Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Ordu’nun Ünye ilçesi sahilinde tespit edilen ve bölge halkında merak uyandıran insansız hava aracı (İHA) hakkında beklenen açıklamayı yaptı. Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan haftalık bilgilendirmede, söz konusu cismin patlayıcı ihtiva edip etmediği ve hangi ülkeye ait olduğu soruları 5N1K kuralı çerçevesinde yanıt buldu.
Ordu Sahiline Vuran İHA Patlayıcı İçeriyor mu?
Karadeniz kıyısında bulunan İHA parçası üzerine bölgede hareketli saatler yaşanmıştı. MSB, olaya ilişkin teknik detayları paylaşarak güvenlik endişelerini giderdi. Bakanlık, cismin bulunmasının hemen ardından bir Sualtı Savunma (SAS) timinin bölgeye sevk edildiğini duyurdu.
Yapılan ilk incelemeler sonucunda İHA’nın herhangi bir patlayıcı madde taşımadığı tespit edildi. İncelemelerin detaylarına ilişkin bakanlık açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“10 Şubat 2026 tarihinde Ünye/Ordu’da sahilde bir İHA bulunması üzerine bir SAS timi, 11 Şubat 2026’da bölgeye intikale ettirilmiştir. Patlayıcı ihtiva etmeyen ve Rusya’ya ait olduğu değerlendirilen İHA incelenmek üzerine Ünye Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir”
Bu açıklama ile birlikte, sahil şeridinde bulunan hava aracının Rusya menşeli olduğu değerlendirmesi resmiyet kazandı.
Terörle Mücadele ve Sınır Güvenliğinde Son Durum Nedir?
Haftalık basın toplantısında sadece İHA olayı değil, sınır güvenliği ve terörle mücadele operasyonları da gündemdeydi. Tuğamiral Zeki Aktürk, sınır ötesinde ve yurt içinde devam eden operasyonların bilançosunu paylaştı.
Terör örgütündeki çözülmeye ve imha edilen sığınaklara dikkat çeken Aktürk, şu bilgileri verdi:
“5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 455) kilometreye ulaşmıştır”
Sınır hattındaki yasa dışı geçiş girişimlerine dair istatistikler ise şu şekilde aktarıldı:
“Son bir haftada 146 şahıs yakalandı”
“2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Yine, bu hafta içerisinde; Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir”
NATO Tatbikatında TB3 SİHA Detayı ve Diplomatik Temaslar
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası arenadaki faaliyetlerine de değinilen toplantıda, Almanya’da süren ve yaklaşan NATO tatbikatları öne çıktı. Özellikle yerli üretim TB3 İHA’ların Baltık Denizi’ndeki atış testleri dikkat çekici bir detay olarak paylaşıldı.
“Genelkurmay Başkanımız ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Steadfast Dart Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’ne katılacak”
Aktürk, tatbikatın kapsamını ve TSK’nın katılım düzeyini şöyle detaylandırdı:
“NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiili tatbikatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya’nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu’dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat’ta, Baltık Denizi’nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat’taki Seçkin Gözlemci Günü’ne iştirak etmesi planlanmaktadır. Tatbikata iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz; 6-8 Şubat tarihleri arasında Emden/Almanya’ya liman ziyaretinde bulunmuş, 11-14 Şubat tarihleri arasında ise Kiel/Almanya’ya liman ziyareti yapmaktadır.”
Komşu Yunanistan ile ilişkiler kapsamında ise Güven Artırıcı Önlemler toplantısına işaret edildi:
“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyeti, 17-19 Şubat’ta Atina’da toplantıya katılacak”
“Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat tarihleri arasında Atina/Yunanistan’da toplantıya katılması planlanmaktadır”
Bölgesel Gelişmeler: Suriye ve Gazze Mesajı
MSB, Suriye sahasındaki hareketliliği ve İsrail’in Gazze ile Batı Şeria’daki politikalarını da yakından takip ediyor. Suriye’deki son anlaşmalar ve İsrail’in hukuk dışı uygulamaları hakkında sert mesajlar verildi.
Suriye’deki durum için, “Suriye Hükümeti ile SDG arasında 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın uygulanmasını sahada yakından takip etmeye devam ediyoruz” ifadesi kullanıldı.
İsrail’in eylemleri hakkında ise şu değerlendirme yapıldı:
“İsrail’in Batı Şeria’ya yeni bir statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınıyoruz”
“Gazze’de Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail’in, Gazze’deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria’ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları da kınıyoruz. Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceği açıktır. Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.”
Yerli Gemi İnşası ve Katar Anlaşması İddialarına Yanıt
Basında yer alan Katar ile fırkateyn inşası anlaşması iddialarına açıklık getiren MSB, Türk tersanelerindeki yoğun çalışma temposuna vurgu yaptı. Şu anda 39 geminin inşasının sürdüğü belirtildi.
“Tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürüyor”
Katar merkezli Barzan Holdings ile imzalanan mutabakatın detayları ve basındaki yanlış anlaşılmalar ise şöyle düzeltildi:
“Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyadaki ve bölgemizdeki her türlü gelişmeyi takip etmekte, değerlendirmekte ve savunma ve güvenliği için ihtiyaç duyduğu platform ve sistemleri nicelik ve nitelik bakımından eksiksiz şekilde temin edecek şekilde planlamalar yapmaktadır. Gemi inşa faaliyetlerimizin planlaması da Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını önceleyen, gemi inşa altyapımızın geliştirilmesine ve ihracat fırsatlarının değerlendirilmesine imkan sağlamak suretiyle sürdürülebilir bir gemi inşa ekosistemi oluşturmayı hedefleyen bir stratejiyle Savunma Sanayii Başkanlığı ile koordinasyon içinde yapılmaktadır. Bu çerçevede tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte olup, bu durum ülkemizin deniz gücünü yerli ve milli platformlarla geliştirmeye ve yenilemeye yönelik kararlılığının somut bir göstergesidir. ”
Katar’da imzalanan mutabakat, gemilerin inşa ve teslimat takvimi konusunda bir hüküm içermiyor.
” Katar’da icra edilen DIMDEX-2026 fuarında TAIS Shipyards ile Katar merkezli Barzan Holdings arasında iki adet istif sınıfı fırkateyn inşasını kapsayan bir mutabakat zaptı imzalanmıştır. Katar ve üçüncü ülkeler için Türk deniz sistemlerinin tedarikini içeren mutabakat kesinleşmiş bir anlaşma olmadığı gibi gemilerin inşa ve teslimat takvimi konusunda da bir hüküm içermemektedir. Bu nedenle basında yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu konuda resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamalar haricinde iddia, yorum ve haberlere itibar edilmemelidir. Sonuç olarak ülkemizin güvenliği, egemenliği ve denizlerdeki hak ve menfaatleri azami düzeyde korunmakta; bu doğrultuda atılan her adım; askeri ihtiyaçlar, milli çıkarlar ve uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda, titizlikle planlanmakta ve uygulanmaktadır.”
