Birmingham’da karar açıklandı
İngiltere’de Birmingham Crown Court’ta görülen davada, 32 yaşındaki John Ashby hakkında ömür boyu hapis cezası verildi. Mahkeme, sanığın Walsall kentinde Sih bir kadına yönelik gerçekleştirdiği saldırının son derece ağır ve planlı bir suç olduğuna hükmetti. Yargıç, olayın yalnızca fiziksel şiddet içermediğini, aynı zamanda dini nefret unsuru taşıdığını belirtti.
Mahkeme kararına göre Ashby, şartlı tahliye başvurusu yapmadan önce en az 13,5 yıl cezaevinde kalacak. Sanığın; tecavüz, soygun, kasten boğma ve dini saikle ağırlaştırılmış saldırı suçlarını kabul ettiği açıklandı.
Mağduru evine kadar takip etti
Mahkemeye sunulan delillere göre olay, Ekim 2025’te meydana geldi. John Ashby’nin mağduru otobüste fark ettiği, ardından onu gizlice takip ederek evine kadar gittiği belirtildi. Daha sonra kadının evine giren sanığın burada uzun süreli fiziksel ve cinsel saldırıda bulunduğu kaydedildi.
Soruşturma dosyasında, mağdurun olay sırasında büyük travma yaşadığı ve saldırı sonrası ciddi psikolojik destek almak zorunda kaldığı ifade edildi. Yetkililer, olayın mağdurun yaşamında kalıcı etkiler bıraktığını vurguladı.
Dini nefret unsuru dikkat çekti
Saldırı sırasında mağdurun Sih olmasına rağmen Müslüman olduğunu düşündüğü belirtilen sanığın, dini içerikli hakaretlerde bulunduğu aktarıldı. Mahkeme hakimi, kullanılan ifadelerin sıradan hakaret sınırını aştığını ve açık şekilde nefret saiki taşıdığını söyledi.
Hakim, sanığın sözlerinin “derin bir ırkçılık ve İslamofobi” içerdiğini belirterek, bu durumun cezayı ağırlaştıran önemli unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
Deliller sanığı ortaya çıkardı
Polis ekipleri tarafından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, DNA örnekleri ve parmak izi delilleri sanığın kimliğinin tespit edilmesinde belirleyici rol oynadı. İlk aşamada suçlamaları reddeden Ashby, dava sürecinin ilerleyen bölümünde suçunu kabul etti.
Mahkeme heyeti, saldırının mağdur ve ailesi üzerinde ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Yargıç ayrıca mağdurun dava sürecinde gösterdiği cesareti takdir ederek, verilen kararın adalet duygusuna katkı sağlamasını umduğunu ifade etti.
