Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’de gerçekleşen kritik AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Kallas, Rusya’ya yönelik 20. yaptırım paketi üzerinde üye ülkeler arasında mutabakata varılamadığını resmen bildirdi.
Macaristan Vetosu ve Bilgi Savaşları: AB Nasıl Bir Yol İzleyecek?
Toplantı sonrası basına konuşan Kallas, yaptırım paketinin onaylanmamasını bir “geri adım” olarak nitelendirdi. Sürecin Macaristan’ın vetosu nedeniyle tıkandığına işaret eden Yüksek Temsilci, “Bu bir geri adım ve bugün vermek istemediğimiz bir mesajdı, ancak çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Macaristan’ın tutumunu eleştiren Kallas, “Macaristan halkı, ihtiyaç içindeki Ukrayna halkına yardım etmeyi gerçekten desteklerdi. Bu yüzden, bunun seçimlerde size herhangi bir avantaj sağlayacağına inanmak çok zor geliyor.” diyerek tepkisini dile getirdi.
Görüşmelerde sadece askeri değil, dijital tehditler de masadaydı. Rusya ve Çin’in dezenformasyon faaliyetlerine dikkat çeken Kallas, “Günümüz savaşları artık sadece tanklar ve dronlarla yürütülmüyor, yalanlar ve algoritmalarla da yürütülüyor. Yabancı bilgi manipülasyonu ve müdahalesi, demokrasilerimizin kalbine yönelik bir silah niteliğinde.” uyarısında bulundu.
Bilgi operasyonlarının daha sofistike hale geldiğini vurgulayan Kallas, “Bilgi savaşını kaybetmeyi göze alamayız.” diyerek rakiplere karşı çevrimiçi ortamda daha sert hamleler yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Rus Diplomatlara Kota ve Şengen Bölgesi Yasağı
Yaptırım paketindeki anlaşmazlığa rağmen AB, diplomatik ve sınır güvenliği konusunda yeni tedbirler alıyor. Kallas, AB’deki Rus Büyükelçiliğinin personel sayısının azami 40 kişiyle sınırlandırılmasına karar verdiklerini açıkladı.
Güvenlik önlemlerini artıran AB Komisyonu, yüz binlerce eski Rus askerinin Şengen bölgesine girişini engellemek için de harekete geçti. Kallas bu konuda, “Savaş suçlularının ve sabotajcıların sokaklarımızda dolaşmasını istemiyoruz.” şeklinde konuştu.
Ukrayna’daki barış süreciyle ilgili de net mesajlar veren Yüksek Temsilci, barışın önündeki engelin Rusya olduğunu belirtti. Kallas, “Baskıyı Ukrayna’nın toprak teslim etmesine yöneltmek yerine, adil ve kalıcı barış için Rusya’nın ne yapması gerektiğine odaklanmalıyız.” dedi.
Moskova ile olası müzakereler için şartlarını sıralayan Kallas, “Moskova’yla konuşmadan önce neyi konuşmak istediğimizi netleştirmeliyiz. Rusya’nın maksimalist taleplerine minimalist bir yanıt verilemez.” değerlendirmesinde bulundu.
Orta Doğu ve Küresel Tehditler: Gazze, İran ve Suriye Gündemi
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi Orta Doğu’daki gelişmelerdi. İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’deki durumu değerlendiren Kallas, “İsrail’in yetki genişletmesi, uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor ve gelecekteki bir Filistin Devleti’nin temelini zedeliyor.” uyarısını yaptı.
Gazze’nin yeniden toparlanma süreci için Ürdün ve Mısır ile iş birliğine hazır olduklarını belirten Kallas, “Bunu Ürdün ve Mısır ile birlikte yapmaya hazırız ancak İsrail tarafının da onayına ihtiyacımız var.” dedi.
İran ile ilgili artan gerilime de değinen Kallas, askeri müdahalenin risklerine dikkat çekti. Kallas, “Ancak herhangi bir askeri müdahale, kontrol edilmesi zor sonuçlar doğurabilir.” derken, İran’ın balistik füze programının Avrupa için de tehdit oluşturduğunu vurguladı: “Ancak balistik füze programına gelince, bu İran’ın çevresindeki ülkeler için çok tehlikeli. Ayrıca, menzillerinin ne kadar geniş olduğunu düşünürsek, Avrupa için de bir tehdit oluşturuyor.”
Son olarak Suriye’deki güç dengesi değişimine değinen Kallas, DEAŞ tehdidinin yeniden canlanabileceği konusunda uyardı: “Güç dengelerindeki ani değişim, DEAŞ mensuplarının tutulduğu kamplardaki güvenliği zayıflattı. Bu durum, teröristlerin Avrupa’ya hareket etmesi gibi yeni riskler doğuruyor.”
