Türkiye ekonomisinde dezenflasyon süreci ve sıkı para politikası uygulamaları devam ederken, bankacılık sektörünün tepe isminden kritik değerlendirmeler geldi. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında yaptığı açıklamalarda, 2025 yılı sonu ve 2026 projeksiyonlarını net rakamlarla ortaya koydu. Akten, enflasyonla mücadele sürecinin faiz kararları üzerindeki olası etkilerini ve kredi piyasasındaki son durumu analiz etti.
Merkez Bankası Faiz İndirimine Devam Edecek mi?
Ekonomik dengelenme sürecine vurgu yapan Mahmut Akten, enflasyondaki düşüş eğiliminin Merkez Bankası’nın kararlarını şekillendireceğini belirtti. Akten, “Enflasyonda elde edilecek kazanımlara bağlı olarak Merkez Bankası, yıl boyunca kademeli faiz indirimlerini sürdürebilir” diyerek faiz indirim döngüsünün devam edebileceği sinyalini verdi.
Yıl sonu beklentilerini rakamlarla açıklayan Akten, enflasyon beklentilerinin yüzde 25 seviyesinde olduğunu duyurdu. Politika faizine ilişkin öngörüsünü ise şu sözlerle paylaştı: Politika faizinin yıl sonunda yüzde 30’lu seviyelere gerileyebileceğini belirtti.
Akten, 2026 yılına dair baz senaryolarını ise şöyle özetledi: “2026 yılında ekonomiye dair baz senaryolarımızı, yavaş da olsa dezenflasyonun devam etmesi, ılımlı bir büyüme patikası ve artan öngörülebilirlikle desteklenen sermaye akımlarının devamı üzerine kurduk.”
Küresel Riskler ve Türkiye İçin Fırsat Pencereleri
Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve jeopolitik risklere değinen Akten, özellikle ABD’deki yeni yönetim politikalarının ve ticaret savaşlarının önemine dikkat çekti. Akten, “Ancak her kırılma, kendi fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Küresel ticaret akımlarının yeniden şekillendiği bu dönemde tedarik zincirlerinin kısalması ve çeşitlenmesi, yeni üretim ve yatırım fırsatları yaratıyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin stratejik konumunun bu dönemde avantaj sağlayabileceğini belirten Akten, Avrupa’nın artan savunma ve altyapı harcamalarının Türkiye’yi bir tedarik merkezi haline getirebileceğini vurguladı. Akten ayrıca, “Küresel likiditenin devam ettiği bir ortamda gelişmekte olan ülkeler, sermaye akımlarından ve yatırım iştahından görece daha fazla faydalanabilir. Biz de bu trend içinde pozitif ayrışacak ülkelerden biri olabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
TL Mevduat Faizleri ve Kredi Büyümesi Nasıl Şekillenecek?
Bankacılık sektöründeki kredi büyümesi ve mevduat maliyetlerine de değinen Akten, TL kredilerde reel büyüme gözlemlediklerini aktardı. Sektörün limitleri büyük ölçüde kullandığını belirten Akten, 2025’te TL kredilerdeki yıllık büyümenin yüzde 42 ile enflasyonun üzerine çıktığını kaydetti.
Mevduat faizleri ve maliyetler konusunda ise şu detayları paylaştı: “Makro ihtiyati tedbirler ile parasal sıkılık düzeyi, politika faizinin ima ettiğinden daha yüksek seyrediyor. TL mevduat maliyetimiz, politika faizinin 1-2 puan üzerinde kalıyor.”
Akten, faizlerde beklenen gerilemenin kredi talebini canlandırabileceğini belirterek, “Hızlı talep ya da dolarizasyon eğiliminin önüne geçmek adına, regülasyonların önemli tampon unsurları olarak daha uzun süre devam etmesini bekliyoruz ancak politika faizindeki beklenen gerilemenin kredi faizlerine de yansıması, talepteki canlanmayı da destekleyecektir.” dedi.
Yabancı Yatırımcının Türk Bankalarına Bakışı: “Temkinli İyimserlik”
Uluslararası piyasaların Türkiye’ye bakış açısını değerlendiren Akten, yabancı yatırımcıların yaklaşımını “temkinli iyimserlik” olarak tanımladı. Türkiye ekonomisinin sıkı finansal koşullara rağmen dirençli kalmasının bu algıyı güçlendirdiğini ifade etti.
Sermaye akımları ve kredi notları hakkında konuşan Akten, “Önümüzdeki dönemde Merkez Bankasının sıkı duruşunu koruyacağı ve maliye politikasında disiplinin devam edeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla, ABD tahvil faizlerine göre destekleyici faiz farkımız, doların güvenli liman algısının bir miktar erimesi ve dezenflasyon politikamız, diğer gelişmekte olan ülkelere göre pozitif ayrışarak sermaye akımlarının devamını sağlayabilir.” dedi.
Akten ayrıca, Garanti BBVA’nın sürdürülebilir finansman alanındaki başarısına dikkat çekerek, “Garanti BBVA olarak son iki yılda gerçekleştirdiğimiz sermaye benzeri tahvil ihraçlarının toplam tutarını 2,45 milyar dolara ulaştırarak son yılların en yüksek sermaye benzeri tahvil ihracını gerçekleştiren banka olduk.” bilgisini paylaştı.
