Dev projelerde öncelik değişti
Suudi Arabistan’ın son yıllarda spor, turizm, teknoloji ve şehir projelerine yaptığı büyük harcamalar, ülkenin küresel vitrinini değiştirdi. NEOM, The Line, Kızıldeniz turizm projeleri ve Riyad merkezli yatırımlar, petrol dışı ekonomiye geçişin sembolleri haline geldi.
Ancak bu büyük dönüşüm süreci, beklenenden daha pahalı ve daha karmaşık hale geldi. Özellikle NEOM gibi dev projelerde maliyetlerin yükselmesi, tamamlanma takvimlerinin uzaması ve yabancı yatırım beklentilerinin istenen seviyeye ulaşmaması, Riyad yönetimini harcama politikasını yeniden değerlendirmeye itti.
Reuters’a göre Suudi Arabistan, 2025’te 276 milyar riyallik bütçe açığı verdi; 2026 için de açık beklentisi devam ediyor. Ülkenin 2026 bütçesinde harcamaların daha kontrollü yönetileceği ve bazı alanlarda kısıntıya gidileceği belirtiliyor.
Petrol gelirleri baskı oluşturdu
Suudi ekonomisi hâlâ büyük ölçüde petrol gelirlerine bağlı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve üretim politikaları, ülkenin büyük projeleri finanse etme kapasitesini doğrudan etkiliyor. Vision 2030’un amacı petrol dışı ekonomiyi büyütmek olsa da bu dönüşümün finansmanı hâlâ büyük ölçüde petrol gelirleri ve kamu fonları üzerinden ilerliyor.
Bu nedenle Riyad artık her projeye sınırsız kaynak aktarmak yerine, ekonomik getirisi daha net olan alanlara öncelik vermeye başladı. Kamu Yatırım Fonu’nun yeni dönem stratejisinde iç ekonomiye, yapay zekâ, lojistik, altyapı ve özel sektör katkısına daha fazla ağırlık veriliyor.
Harcama çılgınlığı bitmedi, yön değiştirdi
Suudi Arabistan’ın para harcama dönemi tamamen sona ermiş değil. Ancak eski dönemdeki sınırsız mega proje anlayışı yerini daha hesaplı, daha seçici ve getirisi ölçülebilir yatırımlara bırakıyor.
Riyad yönetimi için artık asıl hedef, gösterişli projelerden çok sürdürülebilir büyüme. Bu da Suudi Arabistan’ın “her şeye para saçan ülke” görüntüsünden, kaynaklarını daha dikkatli kullanan bir ekonomik dönüşüm modeline geçmeye çalıştığını gösteriyor.
