Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Altın Fiyatları Rekor Sonrası Neden Düştü? İşte Sert Düşüşün Perde Arkası

Ons altın 5.500 dolarla tarihi zirveyi gördükten sonra sert bir düşüş yaşadı. Piyasaları sarsan bu hareketliliğin arkasında Fed başkanlığı ve Trump politikaları yatıyor.

Ons altın 5.500 dolarla tarihi zirveyi gördükten sonra sert bir

Küresel piyasalarda artan siyasi belirsizlik ortamında yatırımcıların “güvenli liman” olarak sığındığı altın fiyatları, 26 Ocak’ta ons başına 5.000 dolar barajını aşarak 5.500 dolar seviyesine kadar ulaştı. Gümüş ve platin gibi değerli metallerde de görülen bu tarihi zirvenin ardından, ABD kaynaklı siyasi istikrar sinyalleriyle birlikte piyasalarda keskin bir geri çekilme yaşandı.

Küresel Belirsizlik ve Trump Etkisi

Altın fiyatlarındaki dalgalanmanın temelinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikaları ve küresel jeopolitik riskler yatıyor. Trump’ın bazı ülkelere yönelik gümrük vergisi tehditleri, küresel ticarette dengeleri altüst ederken yatırımcıları endişeye sürükledi.

Hargreaves Lansdown Baş Yatırım Stratejisti Emma Wall, ticaret politikalarındaki belirsizliğin yatırımcıları tedirgin etmeye devam ettiğini ve bu durumun altının yükselişini tetiklediğini belirtiyor.

Ocak ayında rekor seviyeleri gören altın ve gümüş, Trump’ın Grönland’ı satın alma önerisine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesini yeni vergilerle tehdit etmesiyle daha da değer kazandı. Capital Economics ekonomisti Hamad Hussain, Trump yönetiminin mali politikalarına dair risklerin aksine, altının güvenli bir yatırım aracı olması algısının metali “ilgi odağı” haline getirdiğini vurguluyor.

Savaş Gerilimleri ve Merkez Bankalarının Rezerv Hamlesi

Ukrayna ve Gazze’deki devam eden savaşlar ile ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu, siyasi belirsizliği körükleyerek altın fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Jeopolitik gerilimler ABD dolarına olan güveni sarsarken, yatırımcılar rotayı değerli metallere çevirdi.

Emma Wall, piyasaların psikolojisini şu sözlerle özetliyor: “Altın, dünya karışık hissettiğinde en iyi yaptığı şeyi yapıyor; artan ticaret gerilimleri, jeopolitik alevlenmeler, ABD’deki siyasi belirsizlik arasında yükseliyor”

Wall ayrıca, “ABD, Kanada ve Çin arasındaki yeni sürtüşmeler, Avrupa ve Ortadoğu’daki tedirginlik ve hatta Washington’da hükümetin kapanma riski altının cazibesini artırdı.” diyerek risk faktörlerine dikkat çekiyor.

Bu süreçte Merkez bankaları da fiyat artışında kritik bir rol oynadı. Özellikle Rusya’nın ABD doları varlıklarına el konulması tehdidini gözlemleyen ülkeler, altını daha “nötr” bir rezerv olarak değerlendirmeye başladı.

Wall bu durumu şöyle açıklıyor: “Bazı ülkeler, Rusya’nın ABD doları varlıklarına Ukrayna’yı destekleyen küresel oyuncular tarafından el konulması tehdidini gözlemlemiş ve bunun ardından metali daha cazip bir nötr rezerv olarak değerlendirmiş olacak.”

Sadece devletler değil, dijital para şirketi Tether gibi yeni kurumsal alıcılar da büyük miktarlarda altın toplayarak bazı küçük ülkelerin rezervlerinden daha fazla altına sahip oldu.

Altın ve Gümüş Neden Düştü?

Rekor yükselişin ardından gelen sert düşüşün ana nedeni, ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına ilişkin endişelerin azalması oldu. Piyasalar, Trump’ın faiz oranlarını düşürme taleplerine boyun eğecek bir ismi Fed’in başına geçirmesinden ve bunun enflasyonu patlatmasından korkuyordu.

Ancak Trump’ın, diğer adaylara kıyasla piyasalar tarafından daha “güvenli” ve istikrarlı görülen Kevin Warsh’ı aday göstereceği haberleri yayılınca senaryo değişti. Bu gelişme, altın, gümüş ve platin fiyatlarında hızlı bir düşüşe neden oldu.

Buna rağmen jeopolitik gerginlikler ve gümrük vergisi tehditleri nedeniyle değerli metal fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre hala çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor.

ABC Refinery Kurumsal Piyasalar Başkanı Nicholas Frappell, altının herhangi bir borç veya şirket performansına bağlı olmamasının önemine dikkat çekiyor. Frappell, altının “Çok belirsiz bir dünyada gerçekten iyi bir çeşitlendirici” olduğunu belirtiyor.

Sonuç olarak 30 Ocak Cuma günü yaşanan dalgalanma, altının “güvenli liman” özelliğini korusa da, diğer tüm emtialar gibi değerinin yükseldiği hızla düşebileceğini de yatırımcılara hatırlatmış oldu.