sahip olduğunu belirterek, “Bu, evrimin yaptığı deneylerin bir başka örneğini gösteriyor” dedi.

Dieudonné son olarak kafatası analizlerinin önemini şu sözlerle vurguladı: “Genel olarak canlılarda bize en çok bilgi veren vücut kısmı kafatasıdır. Bize çiğneme süreci, görme yeteneği ve vücut dengesi hakkında bilgi verir… Bunların nasıl büyüdüğünü, nasıl yaşadığını, nasıl öldüğünü ve nasıl evrimleştiğini belgelemek, geçmişteki yaşamın değişen ortamlarda nasıl sürekli değiştiğini anlamak için önemli”