ABD Merkez Bankası (Fed), yayımladığı son Finansal İstikrar Raporu’nda küresel ekonomiye yönelik en büyük tehditler arasında jeopolitik riskler ve enerji piyasalarındaki olası petrol şokunu öne çıkardı. Raporda özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı artırdığı ve bunun finansal piyasalar üzerinde yeni kırılganlıklar oluşturabileceği vurgulandı.
Fed’in anketine katılan finans sektörü temsilcilerinin yaklaşık yüzde 75’i jeopolitik riskleri finansal sistem açısından en büyük tehdit olarak değerlendirirken, petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert yükselişin de en kritik risk başlıklarından biri olduğu ifade edildi. Özellikle İran çevresinde yükselen tansiyonun enerji arz zincirlerini baskı altına aldığı ve petrol fiyatlarını son aylarda ciddi şekilde yukarı taşıdığı kaydedildi.
Enflasyon baskısı yeniden gündemde
Raporda enerji fiyatlarındaki yükselişin yalnızca petrol piyasasını değil, küresel enflasyon görünümünü de olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Uzun süre yüksek seyredecek enerji maliyetlerinin merkez bankalarını yeniden faiz artırımı baskısıyla karşı karşıya bırakabileceği ifade edildi.
Fed yetkilileri ayrıca tedarik zincirlerinde yaşanabilecek yeni aksaklıkların, COVID-19 dönemine benzer maliyet baskıları yaratabileceğine dikkat çekti. Özellikle sanayi üretimi, taşımacılık ve gıda sektörlerinde maliyet artışlarının hızlanabileceği değerlendiriliyor.
Yapay zeka ve özel kredi piyasası da risk listesinde
Fed raporunda yalnızca jeopolitik gelişmeler değil, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme ve özel kredi piyasalarındaki genişleme de dikkat çekici risk unsurları arasında gösterildi. Borçlanma yoluyla finanse edilen büyük ölçekli teknoloji yatırımlarının finansal piyasalarda yeni kırılganlıklar yaratabileceği ifade edildi.
Uzmanlara göre Fed’in raporu, küresel ekonomide belirsizliklerin yeniden yükseldiğine işaret ederken, enerji piyasalarında yaşanabilecek yeni dalgalanmaların dünya genelinde büyüme ve enflasyon dengesi üzerinde belirleyici olabileceğini ortaya koyuyor.
