Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gözdeki sinsi tehlike: Tedavi edilmeyen üveit kalıcı körlüğe neden olabilir

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, göz içi iltihaplanması olarak bilinen üveitin ihmal edilmesi durumunda kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirterek erken teşhis için kritik uyarılarda bulundu.

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, göz içi iltihaplanması

Göz sağlığını tehdit eden en ciddi rahatsızlıklardan biri olan ve halk arasında göz içi iltihaplanması olarak bilinen üveit, sinsi ilerleyişiyle dikkat çekiyor.

Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, hastalığın gözün damarsal tabakasında ortaya çıktığını ve bu bölgenin yoğun damar yapısı nedeniyle iltihabın hızla yayılabileceğini vurguladı. Uzmanlara göre, basit bir göz kızarıklığı sanılan durum, aslında körlükle sonuçlanabilecek ciddi bir sürecin başlangıcı olabilir.

Behçet Hastalığının İlk Sinyali Olabilir

Üveit, sadece gözü ilgilendiren bir sorun olmanın ötesinde, vücuttaki diğer ciddi hastalıkların da habercisi niteliğinde. Prof. Dr. Sızmaz, üveit atağı geçirene kadar hastalığından habersiz olan pek çok kişinin, bu atak sonrasında Behçet hastalığı tanısı aldığını belirtti. Vakaların yaklaşık yarısında altta yatan neden tam olarak belirlenemese de, enfeksiyon kaynaklı sebepler arasında tüberküloz, frengi, uçuk virüsü ve çiğ et tüketimiyle bulaşan toksoplazma paraziti öne çıkıyor. Ayrıca omurga iltihapları, sarkoidoz ve romatizmal hastalıklar da gözdeki bu iltihaplanmayı tetikleyebiliyor.

Bu Belirtiler Varsa Vakit Kaybetmeyin

Hastalığın genellikle ataklar halinde seyrettiğini belirten Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, belirtilerin tutulum bölgesine göre değişebileceğini ifade etti. Hastalar en sık şu şikayetlerle hekime başvuruyor:

• Gözlerde belirgin kızarıklık,
• Görme keskinliğinde azalma ve bulanık görme,
• Göz önünde uçuşan cisimler,
• Işığa karşı aşırı hassasiyet ve ağrı.

Tedavinin yetersiz kalması veya gecikmesi durumunda gözde kalıcı hasarların oluşabileceği uyarısında bulunan Sızmaz, tedavi sürecinin multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. İlaç tedavileri, göz damlaları veya enjeksiyonlarla atağın hızla baskılanması ve hastalığın tekrarlama riskinin en aza indirilmesi hedefleniyor.