Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Demans Ölümlerinde Beklenmedik Artış: Uzmanlardan Türkiye İçin Kritik Uyarı

Demans ve Alzheimer kaynaklı can kayıpları küresel çapta hızla artarken, uzmanlar Türkiye’deki risk tablosunu ve gelecek 30 yıl için öngörülerini açıkladı.

Demans ve Alzheimer kaynaklı can kayıpları küresel çapta hızla artarken,

Yapılan son bilimsel araştırmalar, çağın en ciddi sağlık sorunlarından biri olan demans ve Alzheimer kaynaklı ölümlerin, tahmin edilen oranların çok üzerine çıktığını ortaya koydu. İngiltere’de sadece geçtiğimiz yıl yaklaşık 70 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmesi, küresel sağlık otoritelerini harekete geçirdi. Nöroloji uzmanları, Türkiye’de de demans vakalarının ve buna bağlı ölüm oranlarının endişe verici bir şekilde artış eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor.

Demans Nedenli Ölümler Neden Beklenenden Hızlı Artıyor?

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından paylaşılan çarpıcı veriler, demansın toplum sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisinin boyutlarını gözler önüne serdi. 2025 yılında demans nedeniyle gerçekleşen ölümlerin sayısı 68.000’i aşarak, her altı ölümden birinin temel nedeni haline geldi.

Araştırmanın en kritik noktası ise ‘fazla ölüm’ (excess deaths) istatistiklerinde gizli. Uzmanlar, nüfus artışı ve yaşlanma gibi doğal faktörleri hesaba katarak yaptıkları tahminlerin üzerinde, fazladan 2.588 kişinin daha demans nedeniyle yaşamını yitirdiğini saptadı.

Bu veriler, demans ölümlerindeki artışın sadece ‘toplumun yaşlanmasıyla’ açıklanamayacağını kanıtlıyor. Hastalığın beklenenden çok daha agresif bir seyir izlediği ve sağlık sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu görülüyor.

Türkiye’de Alzheimer ve Demans Tehlikesi

Küresel çapta yaşanan bu artışın Türkiye’deki yansımaları da yakından takip ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, Türkiye’deki prevalansın batı ülkeleriyle benzerlik gösterdiğine işaret etti.

Prof. Dr. Asil, “Dünya genelinde 55 milyonun üzerinde kişinin demans yaşadığı ve bunun büyük çoğunluğunu Alzheimer hastalığının oluşturduğu tahmin ediliyor. Demans vakalarının yaklaşık %60-70’i Alzheimer nedenli olarak kabul ediliyor. Türkiye’de yapılmış bazı çalışmalar, özellikle büyük şehirlerde Alzheimer prevalansının Batı ülkelerindeki seviyelere benzer olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine atıfta bulunan Prof. Dr. Asil, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:

“Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2022 yılı verilerine göre Türkiye’de 65 yaş ve üzeri bireylerde Alzheimer hastalığı görülme sıklığı yaklaşık %5,5’tir. Bu, yaşlı nüfusun her 100 kişisinden yaklaşık 5–6’sında Alzheimer hastalığı görüldüğü anlamına geliyor.”

Kalp ve Kanser Geriliyor, Nörolojik Hastalıklar Yükselişte

Son on yılın sağlık verileri incelendiğinde, demansın pandemi dönemi hariç tutulduğunda, uzun yıllardır bir numaralı ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını geride bıraktığı görülüyor. Tıbbi teknolojideki gelişmeler sayesinde kalp ve kanser kaynaklı ölümlerde düşüş yaşanırken, demans ‘aykırı bir yükseliş’ grafiği çiziyor.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2020 yılında Alzheimer ve demans kaynaklı yaklaşık 17 bin ölüm raporlandı. Bu rakam, ülke genelindeki tüm ölümlerin %4,45’ini oluşturuyor. Türkiye’nin yaş-ayarlanmış demans ölüm hızı ise 100.000 nüfusta 19,07 kişi olarak kayıtlara geçti.

Kritik 30 Yıl Uyarısı: Nüfus Yaşlandıkça Risk Büyüyor

Türkiye’de beklenen yaşam süresinin uzaması ve nüfusun hızla yaşlanması, demans ile ilişkili ölüm oranlarının gelecekte daha da artacağına işaret ediyor. Uzmanlar, önümüzdeki 30 yılın sağlık planlaması açısından kritik olduğunu vurguluyor.

Gelecek projeksiyonlarına değinen Prof. Dr. Talip Asil, “Unutulmamalı ki Türkiye’de demans sıklığı önümüzde 30 yılda anlamlı şekilde artacak ve bu da demans/Alzheimer kaynaklı ölümlerin sayısının da yükselmesi anlamına geliyor. Ülkemizin trendi, dünya eğilimiyle paralel, ancak nüfus yapısındaki hızlı yaşlanma nedeniyle yerel artış daha belirgin olabilir. Bu yüzden erken tanı, risk azaltma ve bakım planlaması hem bireysel hem kamu sağlığı açısından kritik önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Öte yandan, hastalıkla mücadelede uluslararası alanda ilaç ve politika krizleri de sürüyor. Alzheimer’ın ilerlemesini yavaşlattığı kanıtlanan ilk ilaç olan Lecanemab’ın, ‘maliyet etkin’ bulunmayarak bazı sağlık sistemleri tarafından reddedilmesi, tedavi süreçlerindeki zorlukları gözler önüne seriyor.