İslam alemi, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandili’ni idrak etmenin manevi huzurunu yaşıyor. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, 2026 Berat Gecesi vesilesiyle yayımladığı mesajda, bu müstesna zaman diliminin hata ve günahlardan arınmak için eşsiz bir fırsat olduğuna dikkat çekti. Arpaguş, müminleri samimiyetle af dilemeye davet etti.
Berat Gecesi’nin Manevi Önemi ve Kurtuluş Müjdesi
Ankara’dan paylaşılan mesajda Arpaguş, tüm İslam aleminin kandilini tebrik ederek, Berat gecesine kavuşmanın sevincini paylaştı. Cenab-ı Hakk’ın sonsuz rahmetine erişmenin ve ebedi kurtuluşu sağlamanın, inanan kalplerin en büyük hedefi olduğunu belirtti.
Başkan Arpaguş, kalplerdeki manevi yüklerin hafifletilmesi gerektiğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Kalplerimizi yoran, bizi huzur-u ilahide mahcup edecek hata ve günahlarımız için Rabbimizden samimiyetle af dilemeli, iman ve istikamet üzere bir hayat yaşama azmimizi güçlendirmeliyiz.”
“Hayatımızın Kapsamlı Bir Muhasebesini Yapmalıyız”
Müminler için ömür sermayesinin her anının kıymetli olduğunu vurgulayan Arpaguş, bazı zaman dilimlerinin ise ekstra lütuflar barındırdığını hatırlattı. Berat Kandili’nin, yaratılış gayesini hatırlama ve sorumluluk bilincini tazeleme durağı olduğunu ifade etti.
Arpaguş, Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde ve Hz. Peygamber’in örnekliğinde bir yaşam sürülmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sebeple mümin, kendisine bahşedilen ömür sermayesinin her anını Yüce Allah’ın bir lütfu olarak bilir ve hayatını O’nun rızasını kazanma gayesiyle sürdürür. Müminler için ömrün her anı kıymetlidir. Bununla beraber salih amellerin kat kat mükafatlandırıldığı, dua ve niyazların kabul edildiği, hata ve günahların affedildiği bereketli zaman dilimleri vardır. İdrak ettiğimiz Berat gecesi, hayat yolculuğunun böylesine müstesna bereket duraklarından biridir. Rabbimizin kullarını engin lütfuyla karşıladığı, rahmetiyle yeryüzünü çepeçevre kuşattığı bu mübarek gece, yaratılış gayemiz doğrultusunda kendimize, Rabbimize, çevremize ve bütün mahlûkata karşı sorumluluklarımızı bize hatırlatır. Her işin hikmetle ayrıştığı bu geceyi fırsat bilerek tüm benliğimizle Yüce Rabbimize yönelmeli ve hayatımızın kapsamlı bir muhasebesini yapmalıyız. Kalplerimizi yoran, bizi huzur-u ilahide mahcup edecek hata ve günahlarımız için Rabbimizden samimiyetle af dilemeli, iman ve istikamet üzere bir hayat yaşama azmimizi güçlendirmeliyiz. Onun engin rahmetine ve mağfiretine olan inancımızı, rızasını kazanma yönündeki kararlılığımızı ve umudumuzu pekiştirmenin gayreti içinde olmalıyız. Kur’an-ı Kerim’in rehberliğini hakkıyla idrak ederek onu hayatımızın kılavuzu haline getirmeli ve Peygamber Efendimizin (s.a.s) örnekliğinde yaşantımıza çeki düzen vermeliyiz.”
